Danıştay Kararı 10. Daire 2018/4925 E. 2022/4244 K. 29.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2018/4925 E.  ,  2022/4244 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/4925
Karar No : 2022/4244

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
VEKİLİ : Av. ….

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2- … Birliği

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları …’ın, … tarihinde Şanlıurfa ili, Haliliye ilçesi, … Köyünde bulunan sulama kanalına düşerek hayatını kaybetmesi sonucu uğradıklarını ileri sürdükleri zarara karşılık olarak baba … için 1.000,00 TL maddi (miktar artırımıyla 5.404,608 TL), 50.000,00 TL manevi, anne … için 1.000,00 TL maddi, (miktar artırımıyla 6.527,808 TL), 50.000,00 TL manevi, kardeşler …, …, … ve … için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi tazminat ile 180.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, uyuşmazlığa konu olayda tarafların kusur oranının tespiti amacıyla mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda; olayın meydana geldiği yerin köy yerleşik alanı dışında gayrı meskun alan ve … Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta olduğu, maktulün kanala düştüğü yerde motopomp izlerinin bulunduğu, bu motopompun kanal kenarına en fazla 30 cm uzaklıkta kurulduğu, kanalın iki kenarının arasının yaklaşık 20 mt, kanal derinliğinin 6-8 metre olduğu, ölenin ailesine ait tarla ile kanal arasında 2 metre derinliğinde tahliye kanalı ve servis yolunun olduğu, olayın meydana geldiği kanalın fiziksel yapısının incelendiği, bu yapıların fiziksel yapısı itibarıyla çok tehlikeli alan olduğu, kanal kenarlarında girişi engellemek üzere herhangi bir fiziksel bariyer, tel, çit vs. tedbirlerin alınmadığı, kanal servis yolu üzerinde aralıklar ile uyarı levhalarının konulduğu, “kanala girmek tehlikeli ve yasaktır” ibareli uyarı yazılarının bulunduğu, olay yeri etrafında tarım arazilerinin bulunduğu, 15 yaş çocuğunun genel özelliklerine bakıldığında; bu dönemin orta ergenlik dönemi olarak adlandırıldığı, bireysel kimlik duygusunun gelişmeye devam ettiği, soyut düşünme kabiliyetinin geliştiği, nedenler ile sonuçları daha iyi anladığı, davranışlarının sonuçlarını anlamaya başladığı, arkadaş ve akranlarından etkilenme açısından kritik bir dönem olduğu, olayın meydana geldiği sulama kanalının çok tehlikeli bir alan olduğu, böyle yerlerin çocukların ilgi ve merak alanına girmesi nedeniyle de çocuklar için daha fazla tehlike arz ettiği, belirgin olan bu tehlikeye karşı kanal kenarlarına uygun güvenlik tedbirlerinin alınması gerekmekle beraber ailenin de küçüğü yeteri kadar gözetmesiyle tehlikenin bertaraf edilebileceğinin anlaşıldığı, davalı idarelerin bakım onarım yükümlülükleri doğrultusunda kanal kenarında güvenlik önlemlerini almayarak hizmet kusurlarının oluştuğu ve bu olayın meydana gelmesinde %20 kusurlu olduğu, davacı ailenin olayın meydana gelmesinde %80 kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun hükme esas alınabilecek yeterlik ve nitelikte olduğu, davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunması nedeniyle hayatını kaybeden …’ın maddi desteğinden yoksun kalan ailesinin hizmet kusuru ölçüsünde uğradığı maddi zararlarının tespit edilmesi amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu kusur oranı indirimi yapılmaksızın anne için 32.639,04 TL, baba için 27.023,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacıların miktar artırım dilekçesiyle davacılardan anne … için 6.527,808 TL, baba … için 5.404,608 TL maddi tazminat talep edildiği, uyuşmazlığa konu olaydaki sürecin oluş biçimi, şekli ve olaydaki kişilerin sorumluluk oranları da dahil olmak üzere dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, sözkonusu olay sebebiyle davacıların duydukları ve ömür boyu duyacakları acı, üzüntü ve sarsıntı karşılığı olarak davacılardan baba … için 10.000,00 TL; anne … için 10.000,00 TL; diğer davacı kardeşler için ayrı ayrı 1.000,00’er TL olmak üzere toplam 24.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere baba … için 5.404,608 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL’sine idareye başvuru tarihi olan 19/11/2014 tarihinden itibaren, geriye kalan 4.404,608 TL’sine ise miktar artırım dilekçesinin davalı idarelerin kayıtlarına girdiği tarih olan 11/10/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, anne … için 6.527,808 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL’sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 19/11/2014 tarihinden itibaren, geriye kalan 5.527,808 TL’sine ise miktar artırım dilekçesinin davalı idarelerin kayıtlarına girdiği tarih olan 11/10/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile baba … için 10.000,00 TL, anne … için 10.000,00 TL, diğer davacı dört kardeş için ayrı ayrı 1.000,00’er TL olmak üzere toplam 24.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 19/11/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi kararına karşı davacılar ve davalı idarelerden Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; uyuşmazlığa konu olayda kusur oranının tespiti amacıyla idare mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda olayın meydana geldiği yerin köy yerleşik alanı dışında gayrı meskun alan olduğu, … Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta olduğu, kanal kenarlarında girişi engellemek üzere herhangi bir fiziksel bariyer, tel, çit vs. tedbirlerin alınmadığı, kanal servis yolu üzerinde aralıklar ile uyarı levhalarının konulduğu, “kanala girmek tehlikeli ve yasaktır” ibareli uyarı yazılarının bulunduğu, olay yeri etrafında tarım arazilerinin bulunduğu tespitine yer verildiği, olay mahalli irdelendiğinde davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün 6200 sayılı Kanun kapsamında kendisine tevdi edilen yapım, bakım, onarım gibi görevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine yönelik bir kusuru bulunmadığı, davalı idareye mevzuatla, meskun mahal dışındaki sulama kanalı kenarında önlem alma sorumluluğu yüklenmediği, boğulma olayının yaşandığı yerin meskun alan dışında olduğu, ölenin olay tarihinde 15 yaşında olduğu ve uyarı levhaları ile tehlikenin farkına varacağı gözetildiğinde, yürütülen idari faaliyet ile meydana geldiği ileri sürülen zarar arasında doğrudan bir illiyet bağının ortaya konulamadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurularının reddine, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Mahkeme kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, sulama kanalının köyün yakınından geçtiği, uyarı levhasının bulunmadığı, olayın meydana gelmesinde davalı idarelerinin sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.