Danıştay Kararı 7. Daire 2019/2982 E. 2022/3585 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/2982 E.  ,  2022/3585 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2982
Karar No : 2022/3585

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından ithalatı yapılan araçların paravan firmalara satılarak bunların üzerinden özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırıldığından bahisle takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2011 yılının Eylül dönemi için re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tek kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 22/12/2016 tarihinde takdire sevk edildiği, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden matrah takdirinde bulunulduğu, takdire sevk işlemi ile zamanaşımının durduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, 2011 yılına ait cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 03/12/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığından, re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin 1. fıkrasında, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlandıktan sonra inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının re’sen takdir olunmuş sayılacağı belirtilmiş; 31. maddesinin 1. fıkrasında, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanacağı; 75. maddesinin 1. fıkrasında, takdir komisyonunun 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanun’da yazılı inceleme yetkisini haiz olduğu ifade edilmiş; 74.maddesinde, takdir komisyonlarının görevleri sayılmış; 134. maddesinin 1. fıkrasında da, vergi incelemesinden amacın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırarak, tespit etmek ve sağlamak olduğu açıklanmıştır.
213 sayılı Kanun’un “Zamanaşımının Mahiyeti” başlıklı 113. maddesinde, süresinin geçmesi nedeniyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanan zamanaşımının, mükellefin bu hususta müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği; 114. maddesinde, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, Anayasa Mahkemesinin 15/10/2009 tarih ve E:2006/124, K:2009/146 sayılı iptal kararı üzerine 6009 sayılı Kanun’la, düzenlenen 114. maddenin 2. fıkrası uyarınca da işlemeyen sürenin her hal ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
213 sayılı Kanun’un 30. maddesinde sayılan re’sen vergi tarhını gerektiren sebeplerin varlığı halinde vergi inceleme elemanlarınca ilgili dönem matrahı re’sen takdir edilebileceği gibi takdir komisyonuna başvurularak da matrahın takdir edilmesi sağlanabilecektir. Bu kural karşısında, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde matrahın takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceği tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden; 2011 yılının Eylül dönemi matrahının tespiti amacıyla davacının 22/12/2016 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, her ne kadar, davalı idarece davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle matrahın takdir edildiği belirtilmiş ise de, bahsi geçen raporun 2011 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin tespitleri içerdiği ve söz konusu dönemler itibarıyla Dairemizin E:2019/2983 ve 2984 sayılı dosyaları ile ilgili olduğunun anlaşılması karşısında, olayda, hakkında yürütülen vergi incelemesi devam ederken veya hakkında düzenlenmiş rapor bulunmakla sırf zamanaşımını durdurmak amacıyla davacının takdir komisyonuna sevk edilmesi durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasıyla 213 sayılı Kanun’un 114. maddesi uyarınca zamanaşımının durduğunun kabulü gerektiği açık olmakla birlikte, davacı şirkete 03/12/2017 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelerin, takdir komisyonu kararının idareye tevdii tarihinden itibaren 10 gün içinde tebliğ edilip edilemediği belirlenememiştir.
Bu durumda, takdir komisyonu kararının idareye tevdii tarihinden itibaren 10 gün içinde uyuşmazlık konusu ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilip edilemediği hususu araştırılarak olayda zamanaşımı bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, zamanaşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılması halinde de uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi dava dairesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve vergi dava dairesi kararının onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.