Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/1974 E. , 2022/4603 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1974
Karar No : 2022/4603
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : …Belediye Başkanlığı, Genel Sekreterlik bünyesinde daire başkanı olarak görev yapan davacı, Fen İşleri Daire Başkanlığı bünyesine şube müdürü olarak atanmasına ilişkin 22/10/2019 günlü işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararla; Mahkemelerinin 15/10/2020 tarihli ara kararıyla, “Davacının daire başkanı olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak daire başkanları arasında iş bölümü planlaması yapılıp yapılmadığının sorulmasına, iş bölümü planlaması yapılmış ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesine; davacının mesai saatlerine uymadığı yönünde bir tespit olup olmadığının sorulmasına, tespit var ise buna ilişkin bilgi, belge, tutanak veya raporların bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesine; davacı hakkında herhangi bir disiplin soruşturması veya kovuşturması yürütülüp yürütülmediğinin veya herhangi bir disiplin cezasıyla tecziye edilip edilmediğinin sorulmasına, buna ilişkin bilgi ve belgelerin bir örneğinin gönderilmesinin istenilmesine; davacının iş performansının yetersiz olduğuna dair herhangi bir tutanak veya rapor düzenlenip düzenlenmediğinin sorulmasına, buna ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine” karar verildiği, anılan karara cevaben gönderilen 02/11/2020 havale tarihli davalı idare yazısı ve ekli belgelerinin incelenmesinden, daire başkanları arasında herhangi bir iş bölümü planlaması yapılmadığı ve davacı hakkında açılmış herhangi bir disiplin soruşturması veya kovuşturmasının bulunmadığı hususlarının beyan edildiği, davacının iş performansının yetersiz olduğuna dair hukuken kabul edilebilir herhangi bir bilgi, belge, vakıa veya emarenin de dosyaya ibraz olunmadığı, davacının …İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü emrine uzman yardımcısı olarak atanmak suretiyle 14/01/1988 tarihinde kamu görevine başladığı, yaklaşık 6 yıl boyunca uzman yardımcısı olarak görev yapması üzerine 31/01/1994 tarihinde unvan değişikliğiyle birlikte İl Planlama Uzmanı olarak görevlendirildiği, 10 yıl boyunca değişik birimlerde uzman olarak görev yapmasının akabinde …İl Özel İdaresinin 04/11/2004 tarihli işlemiyle şube müdürlüğü kadrosuna atandığı, bu kadroda 5 yıllık çalışmasının ardından aynı idarenin 08/04/2010 tarihli işlemiyle daire başkanı olarak atandığı ve dava konusu işleme kadar anılan pozisyonda çalışmaya devam ettiği; davalı …Belediye Başkanlığı bünyesinde daire başkanı olarak görev yapmakta iken, söz konusu görevi ile ilgili olarak davacı hakkında hiçbir adli ve idari soruşturma açılmadığı, disiplin cezası tecziyesi bulunmadığı, görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, daire başkanlığı görevine kariyer ve liyakat ilkeleri çerçevesinde ve uzman yardımcılığından itibaren kademeli olarak yükselerek atandığı, uyuşmazlık konusu naklen atama işlemini haklı kılacak somut bir tespitin de davalı idarece sunulmadığı dikkate alındığında kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların, davanın açıldığı 23/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; kamu yönetimi alanını ilgilendiren mevzuatımıza göre, kamu kurumlarının görevde yükselme sınavına tabi olan kadrolarına (müdür ve daha alt görevlere) atanma sınavla olmakta iken, daha üst düzey yöneticilerin atanması konusunda, genel olarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 68/B maddesinde belirtilen yüksek öğrenim görmüş olma ve 10-12 yıl hizmeti bulunma mecburiyeti dışında sınav veya puanlama gibi nesnel bir seçme ve atama yöntemi düzenlenmediği; üst düzey yönetici atamalarında nitelikli yöneticilerin hangi usule göre ve nasıl belirleneceği, yöneticilik vasıflarının hangi ölçütlere göre ve nasıl değerlendirileceği konusu atamaya yetkili amirlerin tercihlerine ve takdirine bırakılmış olup, idarenin; hangi kıstas ve kriterlere göre hukuki tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda, idareye tanındığı kabul edilen takdir yetkisinin kullanılmasında, idare hukuku ilkelerinin irdelenmesinin, idari işlemin sebep ve maksat unsurları yönünden hukukiliğinin denetimini sağlayacağı; olayda, …İl Özel İdaresi bünyesinde daire başkanı olarak görev yapan davacının davalı idare bünyesine daire başkanı olarak atandığı; ancak atandığı 2014 yılından dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar aktif olarak söz konusu görevi yürütmediği, sadece daire başkanlığı unvanı taşıdığı, davacının kendisinin de bu durumu doğruladığı dikkate alındığında hizmetinden faydalanmak üzere ve takdir yetkisi kullanılmak suretiyle şube müdürü olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın kaldırılmasına, esastan incelenen davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; …İl Özel İdaresinde Daire Başkanı olarak görev yapmakta iken 6360 sayılı Kanun uyarınca davalı …Belediye Başkanlığına Daire Başkanı olarak devredildiği, devredildiği kadronun şahsa bağlı kadro olduğu, norm ve ihtiyaç fazlası personel olarak belirlenmesi üzerine Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesine araştırmacı olarak atandığı, anılan işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine yargı kararının uygulanması kapsamında davalı İdarece Daire Başkanı olarak atandığı; ancak kendisine deneyim ve birikimine uygun herhangi bir görev verilmediği, Daire Başkanlığı görevinde yetersiz ve başarısız olduğuna ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı, hakkında adli ve idari soruşturma veya tesis edilmiş disiplin cezası bulunmadığı, kariyer ve liyakat ilkelerine uygun şekilde atandığı, işlemin hukuka ve mevzuata, kamu yararı ve hizmet gerekleri ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
…Belediye Başkanlığı, Genel Sekreterlik bünyesinde daire başkanı olarak görev yapan davacı, 22/10/2019 günlü işlemle Fen İşleri Daire Başkanlığı bünyesine şube müdürü olarak atanmıştır.
Anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; “Kurumlar görev
ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun “Personel istihdamı” başlıklı 22. maddesinin 1. fıkrasında: “Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur.” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen hüküm ile memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 14/01/1988 tarihinde …İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü emrinde uzman yardımcısı olarak göreve başladığı ve yaklaşık olarak altı yıl boyunca uzman yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra 1994-1997 yılları arasında Karaman Koordinasyon Müdürlüğü emrinde uzman olarak çalıştığı; 1997-1999 yılları arasında İçişleri Bakanlığında APK Uzmanı olarak çalıştıktan sonra Ankara Valiliği bünyesinde 1999-2004 yılları arasında İl Planlama Uzmanı olarak, 2004-2010 yılları arasında ise şube müdürü olarak görev yaptığı; 2010 yılından itibaren …İl Özel İdaresi Emlak Yönetimi ve Satınalma Dairesi Başkanı kadrosunda çalışmakta iken, 6360 sayılı Kanun ile il özel idarelerinin tüzelkişiliğinin kaldırılması üzerine anılan Kanun gereğince 31/03/2014 tarihinde …Büyükşehir Belediye Başkanlığı emrine daire başkanı olarak devredildiği; …Belediyesince norm kadro ve ihtiyaç fazlası personel olarak belirlenerek isminin Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesi üzerine 03/12/2014 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına araştırmacı unvanı ile atandığı, norm kadro ve ihtiyaç fazlası olarak belirlenmesi ve araştırmacı unvanı ile atanmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davada (Danıştay İkinci Dairesinin 23/03/2017 günlü, E:2016/14238, K:2017/2358 sayılı bozma kararına uyularak) dava konusu işlemlerin iptali yolunda …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı karar üzerine yargı kararının uygulanması kapsamında 08/05/2018 tarihinde …Belediye Başkanlığı Genel Sekreterlik bünyesinde Daire Başkanı olarak göreve başlatıldığı, bu görevi yürütmekte iken 22/10/2019 günlü dava konusu işlemle Fen İşleri Daire Başkanlığı bünyesine şube müdürü olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının …İl Özel İdaresi bünyesinde yaklaşık 4 yıl daire başkanı olarak görev yaptığı, 6360 sayılı Kanun’la davalı idare bünyesine daire başkanı olarak devredildiği, norm kadro ve ihtiyaç fazlası personel olarak belirlenmesine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine davalı İdare bünyesine tekrar daire başkanı olarak atandığı; …Belediye Başkanlığına devir tarihinden (31/03/2014) Bilim, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına uzman olarak atandığı (03/12/2014) tarihler ile yargı kararı üzerine …Belediye Başkanlığında Daire Başkanı olarak göreve başlatıldığı tarih (08/05/2018) ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarih (22/10/2019) aralığında daire başkanı olarak görev yaptığı süre zarfında, söz konusu göreviyle ilgili olarak herhangi bir disiplin cezası almadığı, görevinde başarısız veya yetersiz olduğu yönünde nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek somut bir tespitin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak daire başkanlığı görevinden alınarak şube müdürü olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin Mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun kabul edilerek Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi…… İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na 6545 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.