Danıştay Kararı 6. Daire 2018/8981 E. 2022/8234 K. 29.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/8981 E.  ,  2022/8234 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/8981
Karar No : 2022/8234

TEMYİZ EDENLER: I- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

II- (DAVACILAR) 1- … Odası
VEKİLİ : Av. …
2- … Barosu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : I- (DAVACILAR)
1- … Barosu Başkanlığı
2- … Odası
3- … Odası
VEKİLİ : Av. …
4- … Odası
VEKİLİ : Av. …
5- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
6- … Derneği
7- … Derneği
8- …
9- …
10- …
11- …
II- (DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

İSTEMİN ÖZETİ: Bursa ili, Mudanya İlçesi, … Mahallesi, … Mevkii, … Kompleksi ve Lojistik Merkezi Projesinin, 19.01.1998 onay tarihli 2020 yılı 1/100.000 ölçekli Bursa İl Çevre Düzeni Planına eklenmesine dair Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, diğer davacılar yönünden dava konusu işlemin iptali, davacı Bursa Barosu Başkanlığı yönünden davanın ehliyet nedeniyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı idarenin işin esasına yönelik istinaf başvurusu ile davacılardan Bursa Barosu Başkanlığının istinaf başvurusunun reddi, davacılardan … Odası, …, … ve … yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak anılan davacılar yönünden davanın ehliyet yönünden reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ: … Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, davacı Bursa Barosu Başkanlığının temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ: 2872 sayılı Çevre Kanununun 10. maddesinde, “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin “Çevresel etki değerlendirmesi başvuru dosyası, çevresel etki değerlendirmesi raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlama yükümlülüğü” başlıklı 6. maddesinde, “(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler.
2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler.
(3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı veya “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez.
(4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır.” kuralı yer almaktadır.
Dava konusu Bursa ili, Mudanya İlçesi, … Mahallesi, … sahilinde, kıyının deniz yönünde dolgu alanı olarak yapılması planlanan “Liman Kompleksi ve Lojistik Merkezi Projesinin” anılan Kanun uyarınca çıkarılan Çevresel Etki Değerlendirme Yönetmeliği uyarınca çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler listesi kapsamında 9. sırada “Su yolları, limanlar ve tersaneler: a)1.350 DWT ve üzeri ağırlıktaki deniz araçlarının geçişine izin veren kıta içi suyollarının yapımı ve kıta içi su trafiği için yapılacak olan limanlar, b)1.350 DWT ve üzeri ağırlıktaki deniz araçlarının yanaşabileceği ticari amaçlı liman, iskele, rıhtım ve dolfenler, c)Tersaneler, ç) 24 m ve üzerinde yat veya teknelerin imalat, bakım ve onarım hizmetlerinden birini yapan tesisler, d)Gemi söküm yerleri, e)Yat limanları…” yer aldığı anlaşılmaktadır.
Çevre Kanununun yukarıda yer verilen 10. maddesi ve ilgili Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca, dava konusu planlamanın konusunu oluşturan Liman Kompleksi ve Lojistik Merkezi Projesi hakkında “ÇED olumlu” kararı alınmadıkça tesise ilişkin onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, dava konusu planlamanın gerekçesi de ortadan kalkacağından, uyuşmazlığın çözümünde çevresel etki değerlendirmesi sürecinin de gözönünde bulundurulması, her iki sürecin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, anılan değerlendirmenin her tür ölçekteki imar planı için geçerli olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Öte yandan, çevresel etki değerlendirilmesine ilişkin kararların, imar planlarının onayından sonra alınacağı, mevzuatta bu yönde bir şart aranmadığı ileri sürülmekte ise de; herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkının bulunduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevrenin kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu, bu ödevin Anayasa‘da belirtildiği ve Çevre Kanununda bu konudaki gerekli düzenlemelere yer verildiği açıktır.
Bu durumda, dava konusu alanın ÇED raporu gerektirmesine karşın, ÇED raporu düzenlenmeden tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, davacılardan Bursa Barosu Başkanlığı ve TMMOB Kimya Mühendisleri Odasının temyiz isteminin reddi ile davalı idarenin işin esasına dair temyiz talebi yönünden temyize konu kararın yukarıda belirtilen ek gerekçe ile onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.