Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/8260 E. , 2022/5310 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/8260
Karar No : 2022/5310
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2011 yılına ilişkin olarak yasal belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle 2011/1 ila 8 dönemleri için adına re’sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355/1-1 ile 353/1. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:…. Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E…, K… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporunda, davacının 6736 sayılı Kanun’un 5. maddesine istinaden katma değer vergisi yönünden matrah artırdığı, fakat 2011 yılının tüm dönemlerinde hesaplanan katma değer vergisi bulunmadığı, bu yüzden davacının aynı Kanun’un 5. maddesinin 3. fıkrası gereği kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunarak, bu artırdığı tutarın %18’i kadar katma değer vergisi matrah artırımında bulunması gerekirken, davacı şirket tarafından söz konusu şartların yerine getirmediğinden bahisle ilgili yıl için söz konusu tarhiyatların yapıldığı ve özel usulsüzlük cezalarının kesildiğinin anlaşıldığı, ancak davacının 2011 yılının tüm aylarında katma değer vergisi beyannamelerini verdiği, sadece Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarında (0) sıfır matrah beyan ettiği ve bu aylarda hesaplanan katma değer vergisi bulunmadığı, katma değer vergisi beyanlarını veren ve on iki aylık dönemin sekiz ayında hesaplanan katma değer vergisi bulunan davacının 6736 sayılı Kanun’un 5/3. maddesi gereğince ilgili yıl katma değer vergisi incelemesi yapılmaması gerekirken, davalı idare tarafından sadece dört dönem hesaplanan katma değer vergisi bulunmayan davacı mükellefin, Kanun’un 5/3-b-2 maddesinde belirtilen hiç beyanname vermeyen ya da bir veya iki dönem beyanname vermiş veya 5/3-b-3 maddesinde belirtilen ilgili takvim yılı içindeki işlemlerinin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşan veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmayan ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlere ilişkin olan mükellefler gibi değerlendirilip katma değer vergisi matrah artırımı yasal şartlara uymadığı gerekçesiyle 6736 sayılı Kanun’un 5. maddesinin 3 fıkrasına aykırı olarak inceleme ve cezalı tarhiyat yapılması ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca ceza kesilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı şirkete 08/04/2016 tarihinde defter-belge isteme yazısının tebliğ edilmesine ve daha sonra ilgili yıl belgelerinin sunulması için ek süre verilmesine rağmen ilgili belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği dikkate alındığında kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısman kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.