Danıştay Kararı 2. Daire 2021/7303 E. 2022/4574 K. 28.09.2022 T.

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/7303 E.  ,  2022/4574 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7303
Karar No : 2022/4574

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, “iptale ilişkin kısmının”, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde “Polis Memuru” olarak görev yaptığı dönemde, “Cumhuriyet Savcısının talimatına aykırı olarak özel hayatla ilgili olduğu değerlendirilen görüşmeleri İletişim Tespiti Tutanağı (Tape) tanzim etmek suretiyle verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve kullanmak” fiilini işlediği gerekçesiyle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …günlü, …sayılı kararının (8) no’lu olaya yönelik kısmının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının, Cumhuriyet Savcısının talimatına aykırı olarak özel hayatla ilgili olduğu değerlendirilen görüşmeler hakkında İletişim Tespit Tutanağı tanzim ettiği, bu nedenle verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve kullanmak fiili sübuta erdiğinden meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı döneme ilişkin olarak 5 tanesi “meslekten çıkarma”, 2 tanesi “24 ay uzun süreli durdurma”, 1 tanesi de “3 günlük aylıktan kesme” cezasını gerektiren toplam 8 fiille ilgili olarak savunmasının istenildiği, savunma istem yazısının 15/06/2015 tarihinde davacıya tebliği üzerine, davacının sözlü savunma yapmak istediğini belirterek soruşturma raporunu incelemek istediği, soruşturma raporunun kendisiyle ilgili kısmını inceleyebileceğinin 28/06/2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, Yüksek Disiplin Kurulunun 01/07/2015 tarihinde saat 10:30’da yapacağı toplantıda sözlü savunma yapabileceğinin tutuklu bulunduğu cezaevinde 30/06/2015 tarihinde saat 16:20’de tebliğ edilmek istendiğinde, davacının avukatı ile görüştükten sonra tebliği alacağını beyan ettiği, 01/07/2015 tarihinde toplanan İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun, davacının veya vekilinin sözlü savunmasını almadan dava konusu kararı aldığı; Anayasa’nın ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca, davacının sözlü savunma isteminde bulunduğu hususu da gözetilerek, şahsen veya vekili aracılığıyla sözlü savunma hakkının kullanılabilmesi için Kurul tarihinden önce, hazırlık süresi de dahil olmak üzere, yeterli süre verilerek davacıya ve vekiline tebligat yapılması gerekirken, cezaevinde bulunan davacıya, toplantı tarihinden bir gün önce yapılan tebligatla, yeterli savunma süresi verilmeksizin ve savunma hakkı usulüne uygun olarak kullandırılmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; diğer taraftan, davacı hakkında (7) no’lu olay olarak belirtilen “Kanuni denetleme Modülü kayıtlarına alınan görüşmelerin, izinde olduğu tespit edilen personele imza ettirilmek suretiyle kasıtlı olarak gerçek dışı tutanak düzenleyip rapor tanzim etmek veya ettirmek” suçu sübut bulduğundan bahisle, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 8/12. maddesi hükmü uyarınca “meslekten çıkarma” cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …günlü, …sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin …İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, süre aşımı nedeniyle reddine dair …İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…, İtiraz No:…sayılı kararının bozulması istemiyle yapılan başvurunun, Dairelerinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla reddedildiği, bu nedenle, davacının meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin işlem yürürlükte olduğundan, tekrar göreve başlatılmasına ve iş bu davaya konu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçeleriyle; istinaf başvurusunun kabulüyle, …İdare Mahkemesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük ve parasal haklarının davacıya ödenmesi isteminin ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacıya, hakkında isnat edilen fiil ve haller veya tutum ve davranışlar açıkça belirtilmek suretiyle yetkili disiplin kurulu tarafından gerekli süre verildiği, nitekim, savunma hakkı için 15/06/2015 tarihinde tebligat yapıldığı ve bu tebligatla birlikte savunma istem yazısının da teslim edildiği, 01/07/2015 tarihinde toplanacak Kurul huzurunda sözlü savunma yapabilmesi için 27/06/2015 tarihinde davacıya ayrı bir tebligat yapılarak toplantı günü ve yerinin bildirildiği, bu nedenlerle, tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının “Ortak Hükümler” kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, … İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak 25/09/2008-24/02/2014 tarihleri arasında görev yaptığı dönemle ilgili olarak, …Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülmekte olan …sayılı soruşturma dosyası kapsamında, kamuoyunda “Selam Tevhid Terör Örgütü” olarak bilinen soruşturma dosyasının adli ve idari yönden incelenerek suç tespiti halinde sorumlularının isim ve eylemlerinin Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi ve düzenlenecek raporların gönderilmesinin talep edilmesi üzerine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün yaptığı işlemler ve adli makamlar nezdinde taleplerine esas teşkil eden konuların mevzuata uygunluğunun incelenmesi, kanun ve yönetmeliklere aykırı davranışlar ile eksik işlemlerin tespiti amacıyla soruşturmaya başlandığı; Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Teftiş Kurulu İstanbul Bölge Başkanlığınca hazırlanan …günlü, …sayılı disiplin soruşturma raporunun (8) no’lu olaya ilişkin kısmında, aralarında davacının da bulunduğu bazı personelin, “Cumhuriyet Savcısının talimatına aykırı olarak özel hayatla ilgili olduğu değerlendirilen görüşmeleri İletişim Tespiti Tutanağı (Tape) tanzim etmek suretiyle verileri hukuka aykırı ele geçirmek ve kullanmak” fiilini işlediklerinin belirlendiği, davacının söz konusu eylemleri nedeniyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 12. maddesi uyarınca “meslekten çıkarma” cezasıyla tecziyesi yönünde getirilen teklif doğrultusunda İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …günlü, …sayılı kararının tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 129. maddesinin ikinci fıkrasında, “Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.” hükmüne; 130. maddesinde ise, “Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunduğu şekliyle (Mülga) Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 12. maddesi, “Herhangi bir işe ilişkin yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok eden, ortadan kaldıran ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçiren, başkasına zarar vermek üzere kullanan, tahrip eden, değiştiren, silen, sistemin işlemesine engel olan ya da yanlış biçimde işlemesini sağlayanlara uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Yukarıdaki fiiller, Devlet veya kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası da verilebilir.
” şeklindedir.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un “Disiplin cezası verilecek fiiller” başlıklı 8. maddesinin, yirmidört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiillerin sayıldığı 5. fıkrasının (ç) bendinin 11. alt bendinde, “Göreve ilişkin her türlü yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok etmek, ortadan kaldırmak ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek, başkasına zarar vermek üzere kullanmak, tahrip etmek, değiştirmek, silmek, sistemin işlemesine engel olmak ya da yanlış biçimde işlemesini sağlamak”; “Ağırlaştırıcı nedenler” başlıklı 10. maddesinin 3. fıkrasında, “Yazılı kağıt, belge ve kayıtlar üzerinde işlenen yasak fiiller Devlet veya kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine, durmasına veya aksamasına neden olmuşsa durumun ağırlığına ya da zararın derecesine göre meslekten çıkarma cezası verilebilir.”; “Savunma hakkı” başlıklı 31. maddesinde, “(1) Disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. (2) Disiplin amirince veya yetkili disiplin kurulu başkanı ya da görevlendireceği kurul üyelerinden biri tarafından ilgiliden savunma istenir. Savunma için verilen süre yedi günden az olamaz. Süresi içinde savunmasını yapmayan personel, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. (3) Hakkında disiplin soruşturması yapılan personel, ikinci fıkra gereğince kendisinden savunma istenmesinden itibaren soruşturma evrakını inceleme hakkına sahiptir. (4) Hakkında meslekten çıkarma cezası veya Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen personel, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.” düzenlemelerine yer verilmiş; Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.” şeklindeki geçiş hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, “yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu” gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı “Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin Kabul Edilmesine Dair Kanun”un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Yukarıda yer verilen 7068 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re’sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı belirtildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın anılan Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmekte olup; davacının üzerine atılı olan ve Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü’nün 12/2. maddesinde düzenlenerek meslekten çıkarma cezası öngörülen fiili, 7068 sayılı Kanun’un 8/5-(ç)-11. maddesi ile 10/3. maddesinin birlikte değerlendirilmesiyle yine meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Öte yandan; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 130. maddesinde memurlara “disiplin cezaları” bakımından savunma hakkı tanınmışken, 129. maddesinde “memuriyetten çıkarma cezası” açısından, 130. maddeden farklı olarak, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesi ve tanık dinletilmesinden kendisi veya vekili vasıtasıyla yazılı veya sözlü savunma yapılmasına kadar, geniş bir savunma hakkı tanındığı; bu hususa yönelik 7068 sayılı Kanun’un 31. maddesinde de paralel düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.
Dava konusu uyuşmazlıkta; İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca, davacı hakkında teklif edilen “meslekten çıkarma” cezası karara bağlanmadan önce, savunma istem yazısının 15/06/2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, tebliğ-tebellüğ tutanağına şerh düşülmek suretiyle davacının sözlü savunma yapmak isteğini belirttiği, dava dosyasında yer alan ve Kurulca 01/07/2015 tarihinde görüşülecek olan soruşturma dosyasına ilişkin toplantı gününü, saatini ve yerini bildirir “Sözlü Savunma Tebliğ-Tebellüğ Tutanağı”nın tutulduğu ve davacıya bildirimin 27/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca, Bölge İdare Mahkemesi kararında esas alınan ve yukarıda yer verilen sözlü savunma kurul tarihi bildiriminden sonra ayrıca davacıya da tebliğ edilen yazının; müfettiş kanaati olarak memuriyetten/meslekten çıkarma cezası talep edilmemesine karşın sözlü savunma yapmak isteyen bazı personele, sözlü savunma yapma haklarının bulunmadığının tebliğine ilişkin olduğu görülmektedir.
Bu durumda, davacının sözlü savunma hakkını kullanabilmesi için mevzuatta öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde, disiplin kurulu toplantı tarihi, saati ve yerinin görüşme tarihinden önce davacıya tebliğ edilmesi nedeniyle sözlü savunma hakkının kısıtladığından söz edilmesine olanak bulunmadığından; Mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacıya yeterli savunma süresi verilmediği gerekçesine dayalı olarak verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın “iptale ilişkin kısmının”, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.