DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2021/1092 E. , 2022/2700 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1092
Karar No : 2022/2700
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret AŞ.
VEKİLLERİ : Av…., Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2018/2756, K:2020/2651 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin 2008 yılı başı düzenlenmiş baz varlık tabanı hesaplamalarında yapılan hatanın düzeltilmesi ve aktifleşen yatırımlardan düşülen itfanın geçmişe dönük olarak yeniden yatırımlara eklenmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/10/2020 tarih ve E:2018/2756, K:2020/2651 sayılı kararıyla;
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nun Geçici 3. maddesi ile 31/12/2011 tarih ve 28159 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 22/12/2011 tarih ve 3580 sayılı mülga Doğal Gaz Dağıtım Şirketleri İçin Tarife Hesaplama Usul ve Esasları’nın 6. maddesinin dördüncü fıkrasına ve Geçici 1. maddesine; 01/07/2017 tarih ve 30111 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 22/06/2017 tarih ve 7139 sayılı Kurul kararıyla kabul edilen Doğal Gaz Dağıtım Şirketleri İçin Tarife Hesaplama Usul ve Esasları’nın 4. maddesi ile “Varlık tabanı hesaplamaları” başlıklı 8. maddesine ve … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, 7139 sayılı Kurul Kararının 8. maddesinin ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere, “(3) BVT değeri 1/1/2012 tarihinden önce belirlenen dağıtım şirketleri için bu maddenin ikinci fıkrasında yer alan BVT değeri ile 1/1/2012 tarihi öncesine ait ve BVT hesaplamalarına dahil olmayan TNYG değerlerinin 1/1/2012 tarihine kadarki dönem için güncellenmesinde, bu şirketlerden birinci uygulama döneminde tarifesi belirlenenler için uygulanan yöntem esas alınır.” kuralına yer verilerek,
Dağıtım şirketleri için belli bir tarih itibarıyla o tarihten önceki dönemde gerçekleşen yatırımlar kapsamında belirlenen tarifeye esas net yatırım tutarı toplamı olarak tanımlanan baz varlık tabanının, dağıtım şirketlerinin tarifesi hazırlanırken kullanılan formüller bakımından önem taşıyan temel bir parametre olduğu,
Kurul tarafından … tarih ve … sayılı “İhaleli Doğal gaz Dağıtım Şirketlerinin Varlık Tabanının Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ı belirleyen düzenleme yapılarak, şirketlerin baz varlık tabanının belirlenmesinde uygulanacak kriterlerin, ihalesi Kurum tarafından yapılan şirketler ve mevcut diğer şirketler bakımından farklılaştırmaya gidildiği, … tarih ve … sayılı Kurul kararının 6. maddesinin 4. fıkrası ile, bu Usul ve Esas kapsamında yapılan ilk Tarife Uygulama Döneminden sonraki tarife uygulama dönemleri için varlık tabanı ve itfa işlemlerinde, gerçekleşen enflasyondan kaynaklanan düzeltme yapılacağı esasının belirlendiği; … sayılı Kurul kararı ile yukarıda benimsenen uygulamanın devam ettirildiği, 01/01/2012 tarihinden önceki BVT hesaplamalarında birinci uygulama döneminde tarifesi belirlenenler için uygulanan yöntemin esas alınacağının kurala bağlandığı,
Davacı tarafından uyuşmazlığın çözümü için bilirkişiye başvurulmasının zorunlu olduğu iddia edilmişse de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişi İncelemesi” başlıklı beşinci bölümünde yer alan 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağının kural altına alındığı; yargılama makamlarının, yargılamanın taraflarınca ileri sürülen iddiaları ve gösterdikleri delilleri gereği gibi incelemek zorunda olduğu; bununla birlikte, belirli bir davaya ilişkin olarak delilleri değerlendirme ve gösterilmek istenen delilin davayla ilgili olup olmadığına karar verme yetkisinin esasen derece mahkemelerine ait olduğu (AYM, 2. Bölüm, Başvuru No.: 2013/1213; Benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Barbera Messegue ve Jabardo/İspanya, B.No:10590/83, 6/12/1988, § 68),
Uyuşmazlığın esasının, BVT’nin özelleştirme ihalesi sonucunda yeniden hesaplanıp hesaplanamayacağına ve dağıtım faaliyeti kapsamında aktifleşen yatırımlardan düşülen itfanın geçmişe dönük olarak yeniden BVT hesabında yatırımlara eklenip eklenemeyeceğine ilişkin olduğu; bu durumun çözümünün hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirmediği görüldüğünden bilirkişi deliline başvurulmasının gerekli görülmediği,
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin BVT hesabının davacı tarafından Kuruma sunulan … tarih ve … sayılı yazı ekinde yer alan şebeke net varlık değeri ile devredilen hatların devir bedeli toplamı dikkate alınarak 135.678.279,00-TL olarak belirlendiği, 2008 yılı BVT değeri hesaplanırken davacı şirketin defter değerinin dikkate alındığı, 2012 yılı öncesinde piyasada faaliyet gösteren mevcut şirketlerin BVT ve DVT hesaplarında enflasyon güncellenmesi yapılmadığından davacı şirket için de güncelleme yapılmadığının görüldüğü; davacının kendisiyle aynı statüde olan Başkent … A.Ş.’nin BVT değerinin özelleştirme bedeli dikkate alınarak yeniden belirlendiği iddia edilmişse de, … A.Ş. tarafından, 2012 yılı BVT değerinin özelleştirme bedeli olan 1.162.000,00 ABD Doları dikkate alınarak yeniden belirlenmesi için yapılan başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı kararın iptali istemiyle açılan davanın reddine yönelik … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının, Dairelerinin 06/06/2018 tarih ve E:2018/1178, K:2018/1993 sayılı kararıyla onandığı,
Bu durumda, 2008 yılında BVT’si belirlenen davacı şirketin 14/08/2008 tarihinde özelleştirme ihalesinin yapıldığı, ihaleye katılanlar bakımından önem arz eden BVT’nin ihale sonuçlandıktan sonra geçmişe dönük olarak düzeltilmesinin hukuki güvenlik ilkesini ihlâl edeceği ve davalı idarenin davacıyla aynı statüde olan diğer şirketlerin benzer başvurularını reddettiği dikkate alındığında, BVT hesabı göz önünde bulundurularak ulaşılan tarifenin, davacının aktife aldığı yatırımlar üzerinden gerçekleştirildiğinden, yatırımların finansmanında kullanılan yabancı kaynaklar için yapılan itfanın geçmişe dönük olarak yatırımlara eklenmesi talebinin reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Öte yandan Dairelerinin 20/10/2020 tarih ve E:2018/1089, K:2020/2652 sayılı kararıyla davacı şirketin ikinci tarife uygulama dönemi perakende satış tarifelerine ilişkin 28/02/2018 tarih ve 30346 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının, şirketin 2017 yılı başı düzenlenmiş varlık tabanı belirlenirken şirket varlık tabanı ve yatırımlarının 2008 yılından itibaren enflasyon oranında güncellenmesine yönelik yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının ve anılan kararların dayanağı olduğu ileri sürülen ve … sayılı Kurul Kararıyla … tarih ve … sayılı Kurul kararının 8. maddesine eklenen 3. fıkrasının iptali istemiyle açtığı davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, muhasebe tekniği anlamında yapılan bir yanlıştan dolayı uyuşmazlığın ortaya çıktığı ve bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekli olmadığı yönündeki saptamanın da hatalı olduğu; teknik muhasebe hatası sonucunda gerçek mali verilerin dikkate alınmaması nedeniyle düşük tarife almak zorunda kaldıkları; temyize konu kararda atıf yapılan Danıştay Onüçüncü Dairesin E:2018/1089 sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediği ayrıca bu davaların konusunun da birbirinden farklı olduğu; gene, anılan kararda benzer konularda açılan davalarda ret kararı verildiği gerekçesinin dayanak olarak kabul edilemeyeceği; mali veriler dikkate alınmadan davalı idare tarafından tarife belirlenmesinin mevzuata ve idarenin temel prensiplerine aykırı olduğu; tarife belirleme sürecinde EPDK tarafından muhasebe tekniğine uygun işlem tesis edilerek tarifelere esas referans değerlerin tespit edilmesi gerektiği ve tüm verilerin amacına uygun şekilde kontrol ve teyit edilmesi gerektiği; EPDK’nın kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği ve ikinci tarife döneminde oluşan yeni hukuki durumu da dikkate almayıp taleplerini reddettiği; uyuşmazlıkta açık hatanın söz konusu olduğu; …’ın sürekli yeni yatırımlar yapmakla mükellef olduğu ve yeni yatırım yapmanın tek yollunun da tarifeler olduğu oysa yapılan hata sonucu düşük tarife aldıkları; ayrıca yanlış yapılan hesaplamalar sonucunda … varlıklarının bütünüyle değer kaybına uğradığı ve bu nedenle mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararda atıf yapılan, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2018/1089, K:2020/2652 sayılı kararı, Kurulumuzun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 20/10/2020 tarih ve E:2018/2756, K:2020/2651 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 03/10/2022 tarihinde, oybirliği ile kesin olarak karar verildi.