Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/2473 E. , 2022/3545 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/2473
Karar No : 2022/3545
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılının Ağustos ve Ekim dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve fer’ileri ile özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … ile … tarih ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına, 2010 yılının Ağustos ve Ekim dönemleri için yapılan katma değer vergisi tarhiyatına karşı açılan davanın, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine (2) nolu ihbarnamelerle davacıya bildirilerek kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi tarhiyat öncesi uzlaşma sonucu düzenlenen uzlaşma tutanaklarının kesin olduğu, üzerinde uzlaşma sağlanan hususlar hakkında dava açılamayacağı ve hiçbir mercie şikâyette de bulunulamayacağı dikkate alındığında, tarhiyat öncesi uzlaşılan ancak ödenmeyen özel usulsüzlük cezasının tahsiline yönelik olarak düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin de hukuka uygun olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin 28/03/2018 tarihli savunma dilekçesinde ve dava dosyasına ibraz edilen 27/03/2018 tarihli servis notunda, dava konusu ödeme emirlerine ait vadesi geçmiş borçların … tarihinde internet ortamında … sayılı tecil numarası ile taksitlendirildiği, taksitlerin ödendiği ve tecilin aktif durumda olduğu, davacının, 19/06/2017 tarihinde 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunduğu ancak ödeme emrinde bahsi geçen vergilerin 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırılması ve yapılandırmanın devam etmesi nedeniyle 7020 sayılı Kanun uyarınca yeniden yapılandırmaya alınmadığı, bahsi geçen ödeme emirleri, tebliğ edilmesi gereken ödeme emirleri listesinde çıktığından tebliğ işleminin yapıldığının belirtildiği, söz konusu açıklamalar uyarınca dava konusu ödeme emirleri düzenlendikten sonra ancak tebliğ edilmeden önce davacının 6736 sayılı Kanun’dan yararlanarak ödeme emirleri içeriği vergi borçlarını yapılandırdığı ve yapılandırmanın devam ettiğinin anlaşıldığı, ara kararı ile davalı idareden, dava konusu ödeme emirlerinin tebliğ edilmesinin sebebinin yasal dayanağı ile birlikte açıklanmasının istenilmesi üzerine, davalı idarece verilen cevabi yazıda, davacının 6736 sayılı Kanun’dan faydalandığı ancak söz konusu tecilin tamamının ödenip kapanmaması sebebiyle ilgili ödeme emirlerinin sistem üzerinde aktif olarak yer aldığının tespit edildiği ve bu kapsam dâhilinde tecile alınmış borçlara ait ödeme emirlerinin mükellefe tebliğ edildiğinin belirtildiği ve ekte de 6736 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen ve içeriğinde dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların da yer aldığı aktif tecil ödeme planının gönderildiği olayda dava konusu ödeme emirlerinin tebliğ tarihi itibariyle vadesinde ödenmeyen herhangi bir borcun bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6736 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 10. fıkrası uyarınca ilgili Kanun hükümlerinden faydalanmaya dair şartlardan birinin de dava açılmaması, açılan davalardan vazgeçilmesi olduğu ancak bu şarta rağmen davacının işbu davayı açtığı, dolayısıyla taahhüdünü yerine getirmediği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yapılandırma talebinde bulundukları tarihten sonra yapılandırmaya da konu olmasına rağmen borcun yeni bir borçmuş gibi kabul edilerek ödeme emri düzenlendiği, dava açılmaması durumunda mükerrer tahsilatın söz konusu olacağı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.