Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/1736 E. 2022/2686 K. 03.10.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/1736 E.  ,  2022/2686 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/1736
Karar No : 2022/2686

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU:Danıştay Beşinci Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2017/1119, K:2022/785 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 08/03/2022 tarih ve E:2017/1119, K:2022/785 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
“Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile esastan reddedildiği, davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet kararının 20/02/2019 tarihinde kesinleştiği,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen, “ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu” ve “ByLock Tespit Tutanağı” ile Ceza Mahkemesi kararındaki tespitlerin incelenmesinden; davacı tarafından … GSM numarasından, … ve … IMEI numaralı cihazlarla ByLock uygulamasının yüklendiğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, üniversitede örgüt evlerinde kaldığına, örgüt toplantılarına katıldığına ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, davacının kullanımında olan 0 505…..09 GSM nolu hattının (3) ayrı ankesörlü telefondan, (31/05/2014-02/01/2016) tarihleri arasında toplam (9) kez arandığı, bu aramalarda davalı idarenin ek beyan dilekçesinde adını belirttiği şahıslarla ardışık aramasının bulunduğuna yönelik tespitin, davacının örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu sonucuna varıldığı,
Davacının, FETÖ’nün Adalet Bakanlığında ve HSK’da etkin olduğu dönemde 23/09/2013-18/10/2013 tarihleri arasında yurt dışına eğitime gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, savunması dahi alınmadan, isnadın aksini ispat imkanı verilmeksizin meslekten çıkarılmasının, Anayasa’nın 129., AİHS 6 ve 13., 14. maddeleri ile 2802 sayılı Kanun’un 71/1 maddesine açıkça aykırı olduğu; yargılamanın makul sürede tamamlanmadığı; meslekten çıkarma kararının genel nitelikte verildiği, hakkında herhangi bir bireyselleştirme yapılmadığı, karar verildikten sonra ilgililer hakkında ayrı dosyalar hazırlanmasının bireyselleştirme yapıldığı anlamına gelmediği; hakkında terör örgütü üyesi olduğuna, şiddet içeren bir eyleme katıldığına dair hiçbir somut delil sunulmadığı; irtibat ve iltisak gibi soyut, içeriği belirsiz ve öngörülemez nitelikte kavramlara dayanılarak verilen ihraç kararlarının hukuka aykırı olduğu; ihraç kararı verildiği tarihte dosyada yer almayan, sonradan elde edilen bir delilin, ihraç kararını geçerli hale getirmeyeceği, idarenin her türlü eylemi ve işleminin somut delile dayanılarak yapılması gerektiği; suç ve cezaların geçmişe yürütülemeyeceğine ilişkin Anayasa hükmü hiçe sayılarak, tamamen hukuka aykırı bir gerekçe ile önce ihraç kararı verilmesi ve delillerin daha sonra toplanabileceği yolundaki kabulün hukuki dayanağı olmayan keyfi bir gerekçe olduğu; ByLock programını kullanmadığı gibi ByLock’un, hukuka aykırı bir delil olduğu, hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiği ve veri bütünlüğü bozulduğu için hükme esas alınamayacağı; ihracına dayanak olarak etkin pişmanlıktan yararlanan tanık beyanlarının esas alındığı, kaldı ki meslekten çıkarma kararı verildiğinde bu tanık beyanlarının bulunmadığı, ihraç kararından çok sonra ortaya çıktığı; ardışık arama iddiasını kabul etmediği, bu delilin dava açıldıktan 5 yıl sonra ileri sürülmüş bir iddia olup, süresinde bildirilmediği için muvafakatinin olmadığı; yurt dışına eğitim amaçlı değil AİHM’e yapılan bir çalışma ziyareti kapsamında gittiği, bu ziyareti gerçekleştiren herkesin hala görevde olduğu, böyle bir konunun meslekten çıkarmaya gerekçe olamayacağı; dava konusu kararlarla, adil yargılanma hakkı, suçta ve cezada kanunilik ilkesi, özel hayat ve aile hayatına saygı hakkı, ayrımcılık yasağı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği, ifade özgürlüğüne müdahale edildiği ve etkili başvuru yolu hakkının da tanınmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 08/03/2022 tarih ve E:2017/1119, K:2022/785 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 03/10/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.