Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1853 E. 2022/2676 K. 03.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1853 E.  ,  2022/2676 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1853
Karar No : 2022/2676

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun 03/03/2021 tarih ve E:2019/3486, K:2021/789 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 05/04/2012 tarih ve 9909 sayılı genel yazısının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun 03/03/2021 tarih ve E:2019/3486, K:2021/789 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/02/2019 tarih ve E:2017/891, K:2019/680 sayılı kısmen bozma kararına uyularak;
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde kiralama yapılması, kullanma izni verilmesi gibi yetkilerin Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüne ait olduğu, bu alandaki tasarruf hakkının kullanım biçimiyle ilgili olarak Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in “Kıyı ve sahil şeritlerinde yapılacak düzenlemeler” başlıklı 81. maddesinde düzenleme yapıldığı, bu düzenleme uyarınca, kıyı ve sahil şeritlerinde, Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile onaylı imar planı hükümlerine uygun olarak düzenleme yapılması kaydıyla, bu alanların sınırı içinde bulunduğu belediyelere veya mahalli idare birliklerine izin verilebileceği, bu alanlarda yapılacak düzenlemelerin kapsamının, elde edilmesi hâlinde gelirlerin paylaşımının, sona ermeye ve diğer konulara ilişkin hükümlerin idare ile ilgili kuruluşlar arasında düzenlenecek protokollerle belirleneceğinin anlaşıldığı,
Bu durum karşısında, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde kiralama yapılması, kullanma izni verilmesi gibi yetkiler Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğüne ait bulunmakta ise de, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in 81. maddesi uyarınca kıyılarda, imar planı ve ilgili mevzuata uygun düzenlenmesi kaydıyla bu alanların sınırı içinde bulunduğu belediyelere veya mahalli idare birliklerine izin verilmesi mümkün iken, dava konusu düzenlemenin ilk bölümü ile kıyıların turistik tesislerin önüne ve/veya yanına isabet eden kısımları yönünden bu imkânın ortadan kaldırıldığı ve tesis edilen işlemle bu alanlarda belediyelere izin verilmemesi sonucunu doğurduğu,

İdarenin düzenleme yapma yetkisi bulunmakla birlikte, her somut olayda değerlendirmeye tabi tutulabilecek bir konunun kategorik olarak düzenlenmesi ve Yönetmelik hükmünün kısmen de olsa uygulanamaz hale getiren bir alan yaratılmış olması nedeniyle dava konusu düzenlemenin “kıyıları” da içeren bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle,
dava konusu genel yazının “Belediye ve mahalli idare birlikleri tarafından talep edilen kıyı ve sahil şeritlerinin turistik tesislerin önüne ve/veya yanına isabet eden ve bu tesislerle bütünlük arz eden ve/veya müstakil kullanımı uygun olmayan kısımlarının, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesi uyarınca protokol kapsamında değerlendirmeye alınmaması”na ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik’in 81. maddesinde ‘verilebilir’ ibaresi kullanılmak suretiyle kıyı ve sahil şeritlerinde belediye veya mahalli idare birliklerine izin verilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı; dava konusu işlemin turizm sektöründen gelen talepler ve Kültür ve Turizm Bakanlığından bu yönde gelen olumlu görüş üzerine tesis edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, “Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.” denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/02/2019 tarih ve E:2017/891, K:2019/680 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin “Belediye ve mahalli idari birlikleri tarafından talep edilen kıyı ve sahil şeritlerinin turistik tesislerin önüne ve/veya yanına isabet eden ve bu tesislerle bütünlük arz eden ve/veya müstakil kullanımı uygun olmayan kısımlarının, Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesi uyarınca protokol kapsamında değerlendirmeye alınmaması”na ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 03/03/2021 tarih ve E:2019/3486, K:2021/789 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 03/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.