Danıştay Kararı 4. Daire 2019/9637 E. 2022/5323 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/9637 E.  ,  2022/5323 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9637
Karar No : 2022/5323

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından elde ettiği ticari kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden 2012/4,8,11,12 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından 2012 yılında satışı gerçekleştirilen 6 adet taşınmazın 5 tanesinin, 2013 yılında satışı gerçekleştirilen 7 adet taşınmazın 6 tanesinin, 2014 yılında satışı gerçekleştirilen taşınmazların … İli … İlçesi … Mahallesi … ada … parselde yer alan taşınmazlar üzerinde davacı ile yüklenici firma arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi dolayısıyla elde edilen taşınmazlar olduğu, davacı tarafından söz konusu taşınmazların müteahhit adına gerçekleştirilen satışlar olduğunun ileri sürülmüş olmasına karşın davalı idarece dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerde aksi yönde bir tespit yapılamamış olduğu, bu satışlar nedeniyle elde edilen gelirin ticari kazanç kapsamına alınmasının mümkün olmadığı, ayrıca davacı tarafından 2012 yılında satışı gerçekleştirilen diğer 1 adet taşınmazın ise 2011 yılında trampa yoluyla alınıp 2012 yılında satıldığı değerlendiriliğinde bu satışın da tek bir satış olması ve ticari bir organizasyon içerisinde gerçekleştirildiğinin ortaya konulamamış olması karşısında bu satıştan elde edilen gelirin de ticari kazanç niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının 2012 yılında 6 adet, 2013 yılında 7 adet, 2014 yılında 1 adet olmak üzere toplam 14 gayrimenkul satışı gerçekleştirdiği, bir faaliyetin ticari sayılabilmesi için gelir elde edilmesi amacıyla devamlı ve ticari organizasyon içerisinde yapılması gerektiği, davacı adına resen takdir edilen matrah üzerinden tarh edilen vergi ziyaı cezalı KDV’lerde yasal isabetsizlik bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.