Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10229 E. , 2022/4745 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10229
Karar No : 2022/4745
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına Vasisi …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, “… sayılı soruşturma kapsamında tanzim edilen Şahıs Tespit Tutanaklarının hukuka aykırı olarak düzenlenip, içeriğinde, hukuka aykırı olarak şahıslara şüpheli sıfatı kazandırabilecek değerlendirmelerin yapılarak adli yargılamayı etkilemek” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (2) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 08/02/2012-18/12/2013 tarihleri arasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sorumlu Şube Müdürü olarak görev yaptığı, 08/04/2011 tarihinde başlayıp 17/12/2013 tarihinde sona erdirilen … sayıya kayden yürütülen … Terör Örgütü (…) soruşturmasına konu şahıslar ile ilgili olarak şahıs tespit tutanakları tanzim ettiği, şahıs tespit tutanaklarında yapılan işlemin, bir durum tespiti olmayıp soruşturmada elde edilen tüm tespitler yorumlanarak şahısların tahkikata konu olan olayla ilgili olup olmadıkları yönünde hazırlanan bir tutanak olduğu, tanzim edilen tutanakların şahıs tespit tutanağı değil şüpheli tespit tutanağı haline geldiği, şahıs tespit tutanaklarının tanzim edilme prosedürüne aykırı olarak netice ve kanaat bölümü oluşturularak şahıslara suç atfedildiği, böylelikle yargı mercilerinin etkilenmeye çalışıldığı, olay tarihinde TEM Şube Müdürlüğünde Şube Müdürü konumunda bulunan davacının da bu tutanaklardan haberdar olduğu gözönüne alındığında, … sayılı soruşturma kapsamında tanzim edilen ‘şahıs tespit tutanaklarının’ hukuka aykırı olarak düzenlenip, içeriğinde şahıslara şüpheli sıfatı kazandırılabilecek değerlendirmelerin yapılarak adil yargılamayı etkilemek fiilinin sübuta erdiği kanaatine varıldığı, davacının eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/7. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacıya verilen disiplin cezasına dayanak teşkil eden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü hükümleri ile 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri karşılaştırıldığında, davacının eylemine uyan davaya konu disiplin cezasını tanımlayan fiil ve bu fiile verilecek ceza ile söz konusu cezaya uygulanacak indirim ile meydana gelecek sonuç cezada herhangi bir değişiklik olmadığı görüldüğünden, ceza hukuku genel ilkesi olan “lehe olan hükmün uygulanması” ilkesinin bu uyuşmazlıkta uygulanmasına olanak bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; suçlama vasıtası olmayacak bir olaydan ötürü meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edildiği, yetki ve nüfuzun nasıl kötüye kullanıldığının ortaya konulmadığı, hakkında yürütülen soruşturmaya dair ileri sürülen argümanların Mahkemece gözardı edildiği, yerel mahkeme kararının gerekçesiz ve hukuka aykırı olduğu, etkili bir soruşturma yapılmadığı, savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının dikkate alınmadığı; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi … İdare Mahkemesinin … günlü, E:… sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun’un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.” düzenlemesi gereğince, temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.