Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/2755 E. , 2022/3489 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/2755
Karar No : 2022/3489
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …, Av…
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2009, 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin muhtelif Ba-Bs formlarını elektronik ortamda vermediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … … Asliye Ticaret Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla iflasına karar verilen ve iflas tasfiyesi işlemleri … İflas Müdürlüğü’nün … sayılı dosyasında yürütülen davacının 2009, 2010, 2011, 2012 takvim yıllarına ait Ba-Bs formlarını vermediğinden bahisle 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilen olayda, kesinleşmiş yargı kararıyla iflasına karar verilerek iflas tasfiye işlemleri iflas idaresi tarafından yürütülen davacının iflasına karar verildiği tarihten itibaren vergisel yükümlülüklerini doğuracak tarzda aktif bir mükellef gibi ticari faaliyetini yürüttüğünden bahsedilemeyeceği, zira, iflas idaresince, sadece İcra İflas Kanunu ile kendisine yüklenilen görev ve sorumluluklar yerine getirilmekle, iflas işlemleriyle sınırlı olmak üzere faaliyet yürütüldüğü, ticari faaliyeti olduğuna ilişkin bir tespit bulunmayan davacının, faal mükellef olarak Ba-Bs formu verme zorunluluğu bulunduğundan da söz edilemeyeceği, ilgili dönemde ticari faaliyeti olmayan davacı adına kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle cezalar kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Tasfiye ve iflas hallerinde mükellefiyet ve vergi ile ilgili muamelelerin tamamen sona ermesine kadar mükellefiyete ait şekli ödevlerin yerine getirilmesi gerektiği, davacı adına herhangi bir ticari işlem yapılmamış olması bu ödevlerin yerine getirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağından kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : … … Asliye Ticaret Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iflasına karar verildiğinden, mükellefiyet ödevlerini yerine getirmesinin beklenemeyeceği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …İ’NİN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle olarak karar verildi.