Danıştay Kararı 10. Daire 2022/5269 E. 2022/4106 K. 26.09.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/5269 E.  ,  2022/4106 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/5269
Karar No : 2022/4106

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Vergi Daire Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Huk. Müş. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tarım Ürünleri Hayvancılık Motorlu Araç ve Emlak Danışmanlığı Turizm San. ve Tic. Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı şirket tarafından, Söke Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … tarih ve E… sayılı işlemi ile 25/05/2016 tarihinde 2.571.800,00 TL’nin haksız yere ödenmesine sebebiyet verildiğinden bahisle 6183 sayılı Kanun uyarınca 1 ay içerisinde geri ödenmesinin istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi’nin … tarih, E:… ve K:… sayılı kararının … idare Dava Dairesi’nin … tarih, E:… ve K:… sayılı kararıyla kaldırılması nedeniyle, dava süreci devam ederken 16/09/2019-18/03/2020 tarihleri arasında işlemiş faizleri ile ödenen toplam 4.120.000,00 TL’nin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu’nun 51. maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak ayrı ayrı hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle yapılan … tarih ve … sayılı başvurunun faiz talebi yönünden zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; idari işlemin iptal edilmesi üzerine, idarece yargı kararı uygulanırken, iptal edilen işlemden doğan tüm sonuçların ortadan kaldırılması, ilgililerin bu işlem nedeniyle maruz kaldığı belirlenen tüm zararlarının karşılanmasının zorunlu olduğu; uyuşmazlıkta, 16/09/2019-18/03/2020 tarihleri arasında işlemiş faizleri ile davacı şirket tarafından ödenen toplam 4.120.000,00 TL’ye karşılık, idarece 13/07/2021 tarihinde gerekli düzeltmeler yapılarak 4.151.915,30 TL iadenin gerçekleştirildiği, anılan tarihlerde davacı tarafından ödenen ve davacının gerçek zararını oluşturan 4.120.000,00 TL’nin faizinin iadesinin yapılmadığı, davacının 05/07/2021 tarihli başvurusunun faize ilişkin kısmı yönünden tesis edilen zımni red işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; davalı idarelerin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
I. Söke Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin tecil faiziyle birlikte geri ödeneceğine dair 213 Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesi hükmünün, niteliği vergi olmayan kamu alacaklarında uygulanamayacağı, mahkeme kararında faize ilişkin bir hüküm kurulmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
II. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemin Bakanlıkları ile ilgisinin bulunmadığı, davanın idarelerine ilişkin olarak husumet yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 23. maddesinde yer alan gecikme zammı oranındaki faizin, davalı idare tarafından yapılan haksız ödemelerin iadesinde uygulanacağı, davacı tarafından yapılan ödemenin iadesinde yasal faizin işletilmesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle onanması gerekmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Söke Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün …… tarih ve E… sayılı işlemi ile 25/05/2016 tarihinde 2.571.800,00 TL’nin haksız yere ödenmesine sebebiyet verildiğinden bahisle 6183 sayılı Kanun uyarınca 1 ay içerisinde geri ödenmesinin istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… ve K:… sayılı kararının … İdare Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… ve K:… sayılı kararıyla kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davacı şirket tarafından, İdare Mahkemesinde yargılama süreci devam ederken 16/09/2019-18/03/2020 tarihleri arasında işlemiş faizleri ile birlikte toplam 4.120.000,00 TL ödenmiştir.
İdare Mahkemesince verilen davanın reddi kararının Bölge İdare Mahkemesince kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, davacı tarafından 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 23. maddesinde yer alan atıf ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunu’nun 51. maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak ayrı ayrı hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle … tarih ve …sayılı başvuru ile Söke Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne başvuru yapılmıştır.
Başvuru üzerine, davalı idarece 13/07/2021 tarihinde düzeltme fişleri düzenlenerek 17/08/2021 tarihinde 4.151.915,30 TL tutarındaki iade davacı şirketin hesabına gönderilmiştir.
Bunun üzerine davacı şirket tarafından, faiz talebine yönelik başvurusunun zımnen reddedildiği ileri sürülerek, anılan zımnen red işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5488 sayılı Tarım Kanunu’nun “Haksız Ödemelerin Geri Alınması ve Hak Mahrumiyeti” başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında, “Haksız yere yapılan destekleme ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanan kanunî faizi ile birlikte anılan Kanun hükümlerine göre geri alınır. Haksız ödemenin yapılmasında ödemeyi sağlayan, belge veya belgeleri düzenleyen gerçek ve tüzel kişiler, geri alınacak tutarların tahsilinde müştereken sorumlu tutulurlar.” düzenlemesi yer almıştır.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 121. maddesinde, “Faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Buna aykırı olarak yapılan anlaşmalar, ceza koşulu hükümlerine tabi olur. Temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.” hükümlerine yer verilmiştir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur.” hükmü, 3. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez.
” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 23. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gecikme zammı oranları dikkate alınarak hesaplanacak faizin, idarece yapılan ödemelerin haksız olduğunun anlaşılması halinde, bu ödemelerin geri alınmasında uygulanması mümkün iken; idare tarafından ödemelerin gecikme zammı oranındaki faiziyle birlikte geri alınmasından sonra, destekleme ödemesinin haksız olmadığının anlaşılması halinde, idarece iade edilecek olan ödemelere, kanuni dayanağının olmaması nedeniyle gecikme zammı oranı üzerinden değil, yasal faiz oranı üzerinden faiz hesaplaması yapılması gerekmektedir.
Davacı tarafından 16/10/2019-18/03/2020 tarihleri arasında ödenen toplam 4.120.000,00 TL’nin, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 23. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, gecikme zammı oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iadesi istemli 05/07/2021 tarihli başvuru üzerine davalı idarece, davacının ödediği tutardan yoksun kaldığı süreç için hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödeme yapılması gerekirken, 17/08/2021 tarihinde 4.151.915,30 TL ödeme yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarece davacının 16/10/2019-18/03/2020 tarihleri arasında her bir ödeme yaptığı tarihten, davalı idarenin davacıya ödeme yaptığı 17/08/2021 tarihine kadar olan süre için yasal faiz oranında, hesaplanacak faizin davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Öte yandan, davacı tarafından 16/10/2019-18/03/2020 tarihleri arasındaki ödemelerin toplam 4.120.000,00 TL olmasına ve 13/07/2021 tarihli düzeltme fişlerinde belirtilen toplam tutarın da yine 4.120.000,00 TL olmasına rağmen; davalı idare tarafından ana para tutarı üzerinde 4.151.915,30 TL olarak iade ödemesi yapıldığı görülmekte ve bu fazlalığın sebebi dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bununla birlikte, davalı idarece fazladan yapılan 31.915,30 TL’lik ödemenin faize yönelik olması halinde, faiz hesabında bu tutarın da dikkate alınması gerektiği açıktır.
Bu itibarla, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararı sonucu itibariyle hukuka uygun olduğundan, yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemleri halinde davalı idarelere iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.