Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5595 E. , 2022/4307 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5595
Karar No : 2022/4307
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrolitik Bakır Mamulleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde düzenlenen, vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi gereğince, 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5’i olan 501.773,94-TL’nin ödenmesi gereken kurumlar vergisi üzerinden indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen beyannameye istinaden tahakkuk eden kurumlar vergisinin iadesi talebiyle yapılan başvurusunun reddine dair işlemin iptali ile 501.773,94-TL’nin iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2015/Kasım, 2017/Mayıs, Ekim, Aralık dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi, 2015/Ocak, Nisan, Haziran, 2016/Haziran, Kasım, Aralık, 2017/Şubat, Mayıs, Haziran, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, 2017/Temmuz-Eylül dönemine ilişkin geçici vergi, 2015/Şubat, 2017/Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin damga vergisi, 2015/Aralık dönemine ilişkin özel tüketim vergisi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergiler açısından, davalı idarece, vergilerin kanuni süresinden sonra ödendiği ifade edilmiş olmasına karşın, davacı tarafından anılan vergilere ilişkin olarak en geç kanuni ödeme süresinde daha önceki katma değer vergilerinden doğan iade alacaklarından mahsuben iade talebinde bulunulduğuna ilişkin belgelerin sunulduğu, davalı idarece davacının mahsuben iade talebinin yerine getirilmediğine ilişkin bir açıklamada bulunulmadığı; 2016 yıl kurumlar vergisi, 2015/Ağustos, 2015/Ocak, Temmuz dönemleri özel tüketim vergisi beyannameleri üzerine tahakkuk eden maktu damga vergileri açısından, beyannamelerin davacı tarafından kanuni süresinde verildiği, 2016 yılı kurumlar vergisinin kanuni süresinde ödendiği, 2015/Ağustos, 2015/Ocak, Temmuz dönemleri özel tüketim vergisi beyannamelerinin matrahsız verilmesi nedeniyle özel tüketim vergisi tahakkuk etmediği, bu beyannamelerden kaynaklanan maktu tutardaki damga vergisinin kanuni süresinden sonra ödendiği; 2017/Temmuz dönemine ilişkin muhtasar beyanname açısından ise; anılan döneme ilişkin muhtasar beyannamenin en son 23/08/2017 tarihinde verilmesi gerekirken 24/08/2017 tarihinde verildiği, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde yer verilen indirimin hesaplanacağı yıla ait beyannamelerin kanuni süresinde verilme şartının ihlal edildiği, bu nedenle davacının söz konusu indirimden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 2015/Kasım, 2017/Mayıs, Ekim, Aralık dönemlerine ilişkin gelir (stopaj) vergisi, 2015/Ocak, Nisan, Haziran, 2016/Haziran, Kasım, Aralık, 2017/Şubat, Mayıs, Haziran, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, 2017/Temmuz-Eylül dönemine ilişkin geçici vergi, 2015/Şubat, 2017/Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin damga vergisi, 2015/Aralık dönemine ilişkin özel tüketim vergisinin ödenmesi için yasal süresi içerisinde davacının mahsup talebinde bulunması sonucunda anılan vergiler yönünden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinde yer alan indirim hakkından yararlanabilmek için şartların ihlal edilmediği yolundaki Mahkemenin tespiti ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; 2017/Temmuz dönemine ilişkin muhtasar beyanname açısından ise, anılan döneme ilişkin muhtasar beyannamenin en son 23/08/2017 tarihinde verilmesi gerekirken kanuni süresi geçtikten sonra, 24/08/2017 tarihinde verildiği, tahakkuk eden gelir (stopaj) vergisinin ise yasal süresi içerisinde ödendiğinin görüldüğünden, vergisel yükümlülüklerin düzenli olarak yerine getirilmesi için mükelleflerin teşviki ve ödüllendirilmesi amacıyla getirilen yasal düzenlemenin amacı ve davacının iradesinin tahakkuk eden vergiyi vadesinde ödeme yönünde olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 24/08/2017 tarihinde süresinden sonra beyanname verdiği, Kanun’un iade için aradığı şartın gerçekleşmediği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, … tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.