Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4716 E. 2022/4255 K. 29.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4716 E.  ,  2022/4255 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4716
Karar No : 2022/4255

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : I. Huk. Müş. Yrd. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten, … adına vesayeten …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : Davacılardan ….’in Şırnak ili, Uludere ilçesi, … köyü’nde yasadışı terör örgütünce araziye döşenen mayının patlaması sonucu sakatlandığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık olarak … için 30.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 40.829,13 TL) maddi, 35.000,00 TL manevi, …’in vasisi olan yengesi … için 15.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 26/01/2016 tarih ve E:2014/3124, K:2016/269 sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararına uyularak bozulan kısım yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulü yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı …’in kendi kusuru sonucunda yaralandığı, olayın gerçekleştiği yere terör örgütü mensuplarınca mayın döşendiğinin ve siviller için tehlike arz ettiğinin bölgede yaşayanlarca bilindiği, bu bölgeye girilmemesi konusunda yöre halkının defalarca uyarıldığı, davacının da bu durumu kabul ettiği, davacı …’in yaralanması nedeniyle diğer davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığı, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :.Temyize konu İdare Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam eden “Kararın bozulması” başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelenmesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Ayrıca, anılan Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı kuralına yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, “Avukatlık ücreti, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade eder.” hükmü; “Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması” başlıklı 168. maddesinin 3. fıkrasında ise, “Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
02/01/2017 tarih ve 29936 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve temyize konu İdare Mahkemesi kararının verildiği 27/12/2017 tarihi itibarıyla uygulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinin 1. fıkrasında, manevi tazminat davalarında avukatlık ücretinin hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği; 21. maddesinde, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Tarifenin esas alınacağı kuralı getirilmiş; Tarife’nin üçüncü kısmında, konusu para olan hukuki yardımlara ödenecek ücret ilk 35.000,00 TL için %12, sonra gelen 45.000,00 TL için %11 olarak belirlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden; … İdare Mahkemesince Danıştay Onuncu Dairesinin 19/06/2013 tarih ve E:2009/7584, K:2013/5415 sayılı bozma kararına uyularak davacıların tazminat istemlerinin kısmen kabulüyle … için 40.829,13 TL maddi, 2.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru yapılan 05/07/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesi, adı geçen davacının fazlaya ilişkin tazminat talepleri ile …’in maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi, hükmedilen maddi tazminat tutarı için 4.791,00 TL ve manevi tazminat için 750,00 TL olmak üzere toplam 5.541,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesi, reddedilen maddi tazminat miktarı için 1.800,00 TL ve manevi tazminat miktarı için 750,00 TL olmak üzere toplam 2.550,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 26/01/2016 tarih ve E:2014/3124, K:2016/269 sayılı kararıyla, maddi tazminatın ve manevi tazminatın kısmen kabulüne, maddi tazminatın kısmen reddine ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanmasına, manevi tazminatın kısmen reddine ilişkin kısmı ile vekalet ücretine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verildiği; tarafların kararın düzeltilmesi istemlerinin de Danıştay Onuncu Dairesinin 04/07/2017 tarih ve E:2016/15966, K:2017/3478 sayılı kararıyla reddedildiği; temyize konu kararla bozulan kısım yönünden yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne, davacılardan Ali Benek için 33.000,00 TL, Sabiha Benek için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 48.000,00 TL manevî tazminatın idari başvuru dilekçesinin davalı idare kaydına girdiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca belirlenen 5.630,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verildiği görülmektedir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca bozma nedenlerine uygunlukla sınırlı olarak incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak; temyize konu kararda, davacılar lehine hükmedilen toplam 48.000,00 TL manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca anılan Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenen 5.630,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiş olup, vekalet ücretinin belirlenmesinde … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla kabulüne karar verilen 2.000,00 TL manevi tazminat istemi yönünden davacılar lehine hükmedilen 750,00 TL vekalet ücreti dikkate alınmamıştır.
Bakılan dava, manevi tazminat yönünden nihai olarak kabul kararı ile sonuçlanmış olduğundan, İdare Mahkemesince; davacılar lehine hükmedilen toplam 50.000,00 TL manevi tazminat için (dava değerinin bir bütün olduğu dikkate alınmak suretiyle) temyize konu kararın verildiği 27/12/2017 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre vekalet ücretinin belirlenmesi, …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararla manevi tazminat için davacılar lehine hükmedilen ve kanun yolu aşamalarından geçerek kesinleşen 750,00 TL vekalet ücretinin bu tutardan mahsup edilmesine karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/1 maddesi uyarınca belirlenen 5.630,00 TL vekalet ücretinin” kısmının “davacılar lehine hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminat için Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca belirlenen 5.850,00 TL vekalet ücretinden Mahkememizin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacılar lehine manevi tazminat için hükmedilen 750,00 TL vekalet ücretinin mahsubu ile 5.100,00-TL vekalet ücretinin” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin vekalet ücreti yönünden KABULÜNE, esas yönünden 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2022 tarihinde, esas yönünden oy birliğiyle, vekalet ücreti yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

(X)-KARŞI OY :

Uyuşmazlıkta, davacılar lehine hükmedilen toplam 50.000,00 TL manevi tazminat için temyize konu kararın verildiği 27/12/2017 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre vekalet ücreti belirlenerek, … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla manevi tazminat için davacılar lehine hükmedilen ve kanun yolu aşamalarından geçerek kesinleşen 750,00 TL vekalet ücretinin bu tutardan mahsup edilmesine karar verilmesi gerekmekte iken temyize konu kararla hükmedilen toplam 48.000,00 TL manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca anılan Tarifenin üçüncü kısmına göre vekalet ücretinin belirlenmesi; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen “Kararın bozulması” başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, maddi yanlışlık” kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren “hukuka aykırılık” teşkil ettiğinden, temyize konu kararın bu kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyu ile Daire kararının bu kısmına katılmıyoruz.