Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/9676 E. , 2022/5304 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/9676
Karar No : 2022/5304
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi…. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Yapı Mühendislik Hizmetleri İnşaat Taahhüt Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin ödenmeyen vergi borçları sebebiyle adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …/…, …,…, …, …, … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E…, K… sayılı kararda; yapılan malvarlığı araştırmasının eksik olduğu, taşınmaz sorgulamasının yapıldığını gösterir bir evrak bulunmadığı, bankalar nezdinde yapılan araştırmaların kısıtlı ve yetersiz olduğu bu nedenle yasal olarak dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği tarih itibariyle asıl borçlu şirketten kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin somut olarak ortaya konulamadığı anlaşılmakla birlikte, asıl amme borçlusu şirket hakkındaki takibat tamamlanarak söz konusu kamu alacağının şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceği kesinlik kazanmadan şirket ortağı olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu 2017/1 ve 2 sayılı ödeme emirlerinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden; dairelerince yapılan 19/03/2019 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevabi yazıda, söz konusu ödeme emirlerine ilişkin olarak şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının fiziki olarak bulunamadığı belirtildiğinden, kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için 6183 sayılı Kanunda sayılan tüm takip yollarının tüketildiği hususunun davalı idarece ortaya konulamaması karşısında davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 2017/3 sayılı ödeme emrinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden; şirket adına düzenlenen…. tarih ve … sayılı,…. tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin tebliğ alındılarının gönderilememesi nedeniyle kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için 6183 sayılı Kanun’da sayılan tüm takip yollarının tüketildiği hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacı adına düzenlenen 2017/3 sayılı ödeme emrinin, bu ödeme emirleri içeriği borçlara isabet eden kısmında hukuka uyarlık; kalan borçlara ilişkin kısmı yönünden ise, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket temsilcisine usule uygun şekilde tebliğ edilip şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmaları sonucunda borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin açık olması karşısında, tarh ve tahsil zamanaşımına da uğramamış olan borcun tahsili amacıyla düzenlenen 2017/3 sayılı ödeme emrinin kalan borçlara isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2017/4 sayılı ödeme emrinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden; şirket adına düzenlenen… tarih ve … sayılı ödeme emrinin usule uygun şekilde ilanen tebliğ edildiğini gösterir belgelerin gönderilememesi nedeniyle kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için 6183 sayılı Kanun’da sayılan tüm takip yollarının tüketildiği hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacı adına düzenlenen 2017/4 sayılı ödeme emrinin bu ödeme emri içeriği borca isabet eden kısmında hukuka uyarlık; kalan borçlara ilişkin kısmı yönünden ise, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket temsilcisine usule uygun şekilde tebliğ edilip şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmaları sonucunda borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin açık olması karşısında, tarh ve tahsil zamanaşımına da uğramamış olan borçların tahsili amacıyla düzenlenen 2017/4 sayılı ödeme emrinin kalan borçlara isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2017/5 sayılı ödeme emrinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden; şirket adına düzenlenen 26/12/2012 tarih ve 339 sayılı ödeme emri ile 21/09/2012 tarih ve 346 sayılı ödeme emrinin şirket temsilcisine usule uygun şekilde tebliğ edilip şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmaları sonucunda borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin açık olması karşısında, tarh ve tahsil zamanaşımına da uğramamış olan borçların tahsili amacıyla düzenlenen 2017/5 sayılı ödeme emrinin bu ödeme emirleri içeriği borçlara isabet eden kısmında hukuka aykırılık; şirket adına düzenlenen 22/01/2013 tarih ve 195 sayılı ödeme emri içeriği borcun tahsil edilmesi nedeniyle kaldırıldığı, kalan borçlara ilişkin olarak ise şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin gönderilmemesi nedeniyle kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için 6183 sayılı Kanunda sayılan tüm takip yollarının tüketildiği hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacı adına düzenlenen 2017/5 sayılı ödeme emrinin 26/12/2012 tarih ve 339 sayılı ödeme emri ile 21/09/2012 tarih ve 346 sayılı ödeme emri haricindeki kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 2017/6 sayılı ödeme emrinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden; şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, …. tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, …tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin şirket temsilcisine usule uygun şekilde tebliğ edilip şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmaları sonucunda borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin açık olması karşısında, tarh ve tahsil zamanaşımına da uğramamış olan borçların tahsili amacıyla düzenlenen 2017/6 sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dava konusu 2017/7 sayılı ödeme emrinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden; şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin tebliğ edilmemesi nedeniyle kamu alacağının şirketten tahsil edilmesi için 6183 sayılı Kanunda sayılan tüm takip yollarının tüketildiği hususunun davalı idarece ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacı adına düzenlenen 2017/7 sayılı ödeme emrinin bu ödeme emirleri içeriği borçlara isabet eden kısmında hukuka uyarlık; kalan borçlara ilişkin kısmı yönünden ise, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket temsilcisine usule uygun şekilde tebliğ edilip şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmaları sonucunda borcun şirketten tahsil edilemeyeceğinin açık olması karşısında, tarh ve tahsil zamanaşımına da uğramamış olan borçların tahsili amacıyla düzenlenen 2017/7 sayılı ödeme emrinin kalan borçlara isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.