Danıştay Kararı 8. Daire 2021/5299 E. 2022/5262 K. 29.09.2022 T.

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/5299 E.  ,  2022/5262 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5299
Karar No : 2022/5262

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Birliği
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı Bakanlık tarafından, müdahil … hakkında, … Barosu levhasına avukat olarak yazılması isteminin kabulüne dair … Barosu Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunduğuna ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine dair … Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı Olur’una uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı ısrar kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; UYAP kayıtlarından; müdahil … hakkında “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçundan … …. Ağır Ceza Mahkemesinde … Esas numarası ile dava açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşıldığından adı geçene isnat edilen fiillerin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza yargılaması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı sonucuna varılmış olup, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı İdare ve müdahil tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca dosya içeriğine sunulan belgeler çerçevesinde mevcut delil durumuna göre, bir tedbir mahiyetinde olan “bekletme kararı” verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapılmasının mümkün görülmediği ve suçsuzluk karinesi de dikkate alınarak ilgilinin levhaya yazılmasına yönelik kararın uygun bulunmasında ısrar edildiği, Anayasa’nın 38. madesinde “suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” hükmü ile masumiyet karinesinin güvence altına alındığı, masumiyet karinesi gereği, bir kişinin suçlu olarak nitelendirilebilmesi ve hakkında ceza hukuku alanına giren müeyyidelerin uygulanabilmesi için, kesin hükümle mahkum edilmesi gerektiği, ilgilinin ceza alarak mesleğe kabul şartlarını kaybetmesi halinde baro levhasından silinebileceğinin açık olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı Yanında Davaya Katılan Müdahil tarafından; hakkında kesinleşmiş bir ceza mahkumiyeti bulunmadığı, mevzuat ile İdareye tanınan takdir yetkisinin aleyhe yorumlanması sonucunu doğuracak şekilde verilen mahkeme kararının anayasa ile güvence altına alınan masumiyet ve suçsuzluk karinelerinin de ihlali anlamına geldiği, müvekkil adına alınmış bir akaryakıt istasyonun ruhsatının mevcut olduğu, müvekkilin eğitimine devam etmesi bakımından 2017 yılında ağabeyi … Dörtyol 1. Noterliği’nin … Yevmiye No ile vekalet verdiği, ağabeyinin de aynı davada sanık sıfatıyla yargılandığı, çok sayıda sanık olan davanın yargılamasının yıllar sürebileceği ve müvekkilin büyük ihtimalle beraat edeceği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı … Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin/ işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının müdahile iadesine,
4. Kesin olarak, 29/09/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Dava, müdahil … baro levhasına avukat olarak yazılması isteminin kabulüne dair … Barosu Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine dair Adalet Bakanlığı’nın … tarih ve … sayılı Olur’una uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı ısrar kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; müdahil … hakkında “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçundan … …. Ağır Ceza Mahkemesinde … Esas numarası ile dava açıldığı ve davanın derdest olduğu, adı geçene isnat edilen fiillerin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza yargılaması sonucunun beklenmesinin yerinde olacağı, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline yönelik olarak verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince reddedilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlığa kabul şartları” başlıklı 3. maddesi: “Avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için: a) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, b) Türk hukuk fakültelerinden birinden mezun olmak veya yabancı memleket hukuk fakültesinden mezun olup da Türkiye hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan derslerden başarılı sınav vermiş bulunmak, c) Avukatlık stajını tamamlayarak staj bitim belgesi almış bulunmak, d) [mülga], e) Levhasına yazılmak istenen baro bölgesinde ikametgahı bulunmak, f) Bu Kanuna göre avukatlığa engel bir hali olmamak gerekir.”, “Avukatlığa kabulde engeller” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi: “Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur: a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmak,”, anılan maddenin üçüncü fıkrası ise; “Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir.” hükmünü içermektedir.
Anılan mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere; hakkında bazı suçlardan kovuşturma olanlarla ilgili olarak baro levhasına kayıt işlemi bakımından kanun koyucunun doğrudan bir yasak öngörmediği, bu konuda baroya ve nihayetinde onay merci olarak Türkiye Barolar Birliği’ne takdir yetkisi verdiği açıktır. Anılan kurumların takdir yetkisini baro levhasına kayıt talep eden kişinin avukatlık yapmaya engel bir hâlinin olup olmadığını araştırarak, araştırma sonuçlarını -varsa kovuşturmanın niteliğini- mevzuat kapsamında değerlendirerek kullanması gerektiği hususunda şüphe bulunmamaktadır.
Bu çerçevede; müdahil …’ün ceza yargılamasına konu akaryakıt istasyonu ruhsatı sahibi olmakla birlikte, 2017 yılında ağabeyi …’e Dörtyol 1. Noterliği’nin … Yevmiye No ile vekalet verdiği, ağabeyinin de aynı davada sanık sıfatıyla yargılandığı, davada 187 sanık olduğu, müdahil hakkında ayırma kararı verildiği, yargılamanın uzun yıllar süreceği, suç tarihi olan 2017 ve 2018 yıllarında davacının hukuk
fakültesinde öğrenci olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde mevzuat ile davalı kuruma verilen takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığının kabulü mümkün bulunmadığından, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.