Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/1973 E. 2022/2658 K. 29.09.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/1973 E.  ,  2022/2658 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/1973
Karar No : 2022/2658

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … adına vasi …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 21/12/2020 tarih ve E:2017/6528, K:2020/5969 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına yönelik yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 21/12/2020 tarih ve E:2017/6528, K:2020/5969 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile ilgili Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi, bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2016/43809 ve E:2017/7721 esasında kayıtlı bulunan dava dosyalarının birleştirilmesi talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkûmiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen “ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı”nın değerlendirilmesi sonucunda; davacının, “…” ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifresi almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt adına üniversite sınavına hazırlanan asker kişiler ile ilgilendiğine, staj döneminde örgüte ait evlerde kaldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, herhangi bir terör örgütü üyeliği, iltisakı ve irtibatının bulunmadığı, 2802 sayılı Kanun hükümlerine uyulmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, dinlenilme, adil yargılanma ve lekelenmeme hakkının ihlal edildiği, hâkimlik teminatına ilişkin Anayasa kurallarına uyulmadığı, yargılama süresince atılan iftiralar, yalan beyanlar, doğru olmayan ihbarların yargılamada delil yapıldığı ve hukuka aykırı gerekçelerle davanın reddedildiği, dava konusu kararda kişiselleştirme yapılmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği; işlemin detaylı incelenmediği, genel geçer sebeplerin kararda yer bulduğu, makul sürede yargılama yapılmadığı, karara dayanak yapılan olaylar ve olgular ile tanık ifadelerinin kendisiyle ilgisinin bulunmadığı, 667 sayılı KHK’nın Anayasa’ya aykırı olduğu, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkelerini ihlal ettiğine dair bir delilin bulunmadığı; AİHS’nin 6 ve 8. maddeleri ile ilgili diğer maddelerinin özüne uygun olarak yorumlanmadığı, idarece karar verildikten sonra gerekçe üretildiği, adli sürecin kesinleşmediği, işlem tesis edildiği tarihte herhangi bir emare, belirti ve şüphe bulunmadığı, sadakat yükümlülüğünü nasıl ihlal ettiğine ilişkin tatmin edici gerekçe gösterilmediği; açığa alınıp soruşturma yapılması gerekirken meslekten çıkarıldığı, ByLock’a ilişkin değerlendirmelerin olasılık ve tahminlerden ibaret olduğu, telefon hattını kullanmamasına rağmen kullanmış gibi değerlendirildiği, bu konuya ilişkin bilirkişi raporunun dikkate alınmadığı; … adlı kişinin ilk ve son ifadeleri karşılaştırıldığında uyumsuz olduğunun anlaşılacağı, …, … ve …’nın da kurgu ifadelerle cezadan, soruşturmadan kurtulmaya çalıştıkları, çelişkili ifadeler verdikleri; ihbar mailinde hakkında verilen bilgilerin hatalı olduğu; idare mahkemesindeki yargılama giderlerinin müsebbibinin kendisi olmadığı; verilen kararın hukuka ve vicdana aykırı olduğu; konusu aynı olan üç davada ayrı ayrı vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ekonomisine ve vicdana aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararının “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” kısmının “Davacıya İlişkin Süreç” bölümünde, davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu mahkumiyet kararının kesinleşmediği belirtilmişse de; temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davacının mahkumiyetine ilişkin anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 21/12/2020 tarih ve E:2017/6528, K:2020/5969 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 29/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.