Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/97 E. , 2022/3356 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/97
Karar No : 2022/3356
DAVACI : … Döviz ve Altın Ticaret Sınırlı Yetkili Müessese A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
DAVANIN KONUSU :
1. 12/10/2021 tarih ve 31626 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’a İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/45)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:2021-32/62)’in,
1.1. 1. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (p) bendinin,
1.2. 3. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 4/A maddesinin dördüncü fıkrasının,
1.3. 5. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 6. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “5” ibaresinin “10”, “1” ibaresinin “5” olarak değiştirilmesinin,
1.4. 7. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 9. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yapılan değişikliğin (Dava dilekçesinde sehven 9. maddenin üçüncü fıkrasının (d) bendi olarak yazılmıştır.),
1.5. 9. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 10. maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin değişikliğin,
1.6. 10. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 11. maddesine eklenen üçüncü fıkranın,
1.7. 14. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 15. maddesine eklenen dördüncü fıkranın,
1.8. 16. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 17. maddesinin altıncı fıkrasının,
1.9. 17. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 18. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının,
1.10. 18. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 19. maddesinin üçüncü fıkrasının,
1.11. 19. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 20. maddesine eklenen beşinci fıkranın,
1.12. 19. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 20. maddesine eklenen altıncı fıkranın, 18/11/2021 tarih ve 31663 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2021-32/64 sayılı Tebliğ’in 2. maddesiyle değişik hâlinin,
1.13. 23. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “en az 1 yıl süreyle” ibaresinin ve beşinci fıkrasının,
1.14. 26. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 28. maddesine eklenen dördüncü fıkranın,
1.15. 28. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in 29. maddesinin,
1.16. 31. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’e eklenen Geçici 2. maddenin üçüncü ve beşinci fıkralarının,
1.17. 32. maddesinde yer alan “ve aynı Tebliğ’e ekte yer alan Ek-3 eklenmiştir” ibaresinin ve 2018-32/45 sayılı Tebliğ’e eklenen Ek-3 ile,
2. 12/10/2021 tarih ve 31626 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun Kapsamında Alınacak Ücretlere İlişkin Yönetmelik’in iptali istenilmektedir.
Ayrıca, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 4. maddesinin Anayasa’nın 13., 48. ve 73. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ :
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’a İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/45)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:2021-32/62) ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun Kapsamında Alınacak Ücretlere İlişkin Yönetmelik’in 12/10/2021 tarih ve 31626 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi üzerine, davacı tarafından, 14/12/2021 tarihinde Ankara İdare Mahkemesi evrak kaydına giren dilekçeyle dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dairemizin 26/05/2022 tarihli ara kararı ile davacıdan, “dava konusu düzenlemelere istinaden tesis edilen uygulama işlemi bulunup bulunmadığının sorulmasına, varsa uygulama işleminin tarih ve sayısı ile tebliğ tarihi belirtilmek suretiyle gönderilmesinin istenilmesine” karar verilmiştir.
Anılan ara kararı davacı vekili Av. …’a 14/06/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde herhangi bir cevap verilmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay’da altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Aktarılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması hâlinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde ilgililerin uygulama işlemini veya dayanağı olan düzenleyici işlemi ayrı ayrı veya birlikte dava konusu edebilecekleri anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu düzenlemelerin 12/10/2021 tarih ve 31626 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı ve dava dosyasının incelenmesinden söz konusu düzenlemelere dayanılarak davacı adına tesis edilen herhangi bir uygulama işleminin de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerin Resmî Gazete’de yayımlanmasını izleyen altmış gün içerisinde (en geç 13/12/2021 tarihinde) dava açılması gerekirken, 14/12/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme imkânı bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 15/1-b maddesi uyarınca DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3. Ayrıntısı arka sayfada gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 27/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay’da dava açma süresinin altmış gün olduğu; aynı maddenin dördüncü fıkrasında da, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulama işlemi yahut her ikisi aleyhine dava açabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Belirtilen kurala göre, bir düzenleyici işlemin ilanından sonra süresi içinde dava açılabileceği gibi süresinde dava açılmamış olsa bile düzenleyici işlemin uygulanması üzerine tek başına düzenleyici işlemin iptali istemiyle dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır.
Düzenleyici işleme karşı dava açma süresini başlatacak olan “uygulama”, hazırlık sürecini tamamlayarak ilgililer üzerinde hukukî sonuçlarını doğuran kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem niteliğinde olabileceği gibi, bir idari işlemin tesisi için gerekli olan idari sürecin başlangıç ve hazırlık aşamasından nihai aşamasına kadar herhangi bir aşamasında sonuç ve etkilerini gösteren işlem niteliğinde de olabilir. Mevzuat, bir idari işlemin tesisi için hazırlık, ön araştırma, inceleme, soruşturma ve karar alma şeklinde bir idari süreci zorunlu kılıyor ise, bu sürecin başlangıcından nihai kararın verildiği tarihe kadar olan her aşamasında, bir düzenleyici işlemin sonuç ve etkilerini göstermesi ve uygulanması mümkün bulunmaktadır. Böyle bir durumda, düzenleyici işleme karşı, idari işlemin tesisi için gerekli olan idari süreç içinde etki ve sonuçlarını gösterdiği her aşamada ilgililer tarafından dava açılabileceği gibi belirtilen idari sürecin tamamlandığı ve ilgililer üzerinde sonuç doğurduğu tarihten itibaren de süresi içinde dava açılabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, 12/10/2021 tarih ve 31626 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun Kapsamında Alınacak Ücretlere İlişkin Yönetmelik’le (Yönetmelik) yetkili müesseselerin faaliyet izni ve şube faaliyet izni, grup dönüşüm izni, adres değişikliği ve yetkili müessese hisselerinin devrine yönelik izin başvurularında, Yönetmeliğin Ek-1’inde yer alan tabloda belirlenen ücretlerin ödeneceğinin düzenlendiği; Yönetmeliğin Ek-1’inde atıf yapılan bölgelerin ise, 12/10/2021 tarih ve 31626 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’a İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/45)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:2021-32/62) ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ’e eklenen Ek-3 ile belirlendiği; diğer taraftan, 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in dava konusu “Yetkili müessese faaliyet izni” başlıklı 9. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde, A ve B grubu yetkili müesseseler için başvuruda bulunulacak faaliyet bölgesine ilişkin Yönetmeliğin Ek-1’inde belirtilen başvuru ücretinin yatırıldığını tevsik eden belgenin, faaliyet izni almak üzere yapılacak başvuruya ekleneceğinin; 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in “Şube faaliyet izni” başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde, her bir yeni şube için başvuruda bulunulacak faaliyet bölgesine ilişkin Yönetmeliğin Ek-1’inde belirtilen ücretin yatırıldığını tevsik eden belgenin, şube faaliyet izni almak üzere yapılacak başvuruya ekleneceğinin; 2018-32/45 sayılı Tebliğ’in “Hisse devirleri” başlıklı 17. maddesinin yedinci fıkrasında, yetkili müesseselerin hisselerinin devrine yönelik izin başvurularında, Yönetmelik’te bu kapsamda belirlenen ücretin yatırıldığını tevsik eden belgenin eklenmesinin zorunlu olduğunun belirtildiği, bu kapsamda 2018-32/45 sayılı Tebliğ ile Yönetmelik’te yer alan düzenlemelerin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan, 12/10/2021 tarihinde 2021-32/62 sayılı Tebliğ ile gerçekleştirilen değişiklikle yetkili müesseseler için birçok yükümlülük getirilmiş, ayrıca 2018-32/45 sayılı Tebliğ’e eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasında, Bakanlıkça faaliyet izni verilmiş ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla faaliyette bulunan A grubu ve B grubu yetkili müesseselerin, 31/12/2022 tarihine kadar 6. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen A grubu yetkili müesseselerin ödenmiş sermayelerinin 10 milyon Türk Lirası’ndan, B grubu yetkili müesseselerin ödenmiş sermayelerinin ise 5 milyon Türk Lirası’ndan az olmaması yükümlülüğünün, 9. maddenin ikinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen 6. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde öngörülen ödenmiş sermaye miktarının onda birine karşılık gelen tutarın kamu sermayeli bankalardan birine yatırıldığını tevsik eden belge veya kamu/özel sermayeli bankalardan aynı tutarda teminat mektubu alma yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerektiği, söz konusu yükümlülüklerin belirtilen sürede yerine getirmediği tespit edilen yetkili müesseselere, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesini teminen en fazla 90 günlük ek süre verileceği, belirtilen süreler içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen yetkili müesseselerin faaliyet izinleri başka bir uyarıya gerek olmaksızın iptal edileceği düzenlemesine; ikinci fıkrasında, Bakanlıkça faaliyet izni verilmiş ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla faaliyette bulunan ve şubesi veya şubeleri bulunan A ve B grubu yetkili müesseselerin 31/12/2022 tarihine kadar 12. maddenin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde öngörülen her bir şube için 6. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen ödenmiş sermayeye 3 milyon Türk Lirası ilave edildiğine ilişkin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin bir nüshası ve artırılan sermayenin tamamının ödendiğini gösterir bankadan alınacak belge ile her bir şube için şirket adına 14. madde hükümleri kapsamında, bu fıkranın (a) bendinde yer alan ilave ödenmiş sermaye miktarının onda birine karşılık gelen tutarın kamu sermayeli bankalardan birine yatırıldığını tevsik eden belge veya kamu/özel sermayeli bankalardan alınacak aynı tutarda teminat mektubunun şube faaliyet izni almak üzere yapılacak başvuruya eklemesinin zorunlu olduğu, söz konusu yükümlülükleri belirtilen sürede yerine getirmediği tespit edilen yetkili müesseselere, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesini teminen en fazla 90 günlük ek süre verileceği, belirtilen süreler içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyen yetkili müesseselerin faaliyet izinlerinin başka bir uyarıya gerek olmaksızın iptal edileceği düzenlemesine; beşinci fıkrasında, Bakanlıkça faaliyet izni verilmiş ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla faaliyette bulunan A grubu ve B grubu yetkili müesseselerin, şirketin temsili hususunda 01/03/2022 tarihine kadar 15. maddenin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemeye uygunluğu sağlamak zorunda oldukları, söz konusu yükümlülüğü belirtilen sürede yerine getirmediği tespit edilen yetkili müesseselere, bu yükümlülüğün yerine getirilmesini teminen en fazla 90 günlük ek süre verileceği, belirtilen süreler içerisinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen yetkili müesseselerin faaliyet izinlerinin başka bir uyarıya gerek olmaksızın iptal edileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu itibarla, Daire kararında söz konusu düzenlemelere dayanılarak davacı adına tesis edilen herhangi bir uygulama işlemi bulunmadığı ifade edilmiş ve davaya konu düzenleyici işlemlere, Resmî Gazete’de yayımlandıkları tarihten itibaren altmış günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra dava açıldığı belirtilerek davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, 2021-32/62 sayılı Tebliğ ile yetkili müesseselere çok sayıda yükümlülük getirildiği, bu yükümlülüklerin ayrıca bir idari işlem tesis edilmeksizin yetkili müesseseler üzerinde hukukî sonuçlarını doğurduğu, ayrıca 2018-32/45 sayılı Tebliğ’e eklenen Geçici 2. maddeyle, A ve B grubu yetkili müesseseler için bazı yükümlülüklerin yerine getirilmesini için süre verildiği, bu süre sonunda yükümlülüklerin yerine getirilmesini teminen en fazla 90 günlük ek süre verileceği, belirtilen süre içerisinde de yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda yetkili müesseselerin faaliyet izinlerinin başkaca bir uyarıya gerek olmaksızın iptal edileceği, bu kapsamda, dava konusu düzenlemelere ilişkin uygulamaların ayrıca bir işlem tesis edilmeksizin hukukî sonuçlarını doğurduğu ve etkilerini devam ettirdiği, dava tarihi itibarıyla da uygulandığı, bu uygulamalar dışında ayrıca bir uygulama işlemi aranmasının dava açma hakkının engellenmesi sonucunu doğracağı hususu dikkate alındığında, dava konusu düzenlemelerin iptali istemiyle açılan davanın süresinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle süresinde açılan davanın esasının incelenmesine geçilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.