Danıştay Kararı 10. Daire 2022/1709 E. 2022/4161 K. 27.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/1709 E.  ,  2022/4161 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/1709
Karar No : 2022/4161

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

2- … Odası
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından, davalı idareler ile aralarında imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün Tip Sözleşmesi’nin 3.7. maddesinde yer alan “Bölge Eczacı Odaları tarafından hizmetin yürütümü için gerekli olan katkı payı, bu sistemin işleyişi için yapılan masrafları geçmeyecek şekilde TEB Merkez Heyeti tarafından belirlenir. Bölge Eczacı Odaları üçer aylık dönemlerde sistemin gelir ve giderlerini gösteren belgeleri TEB aracılığıyla Kuruma rapor eder.” ibaresinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, gereği görüşüldü;
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı görevsizlik kararı ile Danıştay’a gönderilen dava dosyasında, davalı idarelerin savunmalarının geldiği görülmekle, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelendi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun’un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği hükmü getirilmiştir.
Dava dilekçesi ile savunmaların incelenmesinden; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Türk Eczacıları Birliği arasında Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol’ün 25/09/2020 tarihinde imzalanarak 01/10/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği, anılan Protokol’ün 9.1. maddesine göre, Protokol’ün süresinin 4 yıl olup, 01/10/2024 tarihine kadar geçerli olduğu, anılan Protokol uyarınca Antalya ilinde faaliyet göstermekte olan Semt Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olan davacının 14/10/2020 tarihinde sözleşme yenilenmesi talebinde bulunduğu ve davacı ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Antalya Onuncu Bölge Eczacı Odası arasında “2020 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol” başlığı altında 01/10/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “Sosyal Güvenlik Kurumu ile Eczacı Arasında İmzalanacak Tip Sözleşme”nin imzalandığı, davacı tarafından anılan Tip Sözleşme’nin 3.7. maddesinde yer alan “Bölge Eczacı Odaları tarafından hizmetin yürütümü için gerekli olan katkı payı, bu sistemin işleyişi için yapılan masrafları geçmeyecek şekilde TEB Merkez Heyeti tarafından belirlenir. Bölge Eczacı Odaları üçer aylık dönemlerde sistemin gelir ve giderlerini gösteren belgeleri TEB aracılığıyla Kuruma rapor eder.” ibaresinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı görülmektedir.
Davaya konu Tip Sözleşme incelendiğinde, bu Sözleşme’nin, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliğinin ortaklaşa imzaladıkları 2020 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol esaslarına uygun olarak hizmet sunulması amacıyla yapıldığı, Sözleşme’nin 1 sayılı ekinde (Ek-1) Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol’ün bulunduğu, davacı tarafından her ne kadar Tip Sözleşmenin 3.7. maddesinin dava konusu edildiği iddia edilmekte ise de, özü itibarıyla dava konusu edilen hükmün anılan Sözleşmenin eki olan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol’ün 3.7. maddesi olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, UYAP üzerinden yapılan incelemede, davacı eczacı tarafından 10/08/2021 tarihinde Türk Eczacıları Birliği ve Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine açılan Dairemizin E:2021/5019 sayılı dava dosyasında, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ile Türk Eczacıları Birliği arasında 25/09/2020 tarihinde imzalanan Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol’ün 3.7. maddesinde yer alan “Bölge Eczacı Odaları tarafından hizmetin yürütümü için gerekli olan katkı payı, bu sistemin işleyişi için yapılan masrafları geçmeyecek şekilde TEB Merkez Heyeti tarafından belirlenir. Bölge Eczacı Odaları üçer aylık dönemlerde sistemin gelir ve giderlerini gösteren belgeleri TEB aracılığıyla Kuruma rapor eder.” ibaresinin iptali istemiyle dava açıldığı, anılan davanın halen derdest olduğu görülmektedir.
Buna göre, davacı tarafından Protokol hükmünün mü, yoksa Tip Sözleşme hükmünün mü dava konusu edildiği anlaşılamadığından ve Tip Sözleşme’nin 3.7. maddesinin esasen Protokol’ün 3.7. maddesi olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu edilen düzenlemenin açık ve net olarak ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, dava konusu edilen düzenlemenin açıkça belirtilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle yeniden dava açılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE, aynı Kanun’un 15. maddesinin beşinci fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına, davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kullanılmayan 97,70 TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.