DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/1865 E. , 2022/2695 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1865
Karar No : 2022/2695
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2016/58972, K:2021/1402 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile kesinleşen aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2016/58972, K:2021/1402 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; hüküm fıkrasında “8 yıl 1 ay 15 gün hapis” olarak gösterilen sonuç cezanın “7 yıl 13 ay 15 gün hapis” olarak değiştirilmek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanmasına karar verilmesi üzerine anılan mahkumiyet kararının kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu” ile “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın ve … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan tespitlerin incelenmesinden; davacının … ID numarasıyla bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
ByLock Dışında Diğer Haberleşme Uygulamaları yönünden, davacıya ait cep telefonunda FETÖ/PDY terör örgütünün haberleşme metotlarından Kakao Talk uygulamasının bulunmasının, davacının anılan örgüt ile irtisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütün sohbet adını verdiği toplantılara katıldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadelerinin değerlendirilmesi sonucunda, söz konusu tanık ifadelerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlıkta 2802 sayılı Kanun’un, 6087 sayılı Kanun’un ve Anayasa’nın 139 ve 140. maddelerinin uygulanması gerektiği; Kanun Hükmünde Kararname ile hakim ve savcıların meslekten çıkartılamayacağı; bir kişi hakkında kamu görevinden ömür boyu yasaklı olacak şekilde soyut, muğlak ve subjektif değerlendirmelerle idari ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu; 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile HSK’ya vasıflandırma ve takdir hakkı kullanarak “meslekten çıkarma” yetki ve görevi verildiği; dava konusu işlemlerin meslekten çıkarma işlemi olduğu ve bir disiplin suçu olduğu; usulüne uygun soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan bu kararın verilemeyeceği; adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; dava konusu kararın dayanağı delillerin, davalı idare tarafından işlem tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu; suç ve cezaların yasallığı ilkesine aykırı davranıldığı; 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylem ya da işlemlerden dolayı kimsenin sorumlu tutulamayacağı, bunun suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesine aykırı olduğu; kişiye özgü gerekçelerin ve delillerin maddi olayı yansıtmadığı, kişiselleştirme yapılmadığı; eksik inceleme yapıldığı; özgür iradeye dayanmayan ve kanuna aykırı vaatlere dayanılarak verilen gerçek dışı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, dava ve cevap dilekçelerindeki görüşler, deliller ve talepler hakkında kabul görmeme nedenlerine dair hukuka uygun gerekçeli bir karar verilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 18/05/2021 tarih ve E:2016/58972, K:2021/1402 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 03/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.