Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2019/3977 E. , 2022/3380 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/3977
Karar No : 2022/3380
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Nakliye Tahmil Tahliye Gıda İnşaat Taahhüt Turizm Akaryakıt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karayolu ile şehirlerarası yük taşımacılığı faaliyeti ile iştigal eden davacı adına, araç satışları karşılığında elde ettiği bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılının Ekim ila Aralık dönemleri için re’sen salınan katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezası cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından beyan edilen araç satış tutarları ile tarhiyatın dayanağı olan vergi inceleme raporunda tespit edilen rayiç bedel tutarları arasında %5 ila %26,4 (ortalama %14,3) oranında değer farkı olduğu dikkate alındığında, davacı adına hasılat farkından dolayı tarhiyat yapılabilmesi için 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 27. maddesinin 2. fıkrasında aranılan satış bedelinin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olması şartının dava konusu olayda gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, öte yandan, davaya konu 52 adet çekici araç satışının bir yıl içinde birbirine yakın tarihlerde gerçekleşmesinin, söz konusu satışların davacının ekonomik kriz içinde olması sebebiyle yapıldığı iddiasını destekler nitelikte olduğu gibi araçların kısa süre içinde satılması zorunluluğunun da davacının piyasada rayiç bedel karşılığında alıcı bulmasını güçleştireceği, ayrıca araç satışına ilişkin satış bedelinin gerçekliği ile ilgili olarak alıcı ve satıcı nezdinde veya ödemeye ilişkin banka hesapları üzerinde herhangi bir inceleme ve araştırma da gerçekleştirilmediğinden araç satışlarının emsal bedeline göre bariz bir şekilde düşük olduğundan bahisle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket hakkında tanzim olunan vergi inceleme raporunda, 52 adet çekici aracını tespit edilen piyasa fiyatı rayicine göre düşük bedelle satmak suretiyle bir kısım hasılatını kayıt dışı bıraktığının tespit edildiği, piyasa rayiç bedelinin tespitinde tarhiyata konu araçlara benzer özelliklere sahip araçlarla ilgili olarak ikinci el araç alım ve satımına ilişkin web sitelerinden ve bahse konu araçların ilk satıcısı konumundaki firmalardan, araçların ortalama piyasa fiyatlarına ilişkin elde edilen değerlerin dikkate alındığı, söz konusu araçlara ait kaza tespit tutanaklarında belirtilen kazaların araçta dorse bağlı iken şehir içinde ve çoğunlukla temasın dorsede olması sebebiyle çekicinin kıymetini önemli derecede düşürecek nitelikte olmadığının tespit edildiği, araçların satışına ilişkin olması gereken rayiç satış bedelinin davacı şirket lehine tespit edilen en düşük fiyat baz alınarak belirlendiği dolayısıyla yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.