Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/7687 E. , 2022/4772 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7687
Karar No : 2022/4772
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Dava; Emniyet Amiri olarak görev yapan davacı tarafından, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, “… sayılı soruşturma kapsamında tanzim edilen Şahıs Tespit Tutanaklarının hukuka aykırı olarak düzenlenip, içeriğinde, hukuka aykırı olarak şahıslara şüpheli sıfatı kazandırabilecek değerlendirmelerin yapılarak adli yargılamayı etkilemek” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … günlü, … sayılı kararının (2) no’lu olaya ilişkin kısmının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; Anayasa’nın 129. maddesinin 2. fıkrasında; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşu mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesinde, söz konusu Anayasa hükmüne paralel olarak devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, soruşturma yapanın veya disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı düzenlemelerinin yer aldığı; uyuşmazlıkta, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca davacıdan 7 gün içerisinde yazılı veya sözlü savunmasını yapmasının istendiği ancak davacının kendisine tebliğ edilen her yazıya şerh düşerek talepleri karşılandıktan sonra savunma vereceğini beyan ettiğinin görüldüğü; bu durumda, soruşturma dosyası kapsamında yapılan incelemede, davacı hakkında işlediği iddia edilen suçla ilgili soruşturma açmaya yetkili makam tarafından süresinde disiplin soruşturması yapıldığı, soruşturma raporu ve ekindeki belgelere göre davacının üzerine atılı fiilinin sübuta erdiği, Tüzüğün 15. maddesindeki bir alt cezanın uygulanması şartlarının somut olayda gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmakla, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulunun (2 nolu olay hakkında) meslekten çıkarma kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; … İdare Mahkemesince verilen istinafa konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; suçlama vasıtası olmayacak bir olaydan ötürü meslekten çıkarma cezasıyla tecziye edildiği, yetki ve nüfuzun nasıl kötüye kullanıldığının ortaya konulmadığı, hakkında yürütülen soruşturmaya dair ileri sürülen argümanların Mahkemece dikkate alınmadığı, yerel mahkeme kararının gerekçesiz ve hukuka aykırı olduğu, etkili bir soruşturma yapılmadığı, savunma hakkının soruşturmanın tüm aşamasında keyfi olarak kısıtlandığı; isnat edilen suçlara ilişkin olarak kovuşturma zamanaşımının dikkate alınmadığı; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca cezalandırıldığı, bu Tüzüğün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 83. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü kararıyla iptal edildiği ve iptal kararının (1) yıl sonra yürürlüğe gireceğinin belirlendiği, söz konusu sürenin dolmasına kısa bir süre kala 23/01/2017 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile konu hakkında düzenleme yapıldığı, konunun olağanüstü hal ve KHK ile ilgisinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın ONANMASINA,
3. Davacının adli yardım istemi Danıştay Beşinci Dairesinin 27/02/2019 günlü, E:2018/5514 sayılı kararıyla kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’un 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.