Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5818 E. 2022/4403 K. 29.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5818 E.  ,  2022/4403 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5818
Karar No : 2022/4403

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Kuyumculuk Tekstil Sünger Polyester Yatak İmalat Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği … plaka/tutanak numaralı amme alacakları yönünden; söz konusu amme alacaklarının şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarından kaynaklı 2013 yılına ilişkin amme borçlarından kaynaklandığı, davalı idare tarafından şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ibraz edilmediği, kamu alacaklarının davacıdan takip ve tahsilinden önce kamu borçlusu şirket adına ödeme emri düzenlenip şirkete tebliğ edilerek kesinleştirildiği ve borcun şirketten tahsilinin imkansız hale geldiği davalı idarece ispatlanamadığından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı, aynı ödeme emri içeriği …/ …, …, …, …, …, …, …, …, …/ …, …, … plaka/tutanak numaralı amme alacakları yönünden; söz konusu amme alacaklarının asıl amme borçlusu olan şirketin kanuni süresi içerisinde vermiş olduğu beyannamelere istinaden tahakkuk eden ve süresinde ödenmeyen vergilere ilişkin olduğu, amme alacaklarının vade tarihlerinin 28/03/2015, 29/08/2015, 24/12/2015 olduğu, davacının kanuni temsilcilik görevinin, söz konusu vergilerin vade tarihlerinden önce, 25/09/2013 tarihinde sona erdiği göz önüne alındığında, davacının ödeme emri içeriğinde yer alan söz konusu amme alacaklarının vadesinde ödenmemesinden sorumlu tutulamayacağından davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı; dava konusu … tarih ve …,…,…,… sayılı ödeme emirleri ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin kalan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu ödeme emirlerinden … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği …, …/…,…,…,…, …, …, …, …, …/…,…,… plaka/tutanak numaralı kalemlerine ilişkin kısmın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği 4.383,05-TL tutarlı amme alacağı için asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlendiği, borçlu tarafından verilen dilekçe ile söz konusu ödeme emri içeriğindeki amme alacaklarının 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılarak ödenmesi talebinde bulunulduğu, yapılandırılan borçla ilgili dava açılmayacağı ve kanun yollarına başvurulmayacağı taahhüdünde bulunulduğu, ancak ödeme yapılmadığından yapılandırmanın iptal edildiği, davacının, kanuni temsilcilik görevinin, 25/09/2013 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla bu dönemden önceki dönemlere ait borçlardan sorumlu olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
… Kuyumculuk Tekstil Sünger Polyester Yatak İmalat Ticaret Limited Şirketine ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasında, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; 2. fıkrasında ise yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında, Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanun’un yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği … plaka/tutanak numaralı amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği …, …, …, …, …, …, …, …, …, …/…,…,… plaka/tutanak numaralı amme alacaklarına ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden, davacının asıl borçlu şirkete 16/12/2002 tarihinde kanuni temsilci seçildiği, 05/09/2013 tarihinde hisselerini devredip ortaklıktan ayrılmak suretiyle şirketi temsil yetkisinin sona erdiği, asıl borçlu … Kuyumculuk Tekstil Sünger Polyester Yatak İmalat Ticaret Limited Şirketi tarafından, vadesinde ödenmeyen vergi borçları için 25/07/2018 tarihinde, 7143 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak suretiyle yapılandırma talep edildiği, yapılandırılan borçlara ilişkin taksitin ödenmemesi üzerine yapılandırmaya ait tecilin iptal edildiği, davalı idare tarafından şirkete ait borçların tahsili amacıyla cebri takibata geçilerek 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Asıl borçlu şirket tarafından, 7143 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanılarak vergi borçlarının taksitlendirilmesi talebinde bulunulduğu, bu işlemin alacağın kesinleşmesi, zamanaşımının kesilmesi, mevcut borcun vadesinin değişmesi, yapılandırma anına kadar muaccel olan borcun artık yeni bir ödeme planı ve taksitlendirme tarihleri itibari ile vadesi olması gibi hukuki sonuçlar doğurduğu, bu yeni duruma göre borcun takibinin yapılması gerektiği ve yapılandırmanın ihlal edilmesi nedeniyle iptal edilmiş olmasının değişikliğe yol açmayacağı dikkate alındığında, yapılandırma sonucu ortaya çıkan yeni hukuki durum çerçevesinde asıl borçlu şirketten tahsil imkanının bulunmadığı ortaya konulduktan sonra, sözü edilen Kanun’dan yararlanılması sırasında şirketi temsile yetkili olan kanuni temsilciye gidilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, asıl borçlu şirket tarafından borcun yapılandırılması ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulmasında ve davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesinin kararının belirtilen kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen gerekçeli reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği …/ …, …, …, …, …, …, …, …, …/…,…,… plaka/tutanak numaralı amme alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, temyize konu diğer kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.