Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/1051 E. , 2022/5282 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/1051
Karar No : 2022/5282
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriğinde bulunan, gelir vergisi, katma değer vergisi, geçici vergiler ile bunların ferilerine ilişkin olarak; kesinleşmiş amme alacağına ilişkin olarak düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezaları yönünden ise; müteselsilen sorumlu tutularak düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; dava konusu ödeme emri içeriğinde bulunan, gelir vergisi ve ferileri kalemleri yönünden, adi ortaklığın gelir/kurumlar vergisi yönünden mükellefiyeti bulunmadığı, her bir ortak için elde ettikleri gelire göre ayrı ayrı tarhiyat yapılması gerektiği, buna göre bu kalemler yönünden düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık olmadığı belirtilerek, davalı istinaf isteminin reddine, davacı istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, ödeme emri içeriği borcun haksız ve hukuka aykırı olduğu ve kararın aleyhe kısımlarının, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından; temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar kararın kabule ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davacı kararın redde ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “bir ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının, idarece verilen savunma ve eklerinin tetkikinden, …, … ve … Adi ortaklığı adına yapılan cezalı tarhiyatlar ve ferilerinden oluştuğu, söz konusu ihbarnamelerin … adına düzenlendiği ve …’ye tebliğ edildiği yine ihbarname dayanağı inceleme raporlarının … adına düzenlenmiş olduğu, davacının söz konusu durumdan, ödeme emri tebliğiyle haberdar olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının ödeme emrine itirazının, “borcum yoktur” kapsamında değerlendirilmesi ve işin esasının incelenmesi gerektiği tabidir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde re’sen vergi tarhı, “Resen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre; re’sen vergi tarhının, takdir komisyonu kararına yahut vergi inceleme raporuna dayanması gerektiği açıkça ifade edilmiştir.
Olayda; davacıya tebliğ edilen ödeme emri içeriği amme alacağına ilişkin olarak düzenlenen ihbarnamelerde, dayanak olarak vergi inceleme raporlarının gösterildiği, söz konusu raporların … adına düzenlenmiş olduğu ve davacıyla ilişkisinin kurulmadığı anlaşılmakta olup, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık aksi yöndeki kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, kabule ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının redde ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Davacı tarafından; temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı temyiz istemi yönünden;
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54.maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55.maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58.maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında ödeme emrinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emri içeriği borçlara ilişkin olarak, … tarih ve …/…, …, …, …, …, … sayılı vergi inceleme raporlarına istinaden, ortaklardan … adına düzenlenen ihbarnamelerinin adi ortaklığın ortaklarından adı geçen şahsa posta yoluyla 18/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda, ödeme emri içeriği borcun dayanağı ihbarnamelerin 213 sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre adi ortaklığın ortaklarından …’ye tebliğ edildiği ve dava açılmayarak tahakkuk ettiği ve bu şekilde usulüne uygun olarak kesinleşen kamu alacağının vadesinde ödenmediği anlaşıldığından, vadesinde ödenmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı temyiz isteminin reddine, davalı temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.