Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/3816 E. , 2022/3604 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3816
Karar No : 2022/3604
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Limited Şirketi adına tanzimli … tarih ve … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında 2009 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 11 adet beyannameye ilişkin gümrük ve katma değer vergileri, kaynak kullanımını destekleme fonu payı, dampinge karşı vergi ile para cezasının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu beyannamelerin 19/01/2009-05/10/2009 tarihleri arasında tescilli olduğu, davacının 10/08/2009 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ortaklar kurulunun 03/08/2009 tarihli kararıyla 10 yıllığına şirket müdürü olarak seçildiği, daha sonra … Noterliğinin … tarih ve … yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile hisselerini devrettiği, … Noterliğinin 29/11/2011 tarihli istifa ihbarnamesi ile ortaklıktan ve müdürlük görevinden istifa ettiğini ilgili şirkete ihbar ettiğinin anlaşılması karşısında, kanuni temsilci olmadan önceki tarihli beyannamelerden kaynaklı borçlardan sorumlu olmadığı sonucuna ulaşıldığı; öte yandan, asıl borçlu şirket hakkında alınan ek tahakkuk ve para cezası kararları ile düzenlenen ödeme emrinin ilanen tebliğ edilmesine karşılık, olayda ilanen tebliğ şartlarının oluşmadığı, bu durumda, kanuni temsilci olduğu dönemde tescilli beyannameler nedeniyle de sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kaçakçılık suçu işlediğinin ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, şirket için usulüne uygun olarak kesinleştirilen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Olayda, asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin şirketin adresinde bulunamaması nedeniyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 28. ve 29. maddeleri uyarınca ilanen tebliği cihetine gidildikten sonra muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla davaya konu ödeme emri düzenlenmişse de, asıl borçlu şirkete ait ödeme emrine ilişkin tebliğ evrakının, belirtilen adresten taşınmış olması nedeniyle merciine iade edilmesi üzerine, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 8. maddesi delaletiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 103. ve müteakip maddeleri uyarınca ilanen tebliğ usulünün uygulanması gerekirken, belirtilen usule uyulmaksızın 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre ilanen tebliği cihetine gidildiğinden, usulüne uygun şekilde kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığının anlaşılması karşısında, temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.