Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1056 E. 2022/4464 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1056 E.  ,  2022/4464 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1056
Karar No : 2022/4464

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … Petrol Ürünleri İnşaat Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
2- … Sanayi Anonim Şirketi Ortaklığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin oluşturduğu iş ortaklığı tarafından, noter onaylı Düzenleme Şeklinde Hasılat Paylaşımı Esaslı Arsa Payı Karşılığında İnşaat Yapım Sözleşmesi’ne istinaden ödenen damga vergisi ile noter harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusunun, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yeniden inşa edilen gayrimenkulün, hak sahibi ile müteahhit dışında kalan üçüncü bir kişiye satılması işleminin 6306 sayılı Kanun ile getirilen istisna hükmünden yararlanıp yararlanamayacağı olduğu, 6306 sayılı Kanun’un 1. maddesinde tanımlanan amaç doğrultusunda, “riskli yapı” olarak tespit edilen bir binanın yıkılarak yerine standartlara uygun yeni bina yapılması halinde; söz konusu riskli bina yenilenmiş ve Kanun’da belirtilen amaç gerçekleşmiş olacağından, binanın anılan Kanun kapsamında dönüşüme tabi tutulduktan sonra inşa edilen konutların, hak sahibi malik dışındaki kişilere satışı nedeniyle yapılacak işlemler ile düzenlenecek kağıtlara damga vergisi ve harç istisnası uygulanması, “riskli yapı” olarak belirlenen yapının yıkılıp yerine yapılan yeni binadaki konutların süregelen tüm alım satım ve diğer işlemler sebebiyle doğan vergi, harç ve bir kısım ücretlerden istisna olmasını gerektirmediği, dava konusu olayda 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşa edilen gayrimenkulün hak sahibi ile müteahhit dışında kalan üçüncü bir kişiye satılması işleminin 6306 sayılı Kanun ile getirilen istisnadan yararlanmasına olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Bağımsız bölümlerin, proje kapsamında ilk satışının yapıldığı ve 6306 sayılı Kanun gereği ilk satış işlemleri nedeniyle ödenen damga vergisi ve harçların iadesi gerektiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı tarafından, noter onaylı Düzenleme Şeklinde Hasılat Paylaşımı Esaslı Arsa Payı Karşılığında İnşaat Yapım Sözleşmesi’ne istinaden Ankara ili Yenimahalle ilçesi … Mahallesi … ada … sayılı parselde bulunan taşınmaz üzerinde inşa edilen bağımsız bölümlerin satılması esnasında ödenen damga vergisi ile noter harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde; bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olacağı, “bu Kanundaki kağıtlar” teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade edeceği, 3.maddesinde; damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, 10. maddesinde; damga vergisinin nispi veya maktu olarak alınacağı, nispi vergide, kağıtların nev’i ve mahiyetlerine göre, bu kağıtlarda yazılı belli paranın, maktu vergide kağıtların mahiyetlerinin esas alınacağı, “belli para” teriminin, kağıtların ihtiva ettiği veya bunlarda yazılı rakamların hasıl edeceği parayı ifade ettiği, aynı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda “Damga Vergisine Tabi Kağıtlar” başlığı altında akitlerle ilgili alt başlıklı bölümün A/1 bendinde; mukavelenamelerin damga vergisine tabi olduğu kurala bağlanmıştır.
492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 57.maddesinde; tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı Tarife’de yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı, (4) sayılı Tarife’nin 20 (a) fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
16/05/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un amacı; birinci maddesinde, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak yer almıştır. Kanun’un 7.maddesinin 9.fıkrasının uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan halinde ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı belirtilmiştir.
Diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde; vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasının vergi hatası olduğu belirtilmiş, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118/3. maddesinde ise; açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir , servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının mevzuda hata olduğu belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının damga vergisi ve noter harcına tabi olduğu, ancak 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan müstesna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının ise mevzuda hata olduğu ve dava konusu sözleşmenin istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde olayda vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda; davacılar ile taşınmaz malikleri arasında imzalanan hasılat paylaşımı esaslı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin, riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak yeniden inşası amacına yönelik olduğu, bu itibarla sözleşmenin 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapıların bulunduğu alanlarda fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri teşkil etmek amacına hizmet ettiği ve bu Kanun kapsamında düzenlenen sözleşme olduğu, dolayısıyla anılan Kanun’un 7.maddesinin 9.fıkrası uyarınca vergi ve harçtan müstesna olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı ile satışın yapıldığı üçüncü kişilerle imzalanan sözleşmeler damga vergisi ve noter harcından istisna olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden olayda, aksi yöndeki gerekçeyle verilen davanın reddine yönelik Vergi Mahkemesi kararına karşı davacının istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.