Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9578 E. , 2022/4213 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9578
Karar No : 2022/4213
DAVACI : …. San. ve Tic. A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …,
Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 12/12/2017 tarihli ve 30268 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğin Ek-1. maddesine eklenen 18. fıkrada yer alan “Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer.” cümlesinin, 8. maddesinin ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin eki EK-9’daki 1 sayılı Liste ve 2 sayılı Listenin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğin ek 1. maddesine eklenen 18. fıkrasında yer alan “Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer.” cümlesi yönünden, hekimlerin kadrodan ayrılmalarının kurum sözleşmelerinin sona ermesiyle sonuçlanması yolundaki düzenlemenin nihai olarak hekimlerin aleyhine olduğu, kazanılmış haklara getirilen bir kısıtlama olduğu, pek çok hekimin işsiz kalmasına neden olacağı; 8. madde ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin eki EK-9’daki 1 sayılı Liste ve 2 sayılı Liste yönünden, yeni liste ile daha önce ayakta teşhis ve tedavi yapılan sağlık kuruluşlarında yapılmasına izin verilen işlemlerine ilişkin yetkinin kaldırıldığı, daha önce yapılamayan bir takım işlemlere ise izin verildiği, uzun zamandır tıp merkezlerinde yapılan ve yapılmasında bilimsel olarak bir mahsur görülmeyen bu işlemlerin listeden çıkarılmasının tüm özel sağlık kuruluşlarının kazanılmış haklarının keyfi olarak ellerinden alınması anlamına geldiği, davalı idarenin keyfi olarak yaptığı bu değişikliğin hasta güvenliği ya da riski açısından değerlendirilmediğinin, tıbbi gereklilik açısından bilimsel verilerden faydalanılmadığının, bilimsel görüş veya uzman görüşü alınmadığının yapılan değişikliklerin niteliğinden anlaşıldığı, hastaneler ile tıp merkezleri arasında fırsat eşitliğinin ihlal edildiği, bu Yönetmelik ile uzun süre yatış gerektirebilecek veya kan transfüzyonu gerektirecek cerrahi işlemlere izin verilmişken yatış gerektirmeyen birçok işlemin listeden çıkarıldığı, bu durumun birçok özel sağlık kuruluşunun hastaneler karşısında faaliyet gösterememesi sonucunu doğuracağı, değişikliğin hastanın sağlık hizmetine ulaşım kolaylığını da elinden alındığı, cerrahi tıp merkezlerinin yapısı gereği daha ulaşılabilir yerlerde kurulmaları, kompakt yapıya sahip olmaları ve daha ucuz olmaları sebebiyle bir çok hastanın tercih sebebi iken değişiklik ile hastaların hastaneye yönlendirildiği ve seçme hakkının gasp edildiği, tıp merkezlerinin eski yönetmelik ile belirlenen listelere göre kuruluşunu tamamladığı, personel ve kadrosunu oluşturduğu, tıbbi cihaz ve malzemelerini satın alarak bugüne kadar hizmet verdiği, yapılan değişiklik ile bugüne kadar sorunsuz olarak yaptıkları birçok işlemi artık yapamayacak hale geldikleri, çalışan sayısı ve kadrolarını azaltmak zorunda kalacakları, tıbbi cihaz ve teçhizatların atıl hale geleceği, bugüne kadar yapılan yatırımların boşa gideceği, Yönetmelikte izin verilen cerrahi işlemlerin dağılımında cerrahi branşlar arasında eşitsizlik, orantısızlık olduğu, 3. basamak hastanelerde yapılabilecek komplike işlemlere izin verilmiş iken basit işlemlerin listeden çıkarıldığı, bunun da listenini özensiz ve bilimsel kriterler göz önünde bulundurulmadan yapıldığını gösterdiği iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğin ek 1. maddesine eklenen 18. fıkrasında yer alan “Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer.” cümlesi yönünden, hekimin kadrolu olarak görev yaptığı özel sağlık kuruluşu ile çalışma saatleri dışında hizmet vereceği özel sağlık kuruluşu arasında imzalanacak kurumsal sözleşme için hekimin muvafakati şartının getirildiği, dolayısıyla söz konusu ek çalışmanın hekimin bilgisi ve isteği dışında olmadığı, kuralda hekimlerin çalışma şartlarını zorlaştıran ya da ağırlaştıran bir düzenleme bulunmadığı, kural ile hekimlerin tıp merkezlerinde planlama kapsamında kadrolu çalışmaları halinde kurumsal sözleşme yaparak diğer özel sağlık kuruluşlarında çalışabileceğinin belirtildiği, hekimlerin çalışmasına yönelik herhangi bir kısıtlama getirilmediği, tüm tıp merkezlerinde sabitlenen kadrolar yanında sözleşmeli çalışmanın da söz konusu olabileceğinin kurala bağlandığı, kurumsal sözleşmenin maksadının planlama kapsamındaki kısıtlı tabip insan gücünün özel sektör içinde kullanılabilmesi ve böylece sağlık hizmeti sunumunda verimin, ulaşılabilirliğin ve kalitenin sağlanması olduğu, benzer düzenlemelerin Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde de olduğu, düzenlemenin kamu hizmeti gerekleri gözetilerek yapıldığı; 8. madde ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin eki EK-9’daki 1 sayılı Liste ve 2 sayılı Liste yönünden, özel tıp merkezlerine yapılabilecek ve yapılamayacak işlemler listesinin, ilgili cerrahi uzmanlık dallarından hekimlerin katılımıyla toplanan komisyon tarafından, Sağlık Uygulama Tebliği ekinde yer alan Ek-2C ve Ek-2B’de bulunan cerrahi işlemler ve Yönetmeliğin 23. maddesi hükmü baz alınarak belirlendiği, önceki düzenlemede de listenin sayma yoluyla belirlendiği ve Danıştay incelemesinden geçerek hukuka uygun bulunduğu, listenin her bir uzmanlık dalından uzmanlar tarafından ayrı ayrı ve tıp merkezinin standartları esas alınarak belirlendiği, listenin sayma yoluyla belirlenmesinin belirlilik ilkesine uygun olduğu, konunun muhatapları için bilinebilir ve öngörülebilir olması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava, 12/12/2017 tarihli ve 30268 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğin Ek-1. maddesine eklenen 18. fıkrada yer alan “Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer.” cümlesinin, 8. maddesinin ve bu madde ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin eki EK-9’daki 1 sayılı Liste ve 2 sayılı Listenin iptali istemiyle açılmıştır.
12/12/2017 tarihli ve 30268 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğin Ek-1. maddesine eklenen 18. Fıkrası 01.10.2019 tarih ve 30905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle; anılan yönetmeliğin 8. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin eki Ek-9 ise; 10.10.2019 tarihli ve 30914 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değiştirildiğinden, anılan maddelere yönelik olarak davanın esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesi ile asıl Yönetmeliğin ek 1. maddesine eklenen 18. fıkrasında yer alan “Özel sağlık kuruluşunun kadrosunda çalışan sözleşmeye konu tabip ve uzman tabiplerin kadrodan ayrılmaları halinde sözleşme sona erer.” cümlesi yönünden;
01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 19. maddesi ile asıl Yönetmeliğin ek 1. maddesi değiştirilerek yeniden düzenlenmiş, işbu davaya konu cümle, madde metninden çıkarılmıştır.
Bu durumda; dava açıldıktan sonra dava konusu cümlenin madde metninden çıkarılması nedeniyle davanın anılan cümlenin iptali istemine ilişkin kısmının konusuz kaldığı görüldüğünden, davanın belirtilen kısmı hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin eki EK-9’daki 1 sayılı Liste ve 2 sayılı Liste yönünden;
12/12/2017 tarih ve 30268 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin eki EK-9 da yer alan “Tıp Merkezlerinde Gerçekleştirilebilecek Cerrahi Müdahaleler Listesi” güncellenmiş, “Sağlık Uygulama Tebliği A, B ve C Grubu Olup Ayakta Teşhis ve Tedavi Merkezlerinde Yapılabilecek İşlemler Listesi (Liste-1)” ve “Sağlık Uygulama Tebliği D ve E Grubu Olup Ayakta Teşhis ve Tedavi Merkezlerinde Yapılamayacak İşlemler Listesi (Liste-2)” adıyla iki ayrı liste yayımlanmıştır.
Dava konusu Yönetmeliğin Ek-9 sayılı ekinde bulunan listeler, 01/10/2019 tarih ve 30905 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesi, 10/10/2019 tarih ve 30914 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, 12/05/2021 tarih ve 31482 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, en son 22/05/2021 tarih ve 31488 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile değiştirilerek yeniden düzenlenmiştir.
Bu durumda; dava açıldıktan sonra dava konusu düzenlemenin birden çok kez değiştirilmesi nedeniyle davanın 1 sayılı Liste ve 2 sayılı Listenin iptali istemine ilişkin kısımlarının da konusuz kaldığı görüldüğünden, davanın bu kısmı hakkında da karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Davalı idare tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücreti ile aşağıda dökümü yapılan toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/09/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.