Danıştay Kararı 4. Daire 2019/432 E. 2022/5210 K. 27.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/432 E.  ,  2022/5210 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/432
Karar No : 2022/5210

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Deri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili için kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı borçlarla ilgili asıl borçlu şirket hakkında mahkeme kararı uyarınca hesaplanacak vergi ve cezaların bildirilmesi için iki no’lu ihbarnamelerin düzenlenmediği, dolayısıyla tahakkuk eden, fakat henüz vadesi gelmeyen davaya konu vergi ve cezaların usulüne uygun bir şekilde kesinleştiği ve tahsil edilebilir safhaya geldiğinin ispat edilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının 15/05/2005 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilân ile ortaklık ve kanuni temsilcilik görevinin sona erdiği, … Deri San. Tic. Ltd. Şti.nin 2004 yılına ait defter ve belgelerinin istenilmesine dair yazının 05/11/2009 tarihinde şirketin yeni müdürü …’ın ikametgah adresinde eşi …’a tebliğ edildiği, bu tebliğe rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi üzerine şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda; şirketin katma değer vergisi indirimlerinin reddedilerek ödenecek vergi çıkan dönemler için vergi ziyaı cezalı tarhiyat ve özel usulsüzlük cezası kesilmesinin önerildiği, yapılan tarhiyatlara karşı …Vergi Mahkemesinde açılan davada, Mahkemece …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla davanın reddedilmesi üzerine, amme alacağının tahsili amacıyla öncelikle asıl şirket adına düzenlenen 2 numaralı ihbarnamelerin ve ödeme emirleri şirkete tebliğ edilmesine rağmen asıl borçlu şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ve mal bildiriminde bulunulmadığı, asıl borçlu şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında da herhangi bir malvarlığına rastlanılmadığı, bunun üzerine söz konusu amme alacağının tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10.maddesine istinaden kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, 213 sayılı Kanun’un 10. maddesinde kanuni temsilci için öngörülen sorumluluk kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan, dayanağı vergi borcu olan kamu alacağının, kanuni temsilcinin yasa ile kendisine yüklenen ödevleri yerine getirmemesinden doğmuş bulunmasının gerektiği, olayda ise sorumluluğun defter ve belgelerin ibrazının istendiği 2009 yılındaki şirketin yeni müdüründe olduğu, dolayısıyla borcun doğmasına neden olan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi fiilini davacının işlemediği ve söz konusu borç nedeniyle davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibine yasal olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. İstinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca dava konusu ödeme emri içeriği borçlardan sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.