Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/1878 E. , 2022/8243 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/1878
Karar No : 2022/8243
DAVACI : … Odası (… Şubesi)
VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1- … 2- … Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 10/01/2019 tarih ve 589 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu plan değişikliği için gerekli bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelerin bulunmadığı, alanın parsel bazında ele alındığı, üst ölçekli plan kararlarına aykırı olduğu, kaldırılan sosyal donatı alanlarına eşdeğer olarak yeni sosyal donatı alanları öngörülmediği, kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporu ve analizi hazırlanmadığı, çevresel durum ve trafik yükü ilişkisi kurulmadığı, plan dili gereği uygulama imar planında olması gereken emsal, cephe, kotlandırma gibi hususların nazım imar planında bulunmasının plan tekniğine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalı tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacının menfaati ihlal edilmediğinden dava açma ehliyetinin bulunmadığı, kamu yararının gerektirdiği artı değer oluşturma amacıyla birlikte nüfus donatı dengesinin dikkate alındığı, kamu elinde bulunan ve atıl vaziyette olan kaynakların etkin ve verimli şekilde değerlendirilmesinin amaçlandığı, plan kararlarının parsel çevresindeki yapılaşmaya uygun olduğu ve parçacı bir yaklaşımla ele alınmadığı, plan değişikliği işleminin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmadığı, üst ölçekli planlarla uyumlu olduğu, onama yetkisi sadece özelleştirme kapsam ve programında bulunan taşınmazlarla sınırlı olduğu için tek bir kullanıma ilişkin plan kararı getirildiği, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli plan notlarında farklılaşmaya ihtiyaç duyulmadığı, hazırlanan planların kamu yararına uygun olarak hazırlandığı ve hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ: Dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 10/01/2019 tarih ve 589 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir.
Dosyanın incelenmesinden; yargılama devam ederken Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, dava konusu … ada, … sayılı parsel ile … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 09/03/2021 tarih ve 3597 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ve 09/07/2021 tarih ve 4260 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan yeni 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin yürürlüğe girdiği; 09/03/2021 tarih ve 3597 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğiyle dava konusu … ada, … sayılı parsel ile … ada, … sayılı parsellere “ticaret-konut alanı”, “park ve yol”, “spor alanı”, “eğitim alanı” kullanımı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle de “ticaret-konut alanı”, “park ve yol”, “kapalı spor tesis alanı”, “ana okulu ve orta okul alanı” kullanımı getirildiği; 09/07/2021 tarih ve 4260 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğiyle dava konusu … ada, … sayılı parsel ile … ada, … … sayılı parsellerde bir önceki planlarda kabul edilen “ticaret-konut alanı” kullanımı aynen bırakılarak bunun dışındaki sosyal donatı alanlarına ilişkin değişiklik yapılarak “park ve yeşil alan”, “spor alanı”, “eğitim alanı”, “rekreasyon alanı” kullanımı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle de “park alanı”, “açık spor tesis alanı”, “özel eğitim alanı”, “rekreasyon alanı” kullanımı getirildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, 09/03/2021 tarih ve 3597 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ve 09/07/2021 tarih ve 4260 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı onaylanan yeni 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile dava konusu imar planı değişikliklerinden farklı olarak plan kullanım kararları getirildiği görüldüğünden bu haliyle bakılan davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesi uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Dava konusu … ada, … parsel sayılı taşınmaz 23/08/2001 tarihinde onaylanan bir önceki 1/5000 ölçekli nazım imar planında “çok seyrek yoğunluklu gelişme konut alanı”, “spor alanı” ve “rekreasyon alanı” kullanımlarında, 04/03/2003 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise “spor alanı” kullanımında kalmaktadır.
Taşınmazın özelleştirme kapsamına alınmasından sonra Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanlığının 10/01/2019 tarih ve 589 sayılı kararıyla onaylanan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu taşınmaza ilişkin “ticaret-konut alanı”, “park ve yeşil alan” ve “yol” kullanımı getirilmiştir. Plan açıklama raporuna göre “ticaret + konut alanı” büyüklüğü 17.118,11 m2; “park alanı” büyüklüğü 6288,59 m2 ve “yol” alanı büyüklüğü 881,53 m2 olarak belirlenmiştir.
Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 30/01/2019-02/03/2019 tarihleri arasında Çankaya Belediye Başkanlığında, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ise 25/01/2019-26/02/2019 tarihleri arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında askıya çıkarılmış, son askı tarihinden itibaren yasal dava açma süresi içinde, 07/03/2019 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 1. maddesinde:” Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında “kuruluş” adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. “kuralına yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun “İmar Planlarında Bakanlığın Yetkisi”ni düzenleyen 9. maddesine 4046 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen 2. fıkrada: “Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak (Ek ibare: 03/04/1997 – 4232/4 maddesi) imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 03/04/1997 – 4232/4 maddesi) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasa’nın Ek-3. maddesinde: “Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı Kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K.sayılı Kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir.” kuralı bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 6. maddesinde, “Mekansal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekansal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır.” hükmü yer almıştır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26.maddesinde, “İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanununun 7.maddesinde, “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”hükmü, 20/A maddesinde ise, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarına karşı açılacak davaların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, bu usulde dava açma süresinin 30 gün olduğu hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul yönünden;
Davalı tarafından, davacının dava açma ehliyetinin olmadığı ve davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür.
Ehliyet itirazına ilişkin olarak, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan “dava açma ehliyeti”, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir.
Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin varlığı, kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/03/1979 tarihli, E:1971/1, K:1979/1 sayılı kararında, Türk Mühendis ve Mimar Odalarının, tüzel kişiliği haiz birlikler gibi hak ve yetkilerinin bulunduğu gerekçesiyle davacı ve davalı olarak taraf ve dava ehliyetleri bulunduğuna karar verilmiş, 521 sayılı Danıştay Kanununun 69. ve 70. maddelerinde yer alan “ilgililer” ibaresinin gerçek ve tüzel kişilerden daha kapsamlı olduğu vurgulanmıştır. Aynı ibare 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunununda da yer almıştır.
Bu durumda, “ilgililer” kavramından ifa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerde görevli bulunanların da anlaşılması gerektiği, bu kişiler tarafından kurulan ve yürütülen odaların da doğrudan dava açabileceği değerlendirildiğinden davacı Oda’nın görülmekte olan davayı açmakta ehliyeti bulunduğu sonucuna varıldığından davalıların ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.
Süre itirazına ilişkin olarak, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin Cumhurbaşkanlığının 10/01/2019 tarih ve 589 sayılı kararıyla onaylandığı, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin 30/01/2019-02/03/2019 tarihleri arasında Çankaya Belediye Başkanlığında, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ise 25/01/2019-26/02/2019 tarihleri arasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığında askıya çıkarıldığı, son askı tarihinden itibaren yasal dava açma süresi içinde, 07/03/2019 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından, davalı idarelerin süre aşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas yönünden;
Uyuşmazlık konusu imar planı değişikliklerinin dava konusu taşınmazlar açısından geçmişten itibaren belirlenen fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, uyuşmazlığa konu taşınmazlara verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden incelenerek, belirlenen yol kullanımlarının planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun, imar planı değişikliklerinin imar mevzuatı uyarınca zorunlu olup olmadığının tespiti amacıyla naip üye … niyabetinde Prof. Dr. … , Prof. Dr. … ve Prof. Dr. … ‘dan oluşan bilirkişi kurulunca yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında “meskun (yerleşik) ve planlı alanlar” olarak, 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında ise “onaylı planlarda belirlenmiş olan orta yoğunluklu konut alanı” olarak gösterilen bu bölgede alt ölçekli planlarda konut, çalışma alanı, ticaret, sosyal donatı alanları, bu kapsamda spor ve yeşil alanlar gibi kullanımlar olanaklı olduğu için dava konusu plan değişikliklerinin üst ölçekli planlarla uyumlu olduğu, ancak dava konusu 1/5000 ölçekli konu nazım imar planı değişikliği ile dava konusu plan değişikliği öncesindeki 1/5000 ölçekli nazım imar planında seyrek yoğunluklu gelişme konut alanları ve sürekliliği bulunan bir yeşil/açık sistemini içerecek şekilde planlanmış olan bir bölgede, bölge genelindeki yapılaşma koşullarının üstünde bir yapı yoğunluğu getirilerek çevre ve imar bütünlüğünü bozan bir doku öngörüldüğü, ayrıca hem dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği hem de dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile spor alanı kullanımını kaldırarak parselin büyük kısmında ticaret+konut kullanımı getirilmesiyle bölgedeki sosyal donatı dengesinin bozulduğu, spor alanı kullanımının kaldırılması ile yeşil alanları sosyal donatı alanlarıyla buluşturan plan ana kararı, plan sürekliliği ve bütünlüğü de bozulduğundan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırı olduğu, yer seçimi olarak, plan ana kararı olan yeşil alan-donatı alanı bütünlüğünü ve sürekliliğini bozan bir konumda olduğundan dava konusu plan değişikliğindeki konut-ticaret kullanım kararının doğru olmadığı, sosyal altyapı standartlarının düşürüldüğü, spor alanı kaldırılıp yerine getirilen yapılı çevrede yaşayacak/çalışacak nüfusun gereksinimine uygun sosyal donatı alanı getirilmesi yönünde de dava konusu plan değişikliği işleminde bir öngörü bulunmamasının önemli bir eksiklik olduğu, plan değişikliği ile beraber bir yeşil alan kullanımı öngörülmüş olsa da, sosyal donatı kavramı yeşil alandan ibaret olmadığı için, bu açıdan da anılan Yönetmeliğe ve planlama ilke ve esaslarına aykırılık taşıdığı, spor alanı olarak planlanmışken burada konutun yanı sıra getirilen çok sayıdaki farklı kullanım türünün, bununla beraber oluşacak yeni yaşayan/çalışan kişi sayısı bölgedeki trafik yükünü de kaçınılmaz olarak artıracağı, ayrıca dava konusu plan değişikliği işlemlerinde ticaret+konut kullanımı altında sayılan çok sayıda ve biribiriyle çelişkili kullanımlar nedeniyle planlamada belirsizlik yaratıldığı, sağlık, eğitim, kültür vb. çok sayıda farklı kullanımın konut alanıyla iç içe olmasına olanak tanıyan bu yaklaşım nedeniyle sağlıksız bir yaşam alanı yaratıldığından dava konusu plan değişikliklerinin şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu görüş ve kanaatlerine yer verilmiştir.
Yargılama devam ederken Ankara İli, Çankaya İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel (dava konusu taşınmaz) ile … ada, … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 09/03/2021 tarih ve 3597 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ve 09/07/2021 tarih ve 4260 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı onaylanan yeni 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin yürürlüğe girdiği görülmüştür.
09/03/2021 tarih ve 3597 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleriyle dava konusu … ada, … sayılı parsel ile … ada, … sayılı parsellere “ticaret-konut alanı”, “park ve yol”, “spor alanı”, “eğitim alanı” kullanımı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle de “ticaret-konut alanı”, “park ve yol”, “kapalı spor tesis alanı”, “ana okulu ve orta okul alanı” kullanımı getirilmiştir.
09/07/2021 tarih ve 4260 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğiyle dava konusu … ada, … sayılı parsel ile … ada, … sayılı parsellerde bir önceki planlarda kabul edilen “ticaret-konut alanı” kullanımı aynen bırakılarak bunun dışındaki sosyal donatı alanlarına ilişkin değişiklik yapılarak “park ve yeşil alan”, “spor alanı”, “eğitim alanı”, “rekreasyon alanı” kullanımı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğiyle de “park alanı”, “açık spor tesis alanı”, “özel eğitim alanı”, “rekreasyon alanı” kullanımı getirilmiştir.
Uyuşmazlıkta, son kabul edilen plan değişiklikleriyle getirilen plan kullanım kararları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu … ada, … sayılı parsel dışında planlamaya üç adet taşınmazın da dahil edilmesiyle planlama alanının yüz ölçümünün değiştiği, bununla birlikte “ticaret-konut alanı” plan kararı getirilen alanların konumsal olarak farklılaştığı gibi son iki planla atanan sosyal donatı alanlarının konumu, büyüklüğü ve çeşitliliği itibariyle tamamıyla değiştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, 09/03/2021 tarih ve 3597 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ve 09/07/2021 tarih ve 4260 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı onaylanan yeni 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile dava konusu imar planı değişikliklerinden farklı olarak plan kullanım kararları getirildiği görüldüğünden bu haliyle bakılan davanın konusuz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, aynı davacı tarafından 09/03/2021 tarih ve 3597 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ve 09/07/2021 tarih ve 4260 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla kabul edilen plan değişiklilerinin iptali istemiyle açılan davalar sırasıyla Dairemizin E:2021/4996, E:2021/8993 sayılı dosyalarında, Çankaya Belediyesi tarafından 09/07/2021 tarih ve 4260 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan dava ise Dairemizin E:2021/8152 sayılı dosyasında devam etmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İvedi yargılama usulü” başlıklı 20/A maddesi kapsamında kalan DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen … -TL yargılama giderinin davalı idareler üzerine bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından keşif ve bilirkişi giderleri için yatırılan … -TL avanstan harcanan … -TL’nin davalı idarelerden alınıp Hazine adına yatırılması için kararın bir örneğinin Hazine ve Maliye Bakanlığına tebliğine, keşif avansından artan kısmın Hazine ve Maliye Bakanlığına iadesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin 2. fıkrasının (g) bendi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.