Danıştay Kararı 7. Daire 2019/2983 E. 2022/3586 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/2983 E.  ,  2022/3586 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2983
Karar No : 2022/3586

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından ithalatı yapılan araçların paravan firmalara satılarak bunların üzerinden özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırıldığından bahisle takdir komisyonu kararlarına dayanılarak 2011 yılının Kasım dönemi için re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tek kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 26/12/2016 tarihinde takdire sevk edildiği, hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden matrah takdirinde bulunulduğu, takdire sevk işlemi ile zamanaşımının durduğunun kabulüne olanak bulunmadığı, 2011 yılına ait cezalı tarhiyata ilişkin ihbarnamelerin zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 03/12/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığından, re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu; davacı adına takdir komisyonu kararına istinaden, 2011 yılının Kasım dönemi için re’sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tek kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarına ilişkin işlemlerin iptali yolundaki karara yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde, zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış ve bu durumun mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği, 114. maddesinde ise, “Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan re’sen tarhiyatlarda zamanaşımı hususunun olup olmadığının tespiti için takdir komisyonuna sevk tarihi, takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi, ihbarnamenin tebliğ tarihi ve takdir komisyonunda geçen süreye (takdir komisyonuna sevk tarihi ile takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi arasındaki süre) bakılarak karar verilmelidir.
Dosyanın incelenmesinden, davaya konu vergi ve cezaların tarh zamanaşımı süresi dolmadan 26/12/2016 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, 14/11/2017 tarihli takdir komisyonu kararı ile matrahın takdir edildiği, söz konusu karara istinaden düzenlenen ihbarnamenin 03/12/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, 2011 yılının Kasım dönemine ilişkin olarak zamanaşımı süresinin dolmasından önce 26/12/2016 tarihindeki sevk işleminin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114. maddesi uyarınca işlemeye devam eden tarh zamanaşımı süresini durdurduğu açık olmakla birlikte; takdir komisyonu kararının vergi dairesine hangi tarihte tevdii edildiği anlaşılamadığından, davacı şirkete 03/12/2017 tarihinde tebliğ edilen ihbarnamelerin, takdir komisyonu kararının idareye tevdii tarihinden itibaren 5 gün içinde tebliğ edilip edilemediği belirlenememiştir.
Bu durumda, takdir komisyonu kararının idareye tevdii tarihinden itibaren 5 gün içinde uyuşmazlık konusu ihbarnamelerin davacıya tebliğ edilip edilemediği hususunun araştırılması suretiyle ulaşılacak sonuca göre yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiğinden, Dairemiz kararına katılmıyoruz.