Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2467 E. , 2022/3432 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2467
Karar No:2022/3432
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Vekili …
2- (DAVALI) : … Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü
3- (DAVACI) : … İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Rekabet Kurulu’nun (Kurul) davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı kararı sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 633.678,00-TL zararın 26/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 16/06/2020 gün ve E:2015/5168, K:2020/1395 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirket tarafından, hakkında düzenlenen idarî para cezasının hukuka aykırılığının tespiti üzerine oluşan zararın (faiz talebi) iadesi istemiyle 26/10/2006 tarihli dilekçe ile Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne başvuruda bulunulmuş olmasına rağmen, mahsup işleminin başvurudan çok sonra 15/09/2008 tarihinde gerçekleştirildiği, Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya sunulan dilekçelerde ise, davacı şirketin Ekim/2006 dönemine ilişkin KDV borcu bulunması sebebiyle gerçekleştirilen mahsup işleminde cezanın yatırıldığı tarihin ödeme tarihi olarak kabul edildiği ve bu sebeple Ekim/2006 dönemi KDV borcuna gecikme zammı uygulanmadığının belirtildiği görüldüğünden, Mahkemelerinin 12/01/2022 tarihli ara kararı ile Ankara Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü’nden ”Davacı şirketin ihtirazi kayıtla 09/06/2004 tarihinde ödediği 473.778,07 TL idari para cezası ile Ekim/2006 dönemine ilişkin vergi borcuna mahsup edilen bu tutara (09/06/2004- Ekim 2006) anılan tarihler arasında yasal faiz ödenecek olsaydı, ne kadar ödenmesi gerektiğinin sorulmasına, söz konusu tutarın hesaplanarak ilgili işlemlerle (hesaplama tablosu vs.) birlikte Mahkememize gönderilmesinin istenilmesine” karar verildiği, ara kararına cevaben sunulan bilgi ve belgeler uyarınca 473.778,07-TL idari para cezasına işbu tarihler arası işleyecek yasal faiz miktarının 134.118,52-TL olarak hesaplandığı, hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işleme dayanan ödemelerin yasal faizi ile birlikte yapılmamasından dolayı kusurlu olduğu görülen davalı idarenin, 09/06/2004-31/10/2006 tarihleri arası mahrum kalınan süre için davacının zararının giderilmesi amacıyla yasal faiz ödemesi gerektiği, bu itibarla, davacı şirketin zararının 134.118,52-TL olduğu anlaşıldığından anılan tutarın 31/10/2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, fazlaya ilişkin tazminat isteminin yerinde olmadığı, öte yandan, davacı şirketin zararının davalı idareye para cezası nedeniyle ödemiş olduğu bedelin 09/06/2004- 31/10/2006 tarihleri arasında kullanılamamasından kaynaklandığı, bulunan tazminat miktarının faiz niteliğinde olmayıp davacı şirket açısından idarenin hukuka aykırı işleminden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğu, hâl böyle olunca hesaplanan zarar miktarı üzerinden faiz yürütülmesine de engel bir durum bulunmadığı, bu durumun faize faiz yürütülemeyeceği yönündeki genel ilkeye aykırılık teşkil etmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın 134.118,52-TL tazminatın ödenmesine yönelik kısmı yönünden kabulüne, 134.118,52-TL tazminatın 31/10/2006 tarihinden itibaren işletilecek kanunî faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, zarar hesabında yasal faiz oranının esas alınmasının tazmine elverişli olmadığı, bunun yerine TCMB avans faizi oranının dikkate alınması gerektiği, ilk derece mahkemesi kararında yer alan zarar hesabının hatalı olduğu; davalı… Kurumu tarafından, yargı kararıyla iptal edilen idari para cezasına ilişkin tahsil ve iade işlemlerinde dahlinin bulunmadığı, idari para cezasına ilişkin Kurul kararına karşı açılan davada faiz talebinde bulunulmadığı, fer’i bir alacak olan faizin asıl alacağa bağlı olduğu, tek başına talep ve dava konusu olamayacağı, yasal faizin bir tazminat olmadığı, Mahkeme kararıyla faize faiz yürütüldüğü, faiz alacağının kanundan ya da sözleşmeden doğması gerektiği; davalı … Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilen amme alacaklarının iadesinde faiz hesaplanmasının mümkün olmadığı, davacı şirketin ödediği idari para cezasının vergi borçlarına mahsup edildiği, tahsil mercii olarak yasal görevlerinin yerine getirilmesine ilişkin işlemlerde hiçbir kusuru bulunmadığı, faiz alacağının fer’i nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, İdare Mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi gerektiği; davalı … Kurumu tarafından, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığı belirtilerek İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının onanması gerektiği savunulmuştur.
Davalı …Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı Rekabet Kurumu’na iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.