Danıştay Kararı 6. Daire 2020/5265 E. 2022/8074 K. 26.09.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/5265 E.  ,  2022/8074 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/5265
Karar No : 2022/8074

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Merkez, … Köyü, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana yönelik Osmaniye Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile Osmaniye Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı arasında ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı arasında plan kademelenmesi açısından ölçekler arası tutarlılığın sağlandığı, dava konusu taşınmazda öngörülen yeşil alan (park alanları), ibadet (cami) alanı ve spor tesis alanının şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve kentsel ihtiyaçlar açısından uygun olduğu, davacının dava konusu imar planlarına yönelik itirazlarının imar uygulaması sürecinde çözümlenebilecek itirazlar olduğu, ancak dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda öngörülen eğitim tesis alanının (anaokulu) alansal büyüklük ve ulaşım sistemi içerisindeki konumu nedeniyle şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı, kentsel ihtiyaçlar ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığı, ayrıca semt merkezi içerisinde öngörülen 12 ve 15 metre enkesitli taşıt yolları yönünden yapılan değerlendirmede, bu yolların fiili zorunluluk ve bilimsel, nesnel ve teknik yönden herhangi bir gerekçe olmamasına rağmen taşıt yolu olarak planlandığı, dolayısıyla dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonlarının bahsedilen bu iki husus yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu imar planı revizyonlarının plan kademelenmesi ilkesi doğrultusunda gerçekleştirildiği, revizyonla dava konusu taşınmaza getirilen yeşil alan, ibadet alanı, eğitim tesis alanı ve spor tesis alanı kullanımlarının yer seçimi ve konumunun kentsel ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak belirlendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Osmaniye ili, Merkez, … Köyü, … ada, … parsel sayılı tarla vasıflı 42.362,58 m2’lik taşınmazın Osmaniye Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuyla yüksek yoğunluklu gelişme konut alanı, park ve yeşil alan, spor alanı, ibadet alanı, eğitim alanı, ticaret alanı, otopark alanı ile 20, 15 ve 12 metrelik imar yoluna, yine Osmaniye Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonuyla TAKS:0,30, KAKS:1,50 Yençok:serbest yapılaşma koşullu konut alanı, E:1,00 Yençok:serbest yapılaşma koşullu cami alanı, park alanı, E:0,50 Yençok:serbest yapılaşma koşullu spor tesisi alanı, E:1,00 Yençok:serbest yapılaşma koşullu anaokulu alanı, E:1,00 Yençok:serbest yapılaşma koşullu ticaret alanı, otopark alanı ile 20, 15 ve 12 metrelik taşıt yoluna alındığı, bu kararlara karşı davacı tarafından taşınmazının her iki tarafında oluşturulan yeşil alanın kaldırılması ve düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinden en az yüzde 60’ının konut alanı olacak şekilde imar planlarının yeniden düzenlenmesi talebiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan şeklinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “İmar Planı Değişiklikleri” başlıklı 26. maddesinin 6. fıkrasında, “İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde:
a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz.
b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır.
c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz.
ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez.
d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda öngörülen yeşil alan, ibadet alanı ve spor tesis alanının yer seçimi, konum ve alansal olarak büyüklüklerinin şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve kentsel ihtiyaçlar açısından uygun olduğu, eğitim tesis alanının (anaokulu) da yer seçimi ve konum açısından uygun olmakla birlikte dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda yaklaşık 4.910 m2’Iik alana sahip olacak şekilde planlandığı, bu alanın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği Ek-2 tablosunda anaokulu alanı için öngörülen 1.500 m2-3.000 m2 arası asgari alan büyüklüğü standardının üzerinde olduğu, bölgede yaşayacak nüfus yoğunluğu ve azami yürüme mesafeleri dikkate alınarak, 4.910 m2’lik alana sahip 1 adet anaokulu planlanması yerine, her biri mevzuatta belirtilen en az 1.500 m2 alana sahip 3 adet veya her biri 2.455 m2 alana sahip 2 adet anaokulu alanı planlanmasının şehircilik ilkeleri açısından eşitliği koruyucu bir yaklaşım olacağı, ayrıca anaokulunun kullanıcıları olan çocukların yaş grubu dikkate alındığında can güvenliği açısından girişinin yaya yolu olarak planlanmış olan bir yol üzerinde bulunmasının ve imar planında anaokulu alanı planlanırken bu kullanımın en azından bir cephesinden yaya yoluna cepheli olmasının gerektiği ancak alanda planlanmış olan anaokulunun 4 cephesinden de taşıt yolu olarak öngörülmüş olan imar yollarına cepheli olduğu, bu nedenle revizyon imar planlarının bu noktada şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı, kentsel ihtiyaçlar ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olmadığı, semt merkezi içerisinde planlanmış olan sosyal altyapı alanlarının herhangi bir yaya yoluna cephesinin bulunmadığı, alanda planlanmış olan semt merkezi içerisindeki yolların tamamının ortada herhangi bir hukuki ve fiili zorunluluk, bilimsel, nesnel ve teknik yönden herhangi bir gerekçe olmaksızın 12 metre ve 15 metre enkesitli taşıt yolu olarak planlandığı, bunun neticesinde sosyal altyapı alanlarının bütün yönlerden taşıt yollarına cepheli olacak şekilde planlandığı, bu durumun kullanıcılarının sosyal altyapı alanlarına yaya olarak ulaşımında ve erişiminde güvenlik açısından sorun yaratabileceği, bu nedenle revizyon imar planlarının bu noktada şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yaranna aykırı olduğu, davacının imar planlarına temel itirazının taşınmazının büyük bir bölümünün sosyal ve teknik altyapı alanlarında kalması olduğu, bunun ise alanda yapılacak imar uygulaması ile çözülebilebileceği yönünden tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu imar planlarından önce alanda yürürlükte bulunan nazım ve uygulama imar planlarının kent merkezinde parçacıl biçimde hazırlandığı, bu nedenle farklı uygulamaların ortaya çıktığı ve söz konusu imar planlarının büyük bölümünün mahkeme kararları ile iptal edilmesi üzerine kent merkezine yönelik tek bir imar planı revizyonu ile bütünlüğün sağlanmasının amaçlandığı, alana getirilen sosyal donatı alanı büyüklüklerinin dava konusu imar planlarında belirlenen nüfus projeksiyonuna uygun olarak belirlendiği, bu bağlamda, davacı taşınmazının bir kısmına ve çevresine denk gelecek şekilde spor tesis alanı, ibadet tesis alanı, anaokulu alanı, orta okul alanı ve park alanı kullanımlarıyla sosyal donatı alanlarının bütüncül bir yaklaşımla oluşturulduğu anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince, bu donatı alanlarından anaokulu alanının Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin ilgili maddelerinde ve Ek-2 Tablo’da belirtilen kişi başına düşecek standartların sağlanması kaygısı ile 4.910 m2 alan büyüklüğü ile tek bir alanda planlanmasının ve alanda bulunan sosyal donatı alanlarına erişim dikkate alınmaksızın tüm yolların taşıt yolu olarak planlanmasının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı bakımından uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu imar planlarının iptaline karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreaktif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılması için planlama alanında sosyal altyapı alanlarının yeterli miktarda öngörülmesi yasal bir zorunluluk olmakla birlikte kamu yararına uygun bir planlama yaklaşımıdır. Nitekim, mevzuatta asgari standartlar öngörülmekle birlikte, öngörülen miktarların üzerinde eğitim, sağlık, kültürel alanlar gibi sosyal altyapı alanlarının ayrılmasına engel bir durum bulunmamaktadır. Sosyal altyapı alanlarının yeterli büyüklükte ayrılması kadar, bu alanların yer seçimi, bulunduğu çevreye vereceği hizmet açısından çevre ile ilişkileri dolayısıyla konumlarının uygunluğu da önem arz etmektedir. Eğitim alanlarının yer seçimi yapılırken de erişilebilirlik, hizmet edeceği çevrede yaşayan nüfus, ulaşım olanakları, arazinin yapısal özellikleri gibi birçok husus göz önünde bulundurularak en rasyonel tercihlerde bulunulması şehircilik ilkeleri ve planlama esasları gereğidir.
Bu bağlamda, İdare Mahkemesince dava konusu taşınmazı da kısmen kapsayan eğitim alanı (ana okulu) için yer seçimi, hizmet edeceği nüfus, taşınmazın nitelikleri, yatırımcı kuruluşun görüşleri gibi diğer plan karar alma süreçleri ile ilgili bir değerlendirme yapılmaksızın sadece alansal büyüklükten hareketle bu kullanım kararının hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmasında isabet görülmemiştir.
Öte yandan, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin gerek yukarıda içeriğine yer verilen düzenlemesi, gerekse Ek-1-ç ve Ek-1-d 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı lejandlarına göre, trafik yolu olan 10,00 metre üzerindeki taşıt veya yaya yolları ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümünü gösterecek olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alması gerekirken, daha dar en kesitli olan yaya yolunun (7,00 metrelik) ise üst ölçekli nazım imar planında yer almadan da 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesi mümkündür. Bu durumda, İdare Mahkemesince yaya yolları bakımından dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile ilgili aynı değerlendirmenin yapılmasında da isabet bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davacının dava konusu imar planlarına temel itirazının taşınmazına denk gelen kamusal alanlara yönelik olduğu, bunun ise imar planı sonrası alanda yapılacak parselasyon ile çözümlenebileceği hususu da göz önünde bulundurularak, dava konusu imar planlarıyla taşınmaza getirilen fonksiyonların yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde şehircilik ilkeleri, planlama esasları, ulaşım sistemi kurgusu ve trafik güvenliği kapsamında planların ölçekleri de dikkate alınarak yeniden incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.