DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/2734 E. , 2022/2637 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2734
Karar No : 2022/2637
İTİRAZ EDEN : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : … Valiliği – …
İSTEMİN KONUSU : Tekirdağ ili, … Belediye Meclis Üyesi …’nin, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca meclis üyeliğinden düşürülmesine karar verilmesi istemiyle Tekirdağ Valiliği tarafından yapılan başvurunun kabulüne ilişkin, Danıştay Sekizinci Dairesinin 07/06/2022 tarih ve E:2022/1639, K:2022/3893 sayılı kararına itiraz edilmekte ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İstem: Tekirdağ İli, … Belediye Meclis Üyesi …’nin, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca meclis üyeliğinden düşürülmesi Tekirdağ Valiliği tarafından istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 07/06/2022 tarih ve E:2022/1639, K:2022/3893 sayılı kararıyla;
29/03/2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler seçiminde Tekirdağ İli, … Belediye Meclis Üyesi seçilen …’nin, 22/01/2022 tarihinde Tekirdağ Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odasının yönetim kurulu üyeliğine seçilmesi nedeniyle, Tekirdağ Valiliği tarafından 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 29. maddesinin 3. fıkrası uyarınca işlem yapılmasının istenildiği,
2972 sayılı Kanun’un 17. maddesinde, mahalli idareler seçimlerine katılabilmek için yürütmekte olan görevlerinden istifa etmek zorunda olmayanlar sayılmasına rağmen istifa etmek zorunda olanlara ilişkin bir kurala yer verilmediği, ancak mezkur Kanun’un 36. maddesinde, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak kanunlar arasında 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun da sayıldığı, bu atıf uyarınca 2839 sayılı Kanun’un 18. maddesinde yer alan düzenleme dikkate alındığında, bu madde ile seçime katılabilmek için görevinden ayrılması gerekenlerle ilgili olarak kaynağını Anayasa’dan alan kuralın genel niteliği haiz bir düzenleme, 2972 sayılı Kanun’un 17. maddesinin ise, mahalli idareler seçimlerine katılacaklar açısından istisnai nitelikte bir düzenleme olduğu, nitekim 2972 sayılı Kanun’un 10. maddesinde de adaylık için Anayasa ve diğer kanunlardaki şartların geçerli olduğuna işaret edildiği, Anayasa’nın 82. maddesinde üyelikle bağdaşmayan işlerin 76. maddeden daha ayrıntılı biçimde düzenlendiği, 84. maddesinde ise, bu görevleri yürütenlerin, milletvekilliğinin düşürülmesine karar verileceğinin düzenlendiği,
2839 sayılı Kanun’un 18. maddesinin gerekçesinde belirlendiği üzere, milletvekili ve mahalli idare seçimlerine katılanların, seçimden belli bir süre önce görevlerinden ayrılmasının öngörülme sebebinin, yürüttükleri görevler dikkate alındığında bu kişilerin sahip oldukları statüden yararlanarak diğer adaylardan avantajlı konuma geçmeleri, seçmenler üzerinde kendi yararlarına bir durum yaratmaları ve yürüttükleri görevden kaynaklanan yetkilerini amacına aykırı kullanmalarının önlenmesi olduğu,
Kanun koyucunun, seçimle gelinen görevlerin öncelikli ve önemli bir kamu hizmeti olması nedeniyle yürütülen bazı görevlerden bağımsız kılınmasını amaçladığı, bu amacın gerçekleştirilebilmesi için de, yürütülen görevden ayrılma sürecinin, adaylığa başvurmadan önce başlaması gerektiğinin kabul edildiği, bu durumda, mevcut kuralların amacı ve öngörüsü bir bütün olarak dikkate alındığında, gerek Anayasa gerekse Medeni ve Siyasal Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’de tanınarak güvence altına alınmış bir hakkın kullanılmasına yönelik olarak getirilen bu sınırlamanın, bu hakkın özüne aykırı bir durum yaratmadığı sonucuna ulaşıldığı, bir başka anlatımla, seçilme yeterliliği açısından, yürütülen bazı görevlerin niteliği dikkate alınarak, bu görevlerden ayrılmadan aday olunamayacağı gibi, seçimle gelinen görevlerin devamında da bu görevlerin yürütülemeyeceğine ilişkin olarak getirilen kısıtlamanın, hukuk devleti ve demokratik toplum gereklerine uygun olduğu,
Olayda, …’nin 2019 yılı mahalli idareler genel seçimlerinde … Belediye Meclis üyeliğine seçildiği, bu görevine devam ederken, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşunun yönetim kuruluna seçildiği ve halen iki görevi birlikte yürütmeye devam ettiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, meclis üyesi seçildikten sonra, bu göreve aday olmaya engel olan başka bir görevi de yürüttüğü anlaşılan …’nin, meclis üyeliği görevine devam etmesi yasal olarak mümkün bulunmadığından, 5393 sayılı Belediye Kanununun 29. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, adı geçenin Belediye Meclis Üyeliğinden düşürülmesine karar verilmiştir.
İTİRAZ EDENİN İDDİALARI : … tarafından, Belediye Meclis Üyeliği devam ederken Tekirdağ Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası yönetim kuruluna seçildiği, bu durumun, seçilme yeterliliğinin kaybı olarak değerlendirilemeyeceği, Danıştay’ın yetkisinin seçilme yeterliliğinin kaybı durumunda söz konusu olacağı, 10/05/2022 tarihli dilekçe ile, Tekirdağ Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği ve istifasının da adı geçen Odanın 31/05/2022 tarihli yönetim kurulu toplantısında kabul edildiği, itiraza konu kararın kaldırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : İtirazın kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, 2577 sayılı Kanun’a 3622 sayılı Kanun’la eklenen Ek 2. madde uyarınca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
…, 29/03/2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Tekirdağ ili … Belediye Meclis Üyeliğine seçilmiş, bu görevi devam etmekte iken 22/01/2022 tarihinde Tekirdağ Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası yönetim kuruluna seçilmiştir.
Adı geçen hakkında yapılan ihbar üzerine Tekirdağ Valiliğince başlatılan inceleme sonucunda, yukarıda özetlenen durum tespit edilerek 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca meclis üyeliğinden düşürülmesi istemiyle itirazen incelenen başvuru yapılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın, “Milletvekili seçilme yeterliliği” başlıklı 76. maddesinde; “Onsekiz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, askerlikle ilişiği olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, Resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.
Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.” hükmü,
“Üyelikle bağdaşmayan işler” başlıklı 82. maddesinde; “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinde ve bunlara bağlı kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda; özel gelir kaynakları ve özel imkanları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı Resmî veya özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. (Mülga ikinci cümle: 21/1/2017-6771/16 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla düzenlenir.” hükmü,
“Milletvekilliğinin düşmesi” başlıklı 84. maddesin 3. fıkrasında;
“82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul gizli oyla karar verir.” hükmü,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Meclis üyeliğinin sona ermesi” başlıklı 29. maddesinde; “Meclis üyeliği, ölüm ve istifa durumunda kendiliğinden sona erer. Meclis üyeliğinden istifa dilekçesi belediye başkanlığına verilir ve başkan tarafından meclisin bilgisine sunulur.
Özürsüz veya izinsiz olarak arka arkaya üç birleşim günü veya bir yıl içinde yapılan toplantıların yarısına katılmayan üyenin üyeliğinin düşmesine, savunması alındıktan sonra üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar verilir.
Belediye meclisi üyeliğine seçilme yeterliğinin kaybedilmesi durumunda, valinin bildirmesi üzerine Danıştay tarafından üyeliğin düşmesine karar verilir.” hükmü,
2972 sayılı Mahalli İdareler İle Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un “Seçilme yeterliliği” başlıklı 9. maddesinde; “2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun 11 inci maddesinde belirtilen sakıncaları taşımamak şartıyla, on sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşı belediye başkanlığına, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliğine seçilebilir.” hükmü,
“Adaylık” başlıklı 10. maddesinde; (Değişik : 31/3/1988 – 3420/8.md.) Anayasa ve Kanunlarda yazılı şartlara uygun olarak, seçilme yeterliğine sahip olan her vatandaş, bir siyasi parti listesinden veya bağımsız olarak, il genel meclisi üyeliğine, belediye başkanlığına veya belediye meclisi üyeliğine adaylığını koyabilir.” hükmü,
“Özel hüküm bulunmayan hallerde uygulama” başlıklı 36. maddesinde; “Bu Kanunda özel hüküm bulunmayan hallerde 26/4/1961 gün ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile 22/4/1983 tarih 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu, 10/6/1983 gün ve 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununun ve bunların ek ve değişikliklerinin bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.” hükmü,
2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun “Milletvekili seçilemeyecek olanlar” başlıklı 11. maddesinde; “Aşağıda yazılı olanlar milletvekili seçilemezler:
a) İlkokul mezunu olmayanlar,
b) Kısıtlılar,
c) Askerlikle ilişiği olanlar,
d) Kamu hizmetinden yasaklılar,
e) Taksirli suçlar hariç, toplam bir yıl veya daha fazla hapis veya süresi ne olursa olsun ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar,
f) Affa uğramış olsalar bile;
1. (Değişik: 2/1/2003-4778/15 md.) Basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma veya Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle mahkûm olanlar,
2. Türk Ceza Kanununun İkinci Kitabının, birinci babında yazılı suçlardan veya bu suçların işlenmesini aleni olarak tahrik etme suçundan mahkum olanlar,
3. (Değişik: 2/1/2003-4778/15 md.) Terör eylemlerinden mahkûm olanlar,
4. Türk Ceza Kanununun 536 ncı maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı eylemlerle aynı Kanunun 537 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarında yazılı eylemleri siyasi ve ideolojik amaçlarla işlemekten mahkum olanlar.” hükmü,
“Adaylık için görevden çekilmesi gerekenler” başlıklı 18. maddesinde; “Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yüksek öğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyeleri, kamu kurumu ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri, aday olmak isteyen belediye başkanları ve subaylar ile astsubaylar, aday olmak isteyen siyasi partilerin il ve ilçe yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile belediye meclisi üyeleri, il genel meclisi üyeleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar, kamu bankaları ile üst birliklerin ve bunların üst kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim kurullarında görev alanlar genel ve ara seçimlerin başlangıcından bir ay önce seçimin yenilenmesine karar verilmesi halinde yenileme kararının ilanından başlayarak yedi gün içinde görevlerinden ayrılma isteğinde bulunmadıkça adaylıklarını koyamazlar ve aday gösterilemezler.” hükmü,
“Adaylara karşı itiraz” başlıklı 22. maddesinde; “Adayların geçici olarak ilanından itibaren iki gün içinde il seçim kuruluna itiraz edilebilir. İtirazlar, İl seçim kurullarınca, en geç iki gün içinde karara bağlanır.
İlgililer, bu kararlara karşı iki gün içinde Yüksek Seçim Kuruluna itiraz edebilirler.
Yüksek Seçim Kurulu, üç gün içinde ve en geç, kesin aday listelerinin ilanı gününe kadar bu itirazları karara bağlar.” hükmü,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Ek 2. maddesinde; “Belediyeler ile il özel idarelerinin seçilmiş organlarının organlık sıfatlarını kaybetmelerine ilişkin olarak yetkili mercilerden Danıştaya gönderilen dosyalar; belediye başkanlarının düşmesi istemine dair ise belediye başkanlarının, belediye meclislerinin veya il genel meclislerinin feshi istemine ilişkin ise meclis başkanvekilinin savunması onbeş gün içinde alındıktan sonra veya bu süre içerisinde savunma verilmediği takdirde sürenin bittiği tarihte tekemmül etmiş sayılır ve kanunlarda gösterilen karar süreleri bu tarihten itibaren işlemeye başlar. Karar dosya üzerinden verilir.
Bu kararlara karşı tebliğini izleyen günden itibaren onbeş gün içerisinde İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz bir ay içerisinde sonuçlandırılır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.” hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 29. maddesinde, belediye meclisi üyeliğine seçilme yeterliğinin kaybedilmesi durumunda, valinin bildirmesi üzerine Danıştay tarafından üyeliğin düşmesine karar verileceği düzenlenmiş ve bu suretle Danıştay tarafından belediye meclis üyeliğinden düşürülme kararı verilebilmesi, seçilme yeterliliğinin kaybedilmesine neden olan durumların varlığına bağlı kılınmıştır.
2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun’un 11. maddesinde; 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun 11. maddesinde belirtilen sakıncaları taşımamak şartıyla, on sekiz yaşını dolduran her Türk vatandaşının belediye başkanlığına, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeliğine seçilebileceği belirtilmiş, 2839 sayılı Kanun’un atıfta bulunulan 11. maddesinde, seçilme yeterliliğini ortadan kaldıran haller sınırlı olarak sayılmış, ancak bu haller arasında seçimle gelinen görevin devamı sırasında başka bir kamusal görevin üstlenilmesi durumuna yer verilmemiştir.
2839 sayılı Kanun’un 18. maddesinde ise, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim kurulu üyeliği de dahil olmak üzere, kişilerin yürüttükleri bir takım kamusal görevlerden ayrılma isteğinde bulunulmadıkça aday olamayacakları ve aday gösterilemeyecekleri düzenlenmiş, takip eden maddelerde ise bu husus, seçim takviminde gösterilen “adaylığa itiraz” hükümlerine tabi kılınmış ve sorunun itiraz sürecinde çözüme kavuşturulması öngörülmüştür.
2839 sayılı Kanun’da, her ne kadar, seçimle gelinen görevin devamı sırasında adaylığa engel olarak görülen bir kamusal görevin üstlenilmesi hali, doğrudan seçilme yeterliliğinin kaybı olarak düzenlenmemiş ise de; bu durumun, her iki görevin birlikte yürütülebileceği şeklinde yorumlanabilmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. Çünkü, kamusal bir görevden ayrılma koşulu, yasa koyucu tarafından, henüz adaylık döneminde sağlanması gereken bir koşul olarak kabul edilmiş ve adayların bu koşulu sağlamaları şartıyla seçime katılmalarına imkan tanımıştır. Hal böyle iken, adaylığa engel kabul edilen bir kamusal görevin, seçimle gelinen görevin devamı sırasında üstlenilmesi ve bu görevle birlikte yürütülmesi hukuken olanaklı değildir.
Yukarıda da izah edildiği üzere; kamusal bir görevden ayrılma koşulu, yasa koyucu tarafından adaylık döneminde sağlanması gereken bir şart olarak düzenlenerek, bu hususun denetimi, “adaylığa itiraz” prosedürüne tabi kılınmış, ancak ne 2972 sayılı Kanun’da, ne de 2839 sayılı Kanun’da, seçimle gelinen bir görevin devamı sırasında, bu görevle bağdaşmayacak başka bir kamusal görevin üstlenilmesi durumunda izlenecek usule ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, bakılan uyuşmazlıkta çözüme kavuşturulması gereken temel sorun, adaylığa engel bir kamusal görevin seçimle gelinen görevin devamı sırasında üstlenilmesi durumunda nasıl bir usulün benimseneceğidir.
Bu kapsamda, 2972 sayılı Kanun’un 36. maddesinde yer alan ve bu Kanun’da özel hüküm bulunmayan hallerde, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’nun uygulanacağı yolundaki düzenleme uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde, 2839 sayılı Kanun’da yer alan milletvekili seçim sistemi ve usulüne ilişkin kuralların üst normu niteliğindeki Anayasal hükümlerin referans alınmasının uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Anayasa’nın “Milletvekili seçilme yeterliliği” başlıklı 76. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlilerinin, bu görevlerinden çekilmedikçe aday olamayacakları ve milletvekili seçilemeyecekleri; “Üyelikle bağdaşmayan işler” başlıklı 82. maddesinde, milletvekillerinin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yönetim ve denetim kurullarında görev alamayacakları, vekili olamayacakları, herhangi bir taahhüt işini doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemeyecekleri, temsilcilik ve hakemlik yapamayacakları; “Milletvekilliğinin düşmesi” başlıklı 84. maddesinde ise, 82. maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin, milletvekilliğinin düşmesine, Genel Kurul tarafından karar verileceği düzenlenmektedir.
Yukarıda yer verilen Anayasal normlar, seçimle gelinen bir görevin devamı sırasında, bu görevle bağdaşmayan başka bir kamusal görevin üstlenilmesi halinde, ilgili tarafından bu görevlerin birlikte yürütülmesinde ısrar edilip edilmediğinin tespitini zorunlu kıldığından; bu hususun açıklığa kavuşturulabilmesi için öncelikle, ilgiliye uhdesindeki görevlerden hangisini sürdürmek istediği sorularak bu görevlerden birini tercih etmesi istenecek, ilgilinin seçimle gelinen görevle bağdaşmayan kamusal görevinden istifa etmemesi ve her iki görevi birlikte yürütmekte ısrar etmesi durumunda ise seçimle gelinen görevin sonlandırılması görevli ve yetkili merciden talep edilecektir.
Bu itibarla; olayda, yukarıda açıklanan usule uygun olarak, uhdesindeki görevlerden hangisini sürdürmek istediği sorularak, bu hususta bir tercih hakkı tanınmadan, salt adaylığa engel kamusal bir görevin, seçimle gelinen bir görevin devamında da üstlenilemeyeceği ve yürütülemeyeceği yönündeki değerlendirmeye istinaden …’nin, Belediye Meclis Üyeliğinden düşürülmesine ilişkin Daire kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Nitekim itiraz dilekçesi ekinde dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden; …’nin, 10/05/2022 tarihli dilekçe ile Tekirdağ Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Yönetim Kurulu Üyeliğinden istifa talebinde bulunarak, uhdesindeki görevlerden belediye meclis üyeliği görevini sürdürme yolundaki iradesini ortaya koyduğu ve adı geçen Odanın 31/05/2022 tarihli yönetim kurulu toplantısında da bahse konu istifa talebinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. İTİRAZIN KABULÜNE,
2. …’nin Belediye Meclis Üyeliğinden düşürülmesine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 07/06/2022 tarih ve E:2022/1639, K:2022/3893 sayılı kararının kaldırılmasına,
3. Tekirdağ Valiliğinin, …’nin Belediye Meclis Üyeliğinden düşürülmesi isteminin reddine,
4. 28/09/2022 tarihinde, oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
X- İtiraz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen itiraz nedenlerinin kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, itiraz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.