Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/8130 E. , 2022/5238 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/8130
Karar No : 2022/5238
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına … Dizel Petrol Turizm Nakliyat İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emri ile … tarih … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idare tarafından sunulan ve 09/02/2018 tarihinde mahkeme kaydına giren savunma dilekçesinde, dava konusu ödeme emirlerinden, … tarih ve … ana takip dosya numaralı ödeme emrinin ilgili malmüdürlüğü tarafından daha önce iptal edilmiş olduğu, iptal edilen ödeme emrinin sehven davacıya tebliğe çıkarıldığı belirtildiği anlaşıldığından sözü edilen ödeme emri bakımından davanın konusuz kaldığı, bu nedenle söz konusu ödeme emri bakımından karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı, … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin olarak ise; ödeme emri içeriği borçların şirketin defter ve belgelerinin ibraz edilmemesinden kaynaklandığı, ibraz etmeme tarihinde davacı kanuni temsilci olmadığından, ibraz etmeme fiilinden kaynaklanan borçlardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca ödeme emrindeki alacakların bir kısmına ilişkin ihbarnamelerin 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebliğ edildiğinden alacakların tarh zamanaşımına uğradığı, zamanaşımına uğrayan vergi alacağı bakımından ödeme emri düzenlenmesinde hukuki isabet bulunmadığı, diğer taraftan ödeme emri borçların tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketi temsile yetkili kişiye tebliğ edilmediği, … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden zamanaşımına uğrayan vergi alacağı bakımından ödeme emri düzenlenmesinde ve ödeme emri borçların tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirketi temsile yetkili kişiye tebliğ edilmediği gerekçesiyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 12/2008 dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi tahsili amacıyla düzenlendiği, şirket adına ödeme emri tebliğ edildiği, alacağın şirketten tahsil edilememesi üzerine ödeme emrinin davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlendiği anlaşıldığından, davacının vergi ödevlerinin yerine getirilmesinde kusuru bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği, ödeme emri ile tahsil edilmek istenen 2008/12 dönemine ait vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin 18/11/2013 tarih ve … sayılı takdire sevk fişinde bu durumun nasıl saptandığı ve defter ve belgelerin gerçek durumu niçin yansıtmadığının açıklanmadığı, 17/09/2014 tarih ve … sayılı takdir komisyonu kararı üzerine el yazısıyla “sahte fatura kullanma” yazıldığı; öte yandan, iç yazışmalarda, ekli listede bilgileri yer alan ve 15.000.00 liranın altında sahte fatura kullandığı tespit edilen mükelleflerin 2008 yılı matrahlarının takdir komisyonu marifetiyle takdirinin istenmiş olduğu, ancak sahte fatura kullanımını ve davacının kusur durumunu gösteren herhangi bir somut bilgi ve belgenin, bu hususa değinen … tarih ve Y.D. İtiraz No:… sayılı kararına rağmen dosyaya sunulmadığı, bu durumda, ödeme emrine konu borçların davacının kanuni temsilci olarak vergi ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklandığı somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadan, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu …. tarih ve … sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden ise, davacının 11 Kasım 2010 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan 28/09/2010 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisselerini devrettiği ve şirket kanuni temsilciliğine aynı tarihte başkası seçildiğinden, 25/09/2014 tarihli yazı ile şirketin yeni kanuni temsilcisinden istenen defter ve belgelerin ibraz edilmemesinde kusurlu sayılmasına ve borçlardan sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.