Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2021/3587 E. 2022/2657 K. 29.09.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2021/3587 E.  ,  2022/2657 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2021/3587
Karar No : 2022/2657

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… adına vasi …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 20/01/2021 tarih ve E:2017/4687, K:2021/22 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından,667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/01/2021 tarih ve E:2017/4687, K:2021/22 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde, davacının bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2017/2126 esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının birleştirilmesi talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” ile “İlgili Mevzuat”a yer verilmiş; “Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç”, “FETÖ’ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler”, “Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü”, “Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği” başlıkları altında genel; “Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi” başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü;
ByLock delili yönünden, davacının yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında davacının eşi … adına kayıtlı ancak davacının fiili kullanımında olan … nolu GSM hattı ile 13/08/2014-14/02/2015 tarihleri arasında ByLock programı için kiralanan hedef IP’lerine toplam 3608 kez bağlantı kurduğunun, … IMEI numaralı cep telefonunun imaj incelemesinde Bylock uygulama kalıntılarının bulunduğunun ve … hesabı ile telefona yüklendiğinin, ByLock sunucularına bağlantıya ilişkin baz istasyon bilgilerinin davacının bulunduğu yer bilgisiyle örtüştüğünün tespit edildiğinin görüldüğü; davacının eşi hakkında düzenlenen “ByLock Tespit Tutanağı”nın incelenmesinden, davacının eşi adına kayıtlı bulunan ancak davacının kullanımında olduğu anlaşılan … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasını yüklediğinin anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına örgüt toplantılarına katıldığına, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgüt adına sözde bağımsız aday olduğu ve diğer hususlara yönelik ifadeler ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Unvanlı görev yönünden, davacının, FETÖ/PDY terör örgütünün Hâkimler ve Savcılar Kurulunda etkin olduğu dönemde yargı içerisinde önemli ve etkin bir görev olan Adalet Akademisi Eğitim Merkezi Müdürü olarak atanmasının, diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Yabancı dil eğitimi yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde 2009-2010 yılları arasında yurt dışına yabancı dil eğitimine gönderildiğine ilişkin tespitin, davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dijital materyaller yönünden, davacının ikametinde ele geçen bir kısım dijital materyallerden elde edilen verilerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu meslekten çıkarma işleminin savunması alınmadan tesis edildiği, işlemin tesis edilmesinden önce hakkındaki suçlamalar ve varsa aleyhindeki delillerin tarafına bildirilmediği; işlem tesis edildiği tarih itibarıyla aleyhine hiçbir delilin mevcut olmadığı; işlemin tarafına ilişkin hiçbir gerekçe veya delil içermediği; işlemin 2802 sayılı Kanuna ve mevzuatta Hâkim-Savcılar için öngörülen hiçbir usule uyulmadan ve soruşturma yapılmadan tesis edildiği; işlemin, şekil ve esas yönünden Anayasa’ya aykırı KHK ile yapıldığı, Daire tarafından bu hususta Anayasa Mahkemesine müracaat edilmediği; işlemin meslekten çıkarma kararı verilmesini gerektirecek herhangi bir örgüt, yapı veya oluşuma mensubiyet, irtibat ya da iltisak şeklinde herhangi bir bağ ortaya konulmadan tesis edildiği; dosyaya delil olarak ibraz edilen belgelerin hiçbirinin hakkında karar verildiği tarih itibarıyla mevcut olmadığı, tamamının sonradan düzenlendiği; suç ve cezaların geriye yürümezliği ve kanunilik ilkelerinin, özel ve aile hayatının korunması, mülkiyet hakkının ihlal edildiği; meslekten çıkarma kararını veren HSK’nın bağımsız ve tarafsız olmaması sebebiyle etkili başvuru hakkının ihlal edildiği; Dairece daha önce açılmış olan 2017/2126 esas sayılı dosya yerine 2017/4687 esas sayılı dosya üzerinden derdestlik kararı verilmesinin hatalı olduğu, bu dosyaların birleştirilerek görülmesi gerekirken bunun dikkate alınmadığı, herhangi bir kusuru olmamasına rağmen yargılama gideri ve vekâlet ücretine mahkûm edilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu; dava konusu işlem tesis edilirken mevcut olmayan ve hâlen kesinleşmemiş ceza davası sonucu hakkında verilen mahkûmiyet kararının dayanak olarak gösterildiği; işlem tarihinde mevcut olmayan delillerin dayanak olarak kullanıldığı; Dairenin, hakkındaki mahkûmiyet kararında aleyhine delil olarak kabul edilmeyen bazı hususları aleyhine delil olarak kabul ederek ceza mahkemesinin yerine geçtiği; hakkında hükme esas alınacak bir ByLock ID ve kullanıcı kimlik tespit tutanağının bulunmadığı, ByLock programını kullandığı yolundaki iddianın kabulünün yasal olarak imkânının bulunmadığı; hukuka uygun bir şekilde elde edilen bir delil niteliği taşımadığından ByLock delilinin hükme esas alınamayacağı; dayanılan tanık ifadelerinden sadece … ve …’nin ifadesine ceza mahkemesince dayanıldığı, CMK’nın 217/1. maddesi gereği bu kişilerin ifadelerinin hükme esas alınamayacağı, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmış tanıkların ifadesine yasak delil niteliğinde olduklarından dayanılamayacağı; tanık ifadelerinde somut bir olay, yer veya zaman içeren bir beyanın bulunmadığı; 2014 HSYK seçimlerinde özgür iradeyle bağımsız aday olduğu, hiçbir yapılanmayla iltisakının olmadığını seçim döneminde meslektaşlarına anlattığı; bazı tanıkların ifadelerinde iddia ettikleri gibi tanımadığı ve hiçbir irtibatı olmayan bazı kişilerin kendi kişisel hesapları doğrultusunda ve bilgisi dışında kendisini desteklediklerini söyleyip tarafı için oy istedikleri doğru kabul edilse bile bu durumdan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gibi bu durumun örgütün adayı olduğunu göstermeyeceği; Adalet Bakanı ve Bakanlık Müsteşarı gibi devletin en üst düzey yetkilileri tarafından atandığı resmi görevlerin suç delili olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı; Adalet Bakanlığı’nın Yabancı Dil Eğitim Projesi kapsamında açtığı sınavda başarılı olarak ve diğer şartları yerine getirerek Bakanlığın belirlediği ülke, şehir ve dil kursunda almaya hak kazandığı dil eğitiminin suç delili olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı; ne … marka USB/Flashbellek ne de … marka elektronik kitap okuma cihazının kendisine ait olmadığı, içerikleri konusunda da hiçbir bilgisinin bulunmadığı; dava dosyasında, bir örgütün hiyerarşik yapısına, verilen emir ve talimatları sorgulamaksızın yerine getirmeye hazır olacak şekilde girmeyi gerektiren maddi unsurun ve örgütün suç işlemek amacıyla faaliyet gösterdiğini bilerek yapıya dâhil olmayı gerektiren manevi unsurun gerçekleştiğine dair delilin mevcut olmadığı gibi ilişkilendirilebileceği somut bir suç vakasının da söz konusu olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa’ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek işin esası incelendi, gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararının “Maddi Olay ve Hukuki Süreç” kısmının “Davacıya İlişkin Süreç” bölümünde, davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği belirtilmişse de; temyiz aşamasında UYAP kayıtlarının incelenmesi sonucunda, davacının mahkumiyetine ilişkin anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği görülmüştür.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/01/2021 tarih ve E:2017/4687, K:2021/22 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/09/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.