Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2753 E. , 2022/4327 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2753
Karar No : 2022/4327
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul satışından elde ettiği ticari kazancını beyan etmediğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen tarh edilen 2016 yılı gelir vergisi ile 2016/Nisan-Haziran ve Ekim-Aralık dönemlerine ait geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; CİMER’e yapılan şikayet üzerine, gayrimenkul alan-satan sorgulama ekranından … ada … parselde bulunan taşınmazın 06/04/2016 tarihinde 25.000 TL bedelle …’tan satın alınarak 02/12/2016 tarihinde 456.000 TL bedelle …’a satışının yapıldığı, … ada … parselde bulunan taşınmazın ise 05/06/2009 tarihinde 38.000 TL’ye …’dan satın alınarak 04/04/2016 tarihinde 95.500 TL’ye …’a satışının yapıldığının anlaşıldığı, davacı nezdinde düzenlenen 16/02/2016 tarihli ifade tutanağına istinaden geçmişe dönük olarak 01/01/2014 tarihi itibariyle re’sen kendine ait gayrimenkulün alınıp satılması faaliyetinden dolayı mükellefiyet açıldığı, takdir komisyonu tarafından 2013 yılı kira gelirlerinin emsal kira bedeli yönünden değerlendirileceği belirtilerek mükellefiyet başlangıç tarihinin re’sen 01/01/2013 tarihi olarak değiştirildiği olayda; davacının satış yaptığı alıcıların ifadesine başvurulmamakla birlikte ticari organizasyona dair herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamış olması, gayrimenkul alım satım işlerinin ticari faaliyet olup olmadığına ve davacının ekonomik durumu da dikkate alınarak faaliyetin şahsi ihtiyaç kapsamına dair inceleme aşamasında somut hiçbir değerlendirme yapılmadan ortada ticari bir organizasyonun varlığından ve sürekliliğinden bahsedilmesinin mümkün bulunmaması ve ayrıca söz konusu taşınmaz satışlarının edinme tarihleri ve edinme şekilleri itibarıyla devamlılık unsuruna ve ticari bir girişim gayesi bulunduğuna karine teşkil etmemesi karşısında, davacının taşınmaz alım satım işini ticari organizasyon içerisinde devamlı surette yaptığı yönünde vergilendirme yönünden esas alınabilecek yeterli ve somut tespit bulunmaksızın davacının gerçekleştirdiği tespit edilen gayrimenkul satışlarının ticari faaliyet olarak nitelendirilmesi suretiyle 2016 yılı için salınan vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergide hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2013 yılından bu yana birden fazla gayrimenkulün aynı kişiye farklı tarihlerde veya farklı kişilere aynı tarihte satılması veya birbirini izleyen yıllarda satılması durumunda yapılan satışların devamlı olarak gayrimenkul alım-satım işiyle uğraşıldığına dair karine teşkil edeceğinin açık olduğu, bu kapsamda dava konusu tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.