Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/6018 E. , 2022/4312 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6018
Karar No : 2022/4312
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, satışını yaptığı taşınmaz bedellerinin tapu kayıtlarında eksik gösterildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2015 /Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin tapu harcı ile tapu harcının %25’inin üç katı oranında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından 2015 yılında satışı yapılan taşınmazların gerçek satış bedellerini tespit etmek amacı ile vergiyi doğuran olayla ilişkisi doğal ve açık bulunan alıcıların ifadesine başvurulduğu, … Köyü … ada, … no’lu parsel ve … ada, … no’lu parsellerde yer alan arsa vasfındaki taşınmazlar dışında kalan taşınmazlar için alıcıların ifadeleri ve banka hesap hareketleri dikkate alınmak suretiyle tespit edilen gerçek satış bedeli ile tapuda beyan edilen satış bedeli arasındaki fark esas alınmak suretiyle tarh edilen tapu harcında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından 2015 yılında satışı yapılan … Köyü … ada, … no’lu arsa vasfındaki parselin alıcısı olan … Petrol Limited Şirketine ifadeye çağrı mektubu gönderilmesine rağmen bilgi verilmemesi üzerine, davacının kanuni temsilcisi ve yöneticisi olduğu şirketin banka hesap hareketleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, satış tarihinden 4 gün sonra alıcı şirket tarafından, tapuda beyan edilen satış tutarı olan 89.000,00-TL den çok daha yüksek bir meblağın (4.527.100,00-TL) davacının kanuni temsilcisi ve yöneticisi olduğu şirketin banka hesabına gönderildiğinin anlaşıldığı, … Odasından söz konusu taşınmazın 2015 yılı tahmini m2 birim fiyatının istendiği, verilen cevapta tahmini m2 birim fiyatının 1.000,00-TL olarak belirtilmesi üzerine yüzölçümü 6.446,62 m2 olan taşınmazın gerçek değerinin 6.446.620,00-TL olduğunun tespiti üzerine banka kanalıyla yapılan para transferinin satışı yapılan taşınmaza ilişkin olduğu kabul edilerek transfer tutarı üzerinden matrah hesabının yapıldığı anlaşılmış olup taşınmazın konumu, büyüklüğü, banka kanalıyla yapılan para transferinin tutarı göz önüne alındığında, beyan edilen satış bedelinin hayatın olağan akışına ve ticari icaplara uygun olmadığı sonucuna varıldığından banka kanalıyla yapılan havale tutarı gerçek satış bedeli olarak kabul edilmek suretiyle tespit edilen satış farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından 2015 yılında satışı yapılan … Köyü … ada, … no’lu arsa vasfındaki parselin alıcısına gönderilen ifadeye çağrı mektubu üzerine alıcı … tarafından yazılı olarak beyanda bulunmak suretiyle, taşınmazın, tapuda beyan edilen tutar olan 11.000-TL üzerinden alındığı belirtilmiş ise de, konum olarak birbirine çok yakın olan … Köyü … ada, … no’lu arsa vasfındaki parsel ile … ada, … no’lu arsa vasfındaki parsel arasında ticari icaplara uygun olmayacak derecede fiyat farkının olması nedeniyle … Odasından söz konusu taşınmazın 2015 yılı tahmini m2 birim fiyatının istendiği, verilen cevapta tahmini m2 birim fiyatının 500,00-TL olarak belirtilmesi üzerine yüzölçümü 793,55 m2 olan taşınmazın gerçek değerinin 396.775,00-TL olduğunun tespiti üzerine mükellef lehine hareket edilmek suretiyle tespit edilen tutar %30 oranında düşürülerek 277.742,00 TL üzerinden matrah hesabının yapıldığı anlaşılmış olup taşınmazın konumu, oldukça yakınındaki … ada, … no’lu arsa vasfındaki parselin 1 aydan daha kısa bir süre zarfında çok daha yüksek bir fiyata satılması göz önüne alındığında, beyan edilen satış bedelinin hayatın olağan akışına ve ticari icaplara uygun olmadığı sonucuna varıldığından yapılan araştırma üzerine tespit edilen tutar gerçek satış bedeli olarak kabul edilmek suretiyle tespit edilen satış farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu tapu harcı tutarı üzerinden %25 oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan vergi ziyaı cezaları hakkında ise; davacının, satışını yaptığı taşınmazların gerçek satış bedelini düşük göstermek suretiyle eksik tapu harcı alınmasına sebebiyet verdiği yukarıda yapılan tespitler neticesinde anlaşıldığından vergi ziyaına sebebiyet vermesi nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 63. maddesindeki özel düzenleme gereğince tarh edilen tapu harcı tutarları üzerinden %25 oranında vergi ziyaı cezası uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı adına %25 oranını aşan tutarda kesilen vergi ziyalarına gelince; her ne kadar, davacı tarafından defter ve belgelerin süresi içerisinde vergi incelemesine ibraz edilmediği gerekçesiyle davacı adına tarh edilen tapu harcı tutarları üzerinden %25 oranı uygulamak suretiyle 3 kat vergi ziyaı cezası kesilmiş ise de; idarece tapu harcına konu matrahın alıcı ifadeleri, banka hesapları ve piyasa araştırması neticesinde tepsit edildiği görülmüş olup, yukarıda anılan Harçlar Kanunu’nun 63. madddesi uyarınca, tapuda beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespiti halinde aradaki farka isabet eden harcın re’sen veya ikmalen tarh edileceği ve bu surette tarh edilecek tapu harcının 213 sayılı Kanun’da yer alan vergi ziyaı cezası %25 nispetinde uygulanacağından, %25 nispetini aşan tutarda kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, tapu harcı ve tapu harcının %25’i oranında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine, %25 oranını aşan tutarda kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının istinaf başvurusuna konu kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi incelemesinin eksik yapıldığı, defter belge isteme yazısının elden tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, yurtdışında yaşadığı için konsolosluk aracılığıyla tebliğ yapılmasının gerektiği, tarhiyatın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacı istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.