Danıştay Kararı 4. Daire 2019/7181 E. 2022/5184 K. 27.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/7181 E.  ,  2022/5184 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/7181
Karar No : 2022/5184

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Tarım Ticaret Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirket tarafından, 2012 yılı ticari kayıtlarının satışını gerçekleştirdiği gayrimenkul satış bedellerinin katma değer vergisi matrahına ilave edilmemesi yönünden incelenmesi neticesinde hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca bulunan matrah farkı üzerinden re’sen tarh edilen 2014/12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … sayılı Vergi İnceleme Raporu’nun incelenmesi neticesinde, 2012 yılı katma değer vergisi matrahını etkileyen temelde iki hususun bulunduğu, davacı şirketin beyan ettiği, 2010-2011 yılı katma değer vergisi beyanlarının, 2009 yılından devreden katma değer vergisinin daha düşük olarak tespit edildiği iddiası ile yeniden düzenlenmesi ve 2011 yılından 2012 yılına devreden katma değer vergisi indiriminin davacının beyan ettiği gibi 218.020,59 TL değil, 118.428,60 TL olduğu, davacı şirketin, 2012 yılında gerçekleştirdiği gayrimenkul satışlarının bir kısmının hiç fatura edilmemesi, bir kısmının 2014 yılında fatura edilmesi sebebiyle 2012 yılı katma değer vergisi matrahının eksik beyan edildiği, uyuşmazlığın çözümü bu iki hususun açıklığa kavuşturulmasına bağlı olduğu, öncelikle davacının zaman aşımı iddiasına itibar edilmediği, davacı şirketin beyan ettiği, 2010-2011 yılı katma değer vergisi beyanlarının, 2009 yılından devreden katma değer vergisinin daha düşük olarak tespit edildiği iddiası ile yeniden düzenlenmesi ve 2011 yılından 2012 yılına devreden katma değer vergisi indiriminin davacının beyan ettiği gibi 218.020,59 TL değil, 118.428,60 TL olması hakkında; dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden davacı şirket hakkında, 2009 yılı kurumlar vergisi, kurumlar geçici vergisi ve katma değer vergisi yönünden re’sen tarhiyat yapıldığı, vergi/ceza ihbarnamelerinin davacı şirket temsilcisinin bizzat kendisine 03/11/2015 yılında tebliğ edildiği, UYAP kayıtlarının tetkikinden, söz konusu tarhiyatlara karşı dava açılmadığı görüldüğünden dava konusu cezalı tarhiyatın devreden katma değer vergisinden kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık görülmediği, davacı şirketin, 2012 yılında gerçekleştirdiği gayrimenkul satışlarının bir kısmının hiç fatura edilmemesi, bir kısmının 2014 yılında fatura edilmesi sebebiyle 2012 yılı katma değer vergisi matrahının eksik beyan edilmesi hakkında; 2012 yılı katma değer vergisi matrahı incelemesini içeren dava konusu tarhiyata dayanak … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu’nun incelenmesinden, alıcı beyanları, davacı şirketin düzenlediği faturalar, şirket temsilcisi nezdinde tutulan vergi inceleme tutanağı, şirket temsilcisinin beyanlarının esas alınması suretiyle matrah farkının hesaplanması hukuken geçerli deliller esas alınmak suretiyle yapılan vergilendirmede hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan somut olayda tekerrür uygulamasının yasal koşulları dava konusu olayda gerçekleşmediğinden dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, vergi ve cezanın zaman aşımına uğradığı, vergi inceleme raporunda somut tespitlere yer verilmediği, dava dışı …’a yapılan devrin satış olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu hususa ilişkin olarak herhangi bir delile dayanılmadığı, taleplerinin istinaf aşamasında incelenmediği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, vergi suçu işleyip cezası kesinleşen bir mükellefin, kesinleşme tarihinden sonra aynı takvim yılı içerisinde aynı suçu tekrarlaması durumunda vergi cezasının ağırlaştırılarak uygulanmamasının tekerrür müessesesinin amacına aykırı olacağı, olayda vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrürün şartlarının gerçekleştiği, vekâlet ücreti takdirinde 1.210,00 TL vekâletin davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesine iki kez karar verildiğinden anılan yanlışlığın giderilmesi gerektiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının tekerrüre ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Olayda, Vergi Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilerek iki kez davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından Vergi Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan vekâlet ücretine ilişkin söz konusu maddi hatanın düzeltilmesi suretiyle temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu’nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re’sen hükmedileceği düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar” başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanmasına karar verileceği hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilerek iki kez davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Bu durumda, sehven davacı lehine iki kez avukatlık ücretine hükmedilmesinin, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında olduğu dikkate alındığında, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasından ”1.210,00 TL ücreti vekâletin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibaresi çıkartılmak ve ”Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen 1.210,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle ”davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine” dair Vergi Mahkemesi kararına taraflarca yöneltilen istinaf başvurularının reddine ilişkin temyize konu kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Temyizen incelenen karar belirtilen haliyle usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm fıkrasında ikinci kez yer alan … TL ücreti vekâletin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin ”Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.