Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/7775 E. , 2022/3466 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7775
Karar No : 2022/3466
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Turizm İşletmeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av….-Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uymak suretiyle sonuçlandıran … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, ilişkili olduğu … Tekstil Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi’ne verilen senetler karşılığı faiz geliri hesaplanmayarak örtülü kazanç dağıtımında bulunulduğu yolunda saptamalara yer veren içeren vergi tekniği raporuna atıfla düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2011 yılının Aralık dönemi için re’sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uyarınca artılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunun atıfta bulunduğu vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmemesinin esasa etkili şekil hatası olduğu ve davacının savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyat kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının ilişkili olduğu … Tekstil Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi’ne verdiği 3.456.675,00 TL tutarındaki senetler nedeniyle faiz geliri hesaplamadığının anlaşıldığı olayda, ilişkili kuruma verilen faizsiz finans hizmeti nedeniyle Merkez Bankası verileri esas alınarak belirlenen emsal faiz oranı üzerinden yapılan adatlandırmayla hesaplanan faiz tutarının katma değer vergisi matrahına ilave edilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, 2009 yılı kurumlar vergisi için kesilip 30/12/2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşen vergi ziyaı cezasının, uyuşmazlığa konu 2011 yılı için tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle Vergi Mahkemesi kararının, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrası kaldırılarak bu kısım yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına yönelik istinaf başvurusu ise reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı üzerine, ilk derece mahkemesinin davanın esası hakkında inceleme yapmadığı gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekirken Vergi Dava Dairesinin mahkemenin yerine geçerek karar verilmesinin usule aykırı olduğu, yine temyize konu kararda davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmamasının da usule aykırılık teşkil ettiği, kararın; davalı idarece tanzim edilen vergi inceleme raporunu esas aldığı, iddialarının tartışılmadığı, özel maliyet bedeli kaynaklı amortismanın tamamının 2006 yılı yerine devam eden yıllarda itfa edilmesinin hazine lehine bir durum olduğu, olayda vergi kaybının bulunmadığı, re’sen tarh nedeninin açıkça ortaya konulmadığı, yatırım indiriminden haksız biçimde yararlandırılmayarak geçmiş yıl zararlarının ortadan kaldırıldığı, vergi inceleme elemanının öznel bakış açısıyla sadece sözleşme hükümlerini yorumlayarak hatalı sonuca vardığı, … İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi’nce ödenen tutarların sözleşmenin fesih bedeli olduğu, 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin kira gelirlerinin 2011 yılında beyan edilmesiyle verginin peşin ödenmiş olduğu, bu nedenle 2012 ve 2013 yılları için matrah farkı bulunmasının hukuka aykırı olduğu, ilişkili kabul edilen şirkete nakit para değil senetlerin verildiği, henüz tahsil edilmeyen senetler için faiz hesaplanmasının beklenemeyeceği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı İdare tarafından ise 2009 yılına ilişkin olup 2014 yılında tebliğ edilerek kesinleşen cezanın, 2011 yılına ilişkin dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasına esas alınabileceği, ilk cezanın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıllık sürenin geçirilmediği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.