Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/6282 E. , 2022/5281 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6282
Karar No : 2022/5281
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 29/09/2017 tarihinde gerçekleştirilen Online Motorlu Taşıtlar Sürücü Adayları Kursiyer Sınavı’nda, davacının yerine başkasının sınava girdiği gerekçesiyle sınavının iptali ile ehliyet sınavlarından 2 yıl süre ile men edilmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ilgili mevzuat hükmü uyarınca … Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması üzerine, davacı hakkında “Resmi Belgede Sahtecilik” suçu ile ilgili olarak soruşturma başlatıldığı, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Soruşturma No: … sayılı dosyasında davacı hakkında “şüphelinin ifadesi alındığı, ayrıca yazı ve imza örnekleri alındığı, yazı – imza örnekleri ile birlikte sınav giriş belgesindeki imza ve cevap kağıdı ile birlikte rapor alınması için dosyanın kriminale gönderildiği, 21/03/2018 tarihli uzmanlık raporunda, yapılan tüm incelemeler neticesinde bahse konu imzaların davacı … elinden çıktığı kanaatine varıldığı, şüphelinin kendisinin yerine başkasını sınava sokmadığı, kendi sınavına girdiği, suçun yasal unsurları oluşmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin görüldüğü, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 29/09/2017 tarihli tutanağın maktu bir formdaki boşlukların doldurulması suretiyle tutulduğu, davacının yerine sınava girdiği iddia olunan şahsa ilişkin kimlik bilgilerine yer verilmediği, bu nedenle davacının kendisinin yerine bir başkasını sınava sokmadığı, kendi sınavına girdiği hususunun yürütülen Savcılık soruşturması neticesinde tespit edildiği anlaşıldığından, davacının ehliyet sınavının iptali ile ehliyet sınavlarından 2 yıl süre ile men edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN … BAKANLIĞI’NIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 29/09/2017 tarihinde saat 19.00’da, Şanlıurfa İli Karaköprü İlçesi … Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde yapılan ”Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerleri e-Sınavı” nda, sınava girmesi gereken … olduğunu söyleyen kişiden kuşkulanıldığı, aynı gün saat 19:45’te salondaki görevliler ile polis tarafından tutulan tutanakta “şahısla yapılan görüşmede şahsın ibraz etmiş olduğu kimlik bilgileri ve ailesi ile ilgili sorular sorulduğunda, şahıs çelişkili ve yanlış bilgiler vermesi üzerine, şahsa gerçek kimlik bilgilerinin sorulmuş, şahıs başkasının yerine sınava girdiğini itiraf etmiştir.” ifadelerine yer verildiği, dava konusu sınavda, davacının yerine başkasının sınava girdiği, bu nedenle sınavının iptal edildiği, ilgili mevzuata göre 29/09/2017-29/09/2019 tarihleri arasında iki yıl sınavlara girmeme cezasının verildiği, davacının sınavının iptaline yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN …VALİLİĞİ’NİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, davacı hakkında tutulan tutanak ile dava konusu işlemden haberdar olduğu, davacının yerine sınava başkasının girmeye çalışırken görevlilerce bu durumun tespit edilerek hakkında yasal mevzuata göre işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz iddialarına ilişkin savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Davalı idareler tarafından yapılan temyiz istemlerinin, temyize konu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesi uyarınca temyiz yolu öngörülen kararlardan olmadığı anlaşıldığından, davalı tarafların temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinde, “1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir… 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir… 6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı kanunun “Temyiz” başlıklı 46’ncı maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay’da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin tek hakim sınırı dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay’a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, Bölge İdare Mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir.
Olayda; davacının, sürücü belgesi almak amacıyla 29/09/2017 tarihinde Şanlıurfa ili, Haliliye ilçesi, … Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen Online Motorlu Taşıtlar Sürücü Adayları Kursiyer Sınavı’na (E-MTSAS) girdiği, maktu bir formun doldurulması suretiyle tutulan 29/09/2017 tarihli tutanakta “sınav salonunda 10 nolu sırada … isimli şahıs sınava girmesi gerekirken, sınav salonundaki görevlinin 10 nolu sırada, başka bir şahsın sınava girdiğini tespit ederek biz görevlileri çağırması üzerine … nolu sıradaki şahısla yapılan görüşmede şahsın ibraz etmiş olduğu kimlik bilgileri ve ailesi ile ilgili sorular sorulduğunda, şahsın çelişkili ve yanlış bilgiler vermesi üzerine, şahsa gerçek kimlik bilgilerinin sorulduğu, şahsın başkasının yerine sınava girdiğini itiraf ederek kendisinin … isimli şahıs olduğunu söylemesi üzerine, görevli ile birlikte şahsın yakalamasının yapıldığı” hususlarının tespit edildiği, işbu tutanak doğrultusunda “yerine başkası sınava giren kişi” olarak işlem yapılarak sınavının iptal edildiği, sistem üzerinden 2 yıl süre ile ehliyet sınavlarına girmekten men edilmesine ilişkin işlemin tesis edildiği, sınavın iptali ile ehliyet sınavlarından 2 yıl süre ile men edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, dava konusu işlemin, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde yer alan “Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemler” hükmü ile birlikte değerlendirilmesinde, dava konusu işlemin mezkur madde de temyize açık işlemler arasında sayılmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla temyiz yolu açık bulunmayan dava konusu uyuşmazlık hakkında yapılan temyiz başvurusunun esasının inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan “kesin” kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Temyiz İstemlerinin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2-Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
3- Kesin olarak, 29/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.