Danıştay Kararı 3. Daire 2019/7760 E. 2022/3525 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2019/7760 E.  ,  2022/3525 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No : 2019/7760

Karar No : 2022/3525

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Plastik ve Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. …

2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU:

… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını yasal defterleri dışında başka ortamlara kaydetmek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporu uyarınca 2013 yılının tüm dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi ve ceza ihbarnamelerinde geçici verginin gecikme faizi hesaplanabilmesi için zorunlu olarak gösterildiğinin ve tahakkuk ettirilmeyeceğinin belirtilmesi nedeniyle geçici vergi aslı hakkında karar verilemeyeceği, dava konusu cezanın üzerinden hesaplandığı geçici verginin matrahı yönünden bağlı olduğu 2013 yılı için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine karşı açılan davanın, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği ancak yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle geçici vergi aslı yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziya cezası ise bir kata indirilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, vergi incelemesinin yasal süresinde bitirilmediği, inceleme raporunun dayanağı olan bilirkişi raporundaki tespitlerin tamamının kendileriyle paylaşılmaması nedeniyle savunma haklarının kısıtlandığı, yapılan karşıt tespitlerde yer alan mükellef beyanlarının söz konusu firmaların özgür iradelerini yansıtmadığı, ifade veren şirket çalışanlarının beyanlarını destekleyecek herhangi bir belge sunmadığı, vergi inceleme tutanağında yorum ve kanaate dayalı ifadelerin yer alması nedeniyle ispat vasıtası olma niteliğini kaybettiği, muhasebe programından elde edilen verileri destekleyecek envanter veya randıman çalışması, kapasite raporu veya üretim reçetesi analizi, ortakların banka hesaplarının incelenmesi gibi çalışmaların yapılmadığı, kayıt dışı maliyetinin bulunmadığına ilişkin değerlendirmenin eksik ve varsayıma dayalı olduğu, şirketin kayyum idaresine devredildiği dönemlerde fire oranlarının azaldığına dolayısıyla kayıt dışı olduğu iddia edilen satışların maliyetinin fire oranları içerisinde gizlendiğine ilişkin değerlendirmenin yanlış olduğu, zira fire oranlarındaki düşüşün söz konusu dönemlerdeki kapasite kullanımının azalmasından kaynaklandığı, yurt içi satışlar haricinde diğer hesaplarda olduğu iddia edilen kayıt dışı gelirlerin tespitine yönelik herhangi bir çalışma yapılmadığı gibi bu gelirlerin kayıt dışı olduğunu açıklayan herhangi bir değerlendirmenin dahi yapılmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

Davalı idare tarafından, davacı şirketin bir kısım hasılatını başka ortamlara kaydetmek suretiyle kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespit edilmesi nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinin 4. bendi uyarınca dönem matrahlarının re’sen takdir edildiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI :

Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

Davalı idare tarafından, dava konusu tarhiyatın usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyiz istemlerinin reddine,

2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,

3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,

4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.