Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/3422 E. , 2022/4423 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3422
Karar No : 2022/4423
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2017 yılına ilişkin verilen kurumlar vergisi beyannamesinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi uyarınca kurumlar vergisinin % 5’i oranında hesaplanan vergi indiriminin, vergi borçlarına mahsup edilmesi talebinin reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannameleri kanuni süresinde verilmiş olmakla birlikte bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmemiş olduğu, yine aynı süre içerisinde davacı hakkında re’sen tarhiyat yapıldığı, dolayısıyla davacı şirketin Kanun’da öngörülen şartları taşımadığından hareketle davacının talebi reddedilmiş ise de; Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinden faydalanabilmek için, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması gerektiği, ayrıca kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağının açık olduğu, davacı tarafından düzeltme amacıyla katma değer vergisi beyannamesi verilmesi bu şartı ihlal etmediği gibi düzeltme beyannamesine istinaden yapılan cezalı tarhiyatın bu durumun doğal sonucu olduğu ve söz konusu vergi ve kesilen cezanın da süresinde ödendiği, öte yandan, davacı tarafından 2015/Kasım dönemine ilişkin verilen özel tüketim vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden 25/11/2015 vade tarihli 10,27-TL özel tüketim vergisi ile damga vergisinin, vade tarihinden sonra, 26/11/2015 tarihinde ödendiği ileri sürülmekte ise de, damga vergisinin, özel tüketim vergisi beyannamesi verilmesi üzerine, 5035 sayılı Kanun gereği alındığı, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde yer alan şartın ise beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması şartını taşıdığı, dolayısıyla Kanun’un aradığı bu şartın yerine getirilmiş olup olmadığının tahlili için beyan üzerine tahakkuk eden ve ödenmesi gereken bir verginin varlığı halinde, bu verginin süresinde ödenmiş olup olmadığına bakılması gerektiği, damga vergisinin ise beyannamenin özü ile ilgili olmayıp hangi beyanname verilirse verilsin kanunen kendiliğinden tahakkuk eden bir vergi türü olduğu, bu nedenle, beyannameden kaynaklanan damga vergisinin, vadesinde ödenmemiş olmasının söz konusu şartı ihlal etmediği, davacı tarafından 2015/Kasım dönemine ilişkin süresinde verilen özel tüketim vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden 25/11/2015 vade tarihli ve 10,27-TL tutarlı özel tüketim vergisine ilişkin ise; davacının söz konusu vergiyi vade tarihinden bir gün sonra, 26/11/2015 tarihinde ödediği, uyuşmazlığın çözümü için anılan Kanun’un amacının, söz konusu maddenin 7162 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle getirilen değişik hükmünün ve somut olayın özelliklerinin bir arada değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda, gerek davacının ilgili Kanun’da belirtilen üç yıllık süreçteki vergisel muamelelerindeki mevcut durumu, gerek davalı idare tarafından dayanak gösterilen, vade tarihinden sonra yapılan ödemenin, davacı şirketin, mükerrer 121. maddenin başlığında belirtilen vergiye uyumlu mükellef sıfatına uygunluğunu göstermesi, bunun yanı sıra yasa koyucu tarafından mükerrer 121. maddedeki istisna tutarında yapılan değişikliğin (tutarın 250,00-TL olarak belirlenmesi), genel olarak vergisel yükümlülüklerini yerine getiren mükelleflerin, bazı muamelelerinde esasa etki etmeyen hatalarının ve küçük meblağlı borçlarının Kanun’dan yararlanılmasını engellenmesinin önüne geçilmesini sağlamak olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, mevcut olayda da davacı şirket tarafından 2015/Kasım dönemi özel tüketim vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden 10,27-TL özel tüketim vergisinin, vade tarihinden bir gün sonra ödendiği anlaşıldığından, davacı şirketin Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi hükmünden yararlandırılmaması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde yasaya ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mükelleflerin, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi hükmünden yararlanabilmelerinin, maddede sayılan şartları sağlamalarına bağlı olduğu, davacının, 2015/Kasım dönemine ait özel tüketim vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk eden özel tüketim vergisini ve damga vergisini vade tarihinden sonra ödediği, ayrıca, yasal süresi içerisinde verilen katma değer vergisi beyannamesine ek olarak süresinden sonra düzeltme beyannamesi vermesi üzerine re’sen tarhiyat yapıldığı, bu tespitler nedeniyle davacının vergi indirimine ilişkin mahsup talebinin Kanun ve Genel Tebliğ hükümleri uyarınca reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.