Danıştay Kararı 8. Daire 2018/3151 E. 2022/5298 K. 30.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/3151 E.  ,  2022/5298 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/3151
Karar No : 2022/5298

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı üniversiteside araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından; 13(on üç) gün kesintisiz olarak göreve gelmediği gerekçesiyle 04/05/2015 tarihinden itibaren, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca görevinden çekilmiş sayılmasına karar verilmesine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacının 04 Mayıs 2015 tarihinden itibaren 13(on üç) gün süreyle kesintisiz şekilde ve mazeretsiz olarak göreve gelmediğinin davalı idarece tutulan tutanaklarla sabit olduğu görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 657 sayılı Kanun’un 94. maddesinin 2547 sayılı yükseköğretim personeline uygulanamayacağı, davalı idarece tesis edilen işlemin taraflı, şaibeli, şüpheli ve çelişkili olduğu ve FETÖ üyeleri tarafından başka bir kumpası sümen altı etmek için uydurulduğu, darbe girişiminden sonra işlemi gerçekleştirenler hakkında adli idari işlem yapıldığı, silahlı terör örgütü üyeleri hakkında ifade verdiği için örgütün hedefinde olduğu can güvenliği tehlikesi sebebiyle mesaiye gitmemesinin geçerli mazeret olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının 10(on) günden fazla işe gelmediğinin tutulan tutanaklarla sabit olduğu, dolayısıyla davacı hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi doğrultusunda işlem tesis edilmesi için gerekli şartların oluştuğu belirtilerek dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu istinaf kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Amasya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde … olarak görev yapmakta olan davacının, 04 Mayıs 2015 tarihinden itibaren 13(on üç) gün süreyle mazeretsiz ve kesintisiz bir şekilde göreve gelmemesi nedeniyle, Üniversite Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ve Amasya Üniversitesi Rektörlüğünün … tarih ve … sayılı onayıyla, davacının Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca görevinden çekilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine; davacı tarafından davalı idarece tesis edilen bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 62. maddesinde; “Üniversite öğretim elemanları ve üst kuruluşlar ile üniversitelerdeki memur ve diğer görevlilerin özlük hakları için bu kanun, bu kanunda belirtilmeyen hususlar için Üniversite Personel Kanunu, Üniversite Personel Kanununda bulunmayan hususlar için ise genel hükümler uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
Anılan Kanunun 65/9. maddesinde ise, öğretim elemanları, memur ve diğer personellerin disiplin işlemlerinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
Belirtilen madde uyarınca yürürlüğe konulan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 29.01.2014 tarih ve 28897 sayılı Resmi Gazete ile yürürlükten kaldırılan 10/c maddesinde; izinsiz veya kurumca kabul edilen mazereti olmaksızın görevi kesintisiz 10 gün terk etmek, görevinden çekilmiş sayma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Yönetmeliğin “Kademe İlerlemesinin Durdurulması” başlıklı 9. maddesinin b bendinde izinsiz veya kurumlarca kabul edilen özürü olmaksızın kesintisiz 3-9 gün devamsızlık gösteren personele ilgili cezanın verilebileceği; “Kamu Görevinden Çıkarma” başlıklı 11. maddesinin c bendinde ise izinsiz veya kurumlarınca kabul edilebilir özrü olmaksızın bir yıl içinde toplam olarak devamlı statüde olanlar için 20 gün göreve gelmemenin yaptırımı düzenleme altına alınmıştır.
2914 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 20. maddesinde de, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2547 sayılı Kanun ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kurallarının uygulanacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Öğretim elemanlarının atanma usulleri ve süreleri ile yürütecekleri görevlerinin nitelikleri 2547 sayılı Kanunda, diğer özlük hakları da 2914 sayılı Kanunda düzenlenirken ilgililerin görevlerinden çekilme isteğinde bulunma ya da bulunmuş sayılma şeklinde kendi iradelerine bağlı olarak sonlandırmalarına ilişkin açık bir Yasa kuralına yer verilmemiş olup, 2547 sayılı Kanun uyarınca çıkarılan ve yukarıda alıntısı yapılan Yönetmelikte göreve kesintisiz 10 gün kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın devamsızlık gösterme hali disiplin hukuku kapsamında bir yaptırıma bağlanmış, ilgili hüküm daha sonra 29/01/2014 tarih ve 28897 sayılı Resmi Gazete ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Dava konusu işlem 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca tesis edilmiş olduğundan bu hükmün davacı hakkında uygulanıp uygulanmayacağının da irdelenmesi gerekmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Memurluğun Sona Ermesi” başlıklı 4. Bölümünde yer verilen “Çekilme” başlıklı 94. maddesinde; Devlet memurunun bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabileceği; mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Yine, aynı Kanunun “Disiplin” başlıklı 7. Bölümünde yer verilen “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125. maddesinde, özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek aylıktan kesme cezasını; özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek de kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
657 sayılı Kanunda yer alan bu kuralların birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere; Devlet memurlarının 10 güne kadar olan devamsızlıkları disipline konu bir suç olarak değerlendirilirken, 10 gün ve aşan devamsızlık halinde ilgilinin memuriyetini kendi iradesiyle sonlandırmış olduğu kabul edilerek idari bir tasarrufta bulunulmaktadır.
Bu düzenlemenin amacı ise, 657 sayılı Kanuna tabi memurların yürüttüğü kamu hizmetinin niteliğinden kaynaklanmaktadır. Devlet memurlarının devamsızlıklarının yürüttüğü hizmete doğrudan etkisinin bulunduğu tartışmasızdır.
2547 ve 2914 sayılı Kanunlara tabi öğretim elemanlarının Kanunda tanımlanmış olan görevleri ile 657 sayılı Kanuna tabi memurların yürüttükleri kamu hizmetinin farklı niteliklerde olduğu açıktır.
Yasa koyucunun bu farklılığı gözetmek suretiyle, 2547 sayılı Yasada öğretim elemanları açısından göreve devamsızlık hali için bir idari tasarruf öngörmeyerek ilgili Yönetmelik ile disiplin cezasına tabi kıldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Kaldı ki, disiplin cezası şeklinde tesis edilecek bir işlem ile idari bir tasarruf niteliği taşıyan işlemin oluşturulma süreci ve ilgili açısından yaratacağı hukuki sonuçlar birbirinden farklılık taşımaktadır. Bu bakımdan, Yönetmelikte disiplin cezasına tekabül eden bir durumun daha ağır sonuçları olan idari bir tasarrufa bağlanmasının hukuka uygun olmayacağı da açıktır.
Bu açıklamalar ışığında, 2547 sayılı Yasaya tabi araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı hakkında durumun yukarıda aktarılan Yönetmelik uyarınca yapılacak bir soruşturma ile tespit edilerek, bunun sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekmekte iken, görevinden çekilmiş sayılması yönünde 657 sayılı Kanunun 94. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.