Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4525 E. , 2022/5152 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4525
Karar No : 2022/5152
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Üniversitesi’nde Araştırma Görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, iş akdinin feshedilmesine ilişkin 08/03/2016 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 12.02.2016-08.03.2016 tarihleri arasında göreve gelmediğinin tutulan tutanaklarla sabit olduğu ve danışmanı olduğu öğrenciler tarafından davacı hakkında şikayet dilekçeleri verildiği, davalı idare tarafından, davacı ile iletişime geçildiği ve davacının yaşamış olduğu psikolojik sıkıntıların bilinmesi üzerine davacıya yardım edilmeye çalışıldığı, davacının lehine olacak teklifler sunulduğu ancak davacı tarafından söz konusu teklifleri kabul etmediği anlaşıldığı, davacının, görevine mazeretsiz olarak devam etmediğinin ve yerine getirmesi gereken görevleri yerine getirmediği görüldüğünden, davalı idarece haklı nedenlere dayalı olarak davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, kurul halinde yetki devrinin olup olmadığının ve kararın alınmasında heyetten kaç kişinin katıldığının belli olmaması nedeniyle kararın yok hükmünde olduğu, yetki devri kararının yönetmeliğe aykırı olduğu eksik inceleme ile karar verildiği ileri sürülerek, istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendiktan sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davalı Üniversite bünyesinde 03/09/2013 tarihinde Araştırma Görevlisi olarak göreve başlayan davacının, göreve gelmemesi nedeniyle … tarih ve … sayılı ihtarname çekilerek, göreve gelmeme nedeninin bildirilmesi istenilmiş, davacının herhangi bir bildirimde bulunmamasından sonra davalı idare tarafından, davacının sözleşmesinin … tarih ve … sayılı ihtarname ile feshedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2547 sayılı Kanun ek 5. maddesinin 2. fıkrasında; ”Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.” kuralı yer almıştır.
31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin ”Mütevelli heyet” başlığını taşıyan 20. maddesinin 1. fıkrasında, ”Vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder.” kuralı; aynı maddenin 4. fıkrasında, ”Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.” kuralı; ”Akademik organlar” başlığını taşıyan 21. maddesinde; ”Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisi müdürdür. Rektör ve senatonun dört yıl için seçeceği bir profesör, Üniversitelerarası Kurulun üyeleridir.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları”, idari dava türleri arasında sayılmış, böylece, mahkemelerce idari işlemin yargısal denetimi yapılırken, işlemin mevzuatla belirlenen makam veya merci tarafından tesis edilip edilmediğinin araştırılacağı kurala bağlanmıştır.
Bir kamu görevlisi, kurul ya da organın idare adına karar verebilme ve işlem tesis edebilme gücü olarak tanımlanan yetki, idari işlemin kurucu unsuru olup, yargısal denetim yapılırken ilk önce işlemin yetki unsurunun hukuka uygun olup olmadığı incelenmektedir. Bir kişi, kurul ya da organın herhangi bir idari işlem bakımından yetkili kabul edilebilmesi için hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş yani yetkilendirilmiş olması gereklidir. İdare hukukundaki kanunilik ilkesi gereğince, bir hukuk kuralı ile verilmeyen yetki kullanılarak tesis edilen işlem, hukuka aykırı olacaktır.
Yargı mercilerince yetki unsurunda sakatlık tespit edildiği takdirde işlemin diğer unsurlar bakımından incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bununla birlikte yetki unsuru, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, idari yargı mercileri, kanun yolu incelemeleri dahil, davanın hangi safhası olursa olsun yetki unsurunda sakatlık tespit ettikleri takdirde işlemin iptaline karar vermek zorundadırlar.
2547 sayılı Kanun uyarınca; vakıf üniversitelerinde öğretim elemanları ve diğer personelin sözleşmelerinin, atamalarının ve görevden alınmalarının mütevelli heyetince yapılacağı, mütevelli heyetinin yetkilerini vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde devredebileceği açıktır.
Vakıf yükseköğretim kurumlarının ulusal yükseköğretim sisteminin önemli bir parçası olduğu, bu kurumlarda tüzelkişiliği temsile yetkili ve en yüksek karar organı olarak tanımlanan mütevelli heyetlerinin, kurumun amaç ve politikalarının oluşturulması, kurumsal bağımsızlığının ve akademik özerkliğinin korunması, sunduğu hizmetlerin düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi misyonuna sahip olması nedeniyle üye oluşumunda çeşitlilik ve kalite, fiilen etkin bir şekilde işlemesi, istişari yönünün güçlü olması gibi nitelikleri bünyesinde bulundurmasının sağlıklı bir işleyiş için kaçınılmaz olduğu tartışmasızdır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Davalı … Üniversitesi Mütevelli Heyeti’nin … tarih ve … sayılı kararı ile Araştırma Görevlisi …’un 07/03/2016 tarihine kadar ihtarnameye resmi cevap vermemesi halinde iş akdinin feshedilmesine, fesihle ilgili her türlü iş ve işlemleri yerine getirmek üzere Üniversite Rektörü Prof. … ve Genel Sekreter …’a yetki verildiği, davacı tarafından ihtarnameye cevap verilmemesi üzerine, Genel Sekreter tarafından İstanbul 39. Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye numarasına kayden çekilen ihtarname ile davacının iş akdinin feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda; yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden, mütevelli heyetin en yüksek karar organı olduğu, yetkilerini vakıf yükseköğretim kurumu yöneticisi olan rektöre uygun gördüğü ölçüde devredebileceği görülmektedir.
Bu durumda; sözleşmenin feshedilmesine ilişkin işlemin, ilgili mevzuat uyarınca davalı üniversite mütevelli heyeti tarafından alınacak bir karar veya bu heyetin yetkisini devretmek suretiyle yetkilendirdiği üniversite yöneticisi olan Rektör tarafından yapılması gerekmekte olup, Genel Sekreter tarafından tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.