Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/2093 E. 2022/2674 K. 03.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/2093 E.  ,  2022/2674 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2093
Karar No : 2022/2674

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2021/6383, K:2021/4657 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …’ın Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlığına atanmasına ilişkin 30/07/2021 tarih ve 2021/364 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 29/09/2021 tarih ve E:2021/6383, K:2021/4657 sayılı kararıyla;
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 3. maddesinde, Cumhurbaşkanının, kendisine danışmanlık ve verdiği diğer görevleri yapmak üzere Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanı Danışmanı atayabileceği; 11. maddesinin 1. fıkrasında, Cumhurbaşkanlığı Makamının, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Yardımcılıkları ve Cumhurbaşkanlığı Politika Kurullarından oluşan Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatının kadrolarının, Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceği; “Atama ve görevlendirmeler” başlıklı 12. maddesinde ise, İdari İşler Başkanı, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü, Başdanışmanlar, Danışmanlar ve Genel Müdürlerin Cumhurbaşkanı tarafından; diğer personelin ise İdari İşler Başkanı tarafından atanacağı veya görevlendirileceği kuralına yer verildiği,
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği; nitekim çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararlarının yerleşik içtihat niteliği kazandığı,
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün zorunlu olduğu,
Dava dilekçesinden, davacının, hakkında tesis edilmiş veya edilmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir iddia ya da bir işleme dayalı olmaksızın, üçüncü bir kişi ile ilgili bireysel nitelikteki idari bir işlemin iptali istemiyle dava açtığının anlaşıldığı,
Bu durumda, dava konusu işlem ile davacı arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi olmadığından, dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yıllardır terör uygulaması yapan ve bu sebeple YÖK Başkanlığından uzaklaştırılan bir kişinin, Cumhurbaşkanlığı makamına başdanışman olarak atanarak koruma altına alınması işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 29/09/2021 tarih ve E:2021/6383, K:2021/4657 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 03/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.