Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3620 E. , 2022/3462 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3620
Karar No : 2022/3462
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
… Başkanlığı
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2007 yılının Ocak ilâ 2008 yılının Temmuz dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, sigorta şirketi olmayıp sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacının banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olmadığının açık olması karşısında, olayda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 118. maddesinin 2. fıkrasında tanımlanan ve vergilendirme hatası olarak kabul edilen “mükellefiyette hata”nın varlığının kabulü zorunlu olduğundan şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; faiz istemi yönünden ise bozma kararı üzerine, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da yer alan düzenlemeler uyarınca tahsil edilen tutarın yasal faiziyle davacıya iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile ödenen tutarın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözleşme yapma ve prim tahsil etme yetkisi bulunan davacının banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olduğu, olayda açık bir vergi hatasının bulunmadığı, iade edilecek vergiler üzerinden faiz hesaplanması gerektiğine dair vergi kanunlarında herhangi bir düzenlemenin yer almadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun’un 50. maddesinin 4. fıkrasında, “Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır.” hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 29/03/2019 tarih ve E:2014/695, K:2019/2146 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, temyize konu kararın vergilerin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrası da usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının da bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.