Danıştay Kararı 8. Daire 2019/924 E. 2022/5255 K. 29.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/924 E.  ,  2022/5255 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/924
Karar No : 2022/5255

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Ordu ili, Mesudiye ilçesi, … Mahallesi mevkiinde II-a Grubu Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi için … İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına verilen ve 22/03/2016 tarihinde düzenlenen Ruhsat No:…, Erişim No:… olan işletme ruhsatının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararında; maden işletme ruhsatının işletme faaliyetlerinin yürütülebilmesi için verilen yetki belgesinden ibaret olduğu, madencilik projesi için işletme ruhsatı verilmesinin madencilik faaliyetlerine başlanılabilmesi için tek başına yeterli bir izin niteliğinde olmadığı, aksine işletme ruhsatının mevzuatta belirtilen gerekli izinlerin alınması ile birlikte süreç içerisinde başvuru sahibine yetki veren şekli bir işlem niteliğinde olduğu, bu nedenle uyuşmazlık konusu olayda Ordu ili, Mesudiye ilçesi, … Mahallesi mevkiinde II-a Grubu Maden Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi için … İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına verilen işletme ruhsatına karşı açılan davada yargısal denetimin, dava konusu işletme ruhsatının mevzuatta yer verilen düzenlemelere ve dolayısıyla sürece uygun olarak verilip verilmediğinin incelenmesi şeklinde yapılabileceği, dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, verilen maden işletme ruhsatı ile birlikte ilgili kurumlar tarafından aranan çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir belgesi, Orman Genel Müdürlüğü tarafından verilen maden izin oluru, işyeri açma ve çalışma ruhsatı gibi izinlerin de süreç içerisinde alınmış olduğunun anlaşıldığı, davacı belediyenin dava dilekçesindeki iddialarının tamamının madencilik projesinin çevreye verebileceği zararlara ilişkin olduğu, söz konusu iddiaların proje için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı kapsamında yargılamaya konu edilmesi durumunda irdelenebileceği ve projenin çevresine oluşturabileceği etkilerin, gerekli olması halinde yapılabilecek kapsamlı bir inceleme (keşif ve bilirkişi incelemesi vb.) neticesinde karara bağlanabileceği, kaldı ki proje için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararının hem yargılama safahatı açısından hem de 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinde yer alan ivedi yargılamaya konu olması açısından farklı yargılama usullerine tabi olduğu bu haliyle davacı iddialarının iş bu davada incelenemeyeceği, bu durumda, dava konusu işletme ruhsatının, mevzuatta yer verilen düzenlemelere ve dolayısıyla sürece uygun olarak verildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, maden ocağının faaliyet göstermesinin dava konusu yerleşim yerinin toz bulutu ile kaplanması, otlaklarının bozulması ve doğal güzelliğinin yok olmasına neden olacağı, telafisi imkansız zararlar doğuracağı, maden ocağına verilen maden ruhsatının ve işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali talepli iki ayrı dava açtıkları, ÇED raporu açılan davaların konusunu oluşturan ruhsatların ayrılmaz bir parçası olduğundan ÇED raporuna da itiraz ettikleri ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu’na eklenen Geçici 33. madde ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kullanılmayan …TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. Kesin olarak, 29/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.