Danıştay Kararı 4. Daire 2019/8846 E. 2022/5185 K. 27.09.2022 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2019/8846 E.  ,  2022/5185 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2019/8846
Karar No : 2022/5185

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, …Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden, anılan şirketin sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle, 213 sayılı Kanun’un 344/2. maddesi uyarınca 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacının iş ve işlemlerini yürütmek üzere vekâletnamesi olduğu …Alüminyum San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin sahte fatura düzenleme organizasyonunda bulunup bulunmadığı, davcının sahte fatura düzenleme fiiline iştirak edip etmediği uyuşmazlığın özünü oluşturduğundan, anılan şirket hakkındaki tespitleri içeren raporun irdelenmesi gerektiği, söz konusu vergi tekniği raporunda yer alan tespitlere göre gerçek anlamda ticari faaliyetinin bulunmadığı, münhasıran sahte fatura ticareti ile iştigal ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacının …Alüminyum San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin iş ve işlemlerini yürütmek üzere vekâletnamesinin bulunması, şirketin kuruluşundan itibaren tüm iş ve işlemlerinin davacı tarafından yapılması, şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda bahsi geçen ve ilgili şirketin kanuni temsilcisi olan şahsın hasta olması, davacının sahibi olduğu bu vekâletnamenin yalnızca şirketin rutin işlemlerini yapmak maksadı ile verildiği ve bu sebeple şirketin sahte belge düzenleme fiilinden sorumlu tutulamayacağı iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olması karşısında; davacının sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiği anlaşıldığından dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, itiraz nedenlerinin ilk derece ve istinaf aşamasında dikkate alınmadığı, ceza kesmede asıl mükellefin bağlı bulunduğu yer vergi dairesinin yetkisinin bulunmadığı, asıl sorumluluğun şirketin temsilcisinin ve kardeşlerinin üzerinde olduğu, daha sonradan sorumluluktan kurtulmak için sağlık raporu alındığı ve şirket yetkilisinin kısıtlandığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.